Madonna'nın konseri büyük bir dinleyici çekti.Madonna's concert drew a large audience.
Konuşma dinleyicileri derinden etkiledi.The speech deeply affected the audience.
Konuşmacı mesajını dinleyicilere anlatamadı.The lecturer couldn't get his message across to the audience.
Dünkü konserde geniş bir dinleyici kitlesi vardı.There was a large audience at yesterday's concert.
Başkan büyük bir dinleyiciye hitap etti.The president addressed a large audience.
İyi bir dinleyici olun.Be a good listener.
Dinleyiciler çoğunlukla öğrencilerden oluşuyordu.The audience consisted mainly of students.
Dinleyiciler konuşmasından çok etkilendi.The audience were fascinated by his speech.
Konuşması dinleyicileri derinden etkiledi.His speech deeply affected the audience.
Öfkesini dinleyiciden sakladı.He concealed his anger from the audience.
O büyük bir dinleyiciye hitap etti.He addressed a large audience.
İyi bir dinleyici fakat kötü bir konuşmacı.He is a good listener but a poor speaker.
Büyük bir dinleyici kitlesi önünde konuşmak zorunda kaldı.She had to speak before a large audience.
Bazı insanlar iyi konuşmacıdır ve diğerleri iyi dinleyicidir.Some people are good talkers and others good listeners.
Sovyet Rusya'sında, radyo dinleyiciyi dinler!In Soviet Russia, radio listens to the listener!
Tom iyi bir dinleyicidir.Tom is a good listener.
Biz daha geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmak istiyoruz.We want to reach a wider audience.
Dinleyicideki herkes birlikte şarkı söyledi.Everybody in the audience sang along.
Sen iyi bir dinleyicisin.You're a good listener.
Tom dinleyiciler içinde.Tom is in the audience.
Ben iyi bir dinleyiciyim.I'm a good listener.
Sen gerçekten kötü bir dinleyicisin.You're a really bad listener.
İyi bir dinleyici ol!Be a good listener!
Tonny dinleyicilerin ilgisinin nasıl çekileceğini bilir.Tonny knows how to hold the attention of listeners.
Çok iyi bir dinleyiciyim.I'm a very good listener.
Tom iyi bir dinleyici olduğumu söylüyor.Tom says I'm a good listener.
Tom, dinleyici salonunun arka tarafındadır.Tom is in the back of the auditorium.
Ben mükemmel bir dinleyiciyim.I'm an excellent listener.
İyi bir dinleyici olmak istiyorum.I want to become a good listener.
Dinleyiciler içinde birçok insan şakanı anlamadı.Many people in the audience didn't understand your joke.
Tom'un iyi bir dinleyici olduğunu söyleyebilir misin?Would you say Tom is a good listener?
Bir dinleyici kitlesi önünde hiç şarkı söyledin mi?Have you ever sung before an audience?
Ben dinleyicilerden gelen soruları cevaplayacağım.I'll answer questions from the audience.
Hedef dinleyici kimdi?Who was the target audience?
Tom böyle sempatik bir dinleyicidir.Tom is such a sympathetic listener.
Tom gerçekten harika bir dinleyicidir.Tom is a really great listener.
Tom iyi bir dinleyiciydi.Tom was a good listener.
Dinleyici: "On dolar."Audience: "Ten dollars."
Malaki aynı zamanda, dinleyicilerini Tanrı'nın adaletini sorguladıkları için eleştirmektedir.Malachi also criticizes his audience for questioning God's justice.
McGurk etkisi dinleyici ayrıca konuşmacı veya sesi üreten kişi olduğunda da gözlemlenebilir.The McGurk effect can be observed when the listener is also the speaker or articulator.
Önce albüm çıktı, bir bakalım dinleyicimiz ne kadar sadık bize, ona bakmak istedik.First the album came out, and now we wanted to see how loyal our listeners are to us.
Her şey, yaptığım işe, kendime, dinleyicime olan saygıdan, aşktan.All the works that I do, for myself and for my audience, is out of love.
Malaki, dinleyicilerini Tanrı'ya hakkettiği saygıyı göstermedikleri için suçlamaktadır.Malachi proceeds to accuse his audience of failing to respect God as God deserves.
Sonunda dinleyicimize ulaşabilmiştik.In the end we came up with Survival.
Buna göre McGurk etkisi Japon dinleyicilerde İngilizce dinleyicilere oranla daha azdır. .There is a smaller McGurk effect in Japanese listeners than in English listeners.
"No One", 3.08 milyar dinleyici ile 2008'de ABD radyolarının en çok dinlenen şarkısı oldu."No One" was the most listened-to song on US radio of 2008, with 3.08 billion listeners.
2pac'a göre albüm, hiphop dinleyicilerine sanata olan saygısını göstermek için yapılmıştı.According to Shakur, the album was made to show the hip hop audience his respect for the art form.
Birçok dinleyicileri olur.Hearing Many Voices.
Bu liste dinleyicilerin oylarıyla belirlenmişti.The list is sorted by the lifetimes of the watchmakers.
Aynı ayın sonlarında, bazı şarkıların sözleri dinleyiciyle buluştu.At the end of the same month, some of the lyrics of the songs were shared with the audience.
Ayrıca hem iyi bir dinleyici hem de iyi bir öğretici özelliklerine sahip olabilmelidir.You need to have a solid story and good characters, too.
Grup, 90'lı yıllarda Amerika Birleşik Devletleri'nde geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı.The group maintained a sizable audience in the United States through most of the 1990s.
Şarkıcı, "Ben onların çok iyi birer müzik dinleyicisi olduklarını düşünüyorum.Yener responded by saying: "I think they are very good music listeners.
Chicago sahnesi Williams'ın daha geniş bir dinleyici kitlesini çekmesini sağlamıştır.Platoon brought Stone's name to a much wider audience.
Üçüncü Bölümde, Huineng halktan dinleyicilerin sorularını cevaplar.On the second day of hearings Gorsuch responded to questions by committee members.
Şarkıları daha çok radyo yoluyla dinleyicilere ulaşmıştır.Older folks listen more to the radio.
("Alman dinleyiciler!").(See German Welsche.)
O müziğin dinleyicisi bulup dinliyor zaten.You can really hear and feel this music.
Buradaki dinletiler kayıt edildikten sonra dinleyicilere kaset olarak verilirdi.As a result of the tape being heard, they were offered an audition.
"Rap God", 14 Ekim'de Eminem'in YouTube kanalından dinleyiciye sunuldu.On October 14, 2013, the audio to "Rap God" premiered on Eminem's YouTube channel.