1 saat dinlendirilir.Jätta tunniks ajaks seisma.
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.Seejärel need tükid vormisid ühe keha, millest sai Kuu või tekkis kaks kuud, mis lõpuks ühinesid üheks.
Program, gittikçe daha çok kişi tarafından dinlenir hale gelmektedir.Koht hakkas üha rohkem inimesi ligi tõmbama.
Dönemin en çok dinlenen radyo programı olur.See saade sai maailma kõige kauem kestvamaks lühilaineliseks raadioprogrammiks.
İnternet üzerinden dinlenebilmektedir.Suleti ligipääs internetile.
Dinlenmek için 1956 yazını Berlin’e 50 km uzaklıktaki Schermützelsee gölünde geçirdi.Ta võitis 1936. aasta Berliini OM-il 50 km käimises pronksmedali.
Tekne sahiplerinin dinlenmeleri için yat limanı mevcuttur.Kitimati sadamas vajati laeva tööliste majutamiseks.
Bir müddet dinlenmeye bırakılır.Seejärel heidab puhkama.
24 saat müzik dinlenebiliyor ve 5 saat video izlenebiliyordu.Aku kestis uuena kuni 24 tundi muusika mängimisel ja kuni 5 tundi videote mängimisel.
Sonrasında 1 dakika boyunca dinlenmek zorundadır.Mul on üks minut, üks minut jäänud.
Ulaşım kolaylığı sayesinde, Mersin ve ilçelerinin gözde dinlenme mekanlarından biridir.Oma valgusküllasuse ja kuivuse tõttu on palumetsad kõige eelistatumad puhkemetsad.
Dolayısıyla en iyi parmesan peyniri 24-36 ay arasında dinlendirilmiş olanıdır.Sojapiima väärtuslikud toitained ringlevad organismis 24–36 tundi.
Bu geliş, Boğaziçi'nde eğlenmek ve dinlenmek amacıyla değildi.Puhkus polnud aga mõeldud igavlemiseks ega meelelahutuseks.
YouTube üzerinde şarkı, birkaç saat içinde iki milyon dinlenme yakaladı.Laul jõudis Raadio 2 Aastahiti edetabelis 15. kohale ning on Youtube'is kogunud üle kahe miljoni vaatamise.
Bazen bir kurbanın tüm istediği ve ihtiyacı dinlenilmesidir.See faas sisaldab kõike, mida ohver on suhtest soovinud ja ihaldanud.
10.61 - Te tengo ahora cómo me dinlendireceđ.What do think about score? ... .... Let me!
% 1 dinlenemiyor.% 1 figyelése ('listen' művelet) nem sikerült.
% 1 dinlenemiyor.% 1에서 들을 수 없습니다.
% 1 dinlenemiyor.%1 を待ち受けできませんでした。
% 1 dinlenemiyor.Abfrage von %1 nicht möglich.
% 1 dinlenemiyor.Ei voitu kuunnella% 1.
% 1 dinlenemiyor.Impossibile effettuare il listen di %1.
% 1 dinlenemiyor.Impossible d'écouter %1.
% 1 dinlenemiyor.Không thể lắng nghe% 1.
% 1 dinlenemiyor.Kon niet luisteren op %1.
% 1 dinlenemiyor.Kunde inte lyssna% 1.
% 1 dinlenemiyor.Kunne ikke lytte til% 1.
% 1 dinlenemiyor.Não foi possível fazer o 'listen' em% 1.
% 1 dinlenemiyor.Není možné se dotázat na% 1.
% 1 dinlenemiyor.Nepodarilo sa počúvať na% 1.
% 1 dinlenemiyor.Nie można nasłuchiwać z% 1.
% 1 dinlenemiyor.Ni možno prisluhniti% 1.
% 1 dinlenemiyor.No se pudo escuchar a %1.
% 1 dinlenemiyor.Nu s- a putut asculta% 1.
% 1 dinlenemiyor.Δεν ήταν δυνατό να ακούσω το% 1.
% 1 dinlenemiyor.Не вдалося почати слухати% 1.
% 1 dinlenemiyor.Ошибка функции listen% 1.
% 1 dinlenemiyor.Слушането на% 1 беше неуспешно.
% 1 dinlenemiyor.אין אפשרות להאזין אל% 1.
% 1 dinlenemiyor.لم أتمكن من الإستماع إلى% 1.
1.Komisyon, Avrupa Parlamentosu’nun tüm toplantılarına katılabilir vetalepte bulunursa, dinlenebilir.1.Komisia sa môže zúčastňovaťna všetkých zasadnutiach Európskeho parlamentu ana jeho žiadosťje vypočutá.
1.Komisyon, Avrupa Parlamentosu’nun tüm toplantılarına katılabilir vetalepte bulunursa, dinlenebilir.1.La Commissione può assistere a tutte le sedute del Parlamento europeo eessere ascoltata a sua richiesta.
1.Komisyon, Avrupa Parlamentosu’nun tüm toplantılarına katılabilir vetalepte bulunursa, dinlenebilir.AZ UNIÓ KAPCSOLATAI NEMZETKÖZISZERVEZETEKKEL ÉS HARMADIKORSZÁGOKKAL, VALAMINT AZ UNIÓKÜLDÖTTSÉGEI
1.Komisyon, Avrupa Parlamentosu’nun tüm toplantılarına katılabilir vetalepte bulunursa, dinlenebilir.Parlamentul European organizeazăo sesiune anuală.
1.Komisyon, Avrupa Parlamentosu’nun tüm toplantılarına katılabilir vetalepte bulunursa, dinlenebilir.Ve statutu může býtuvedeno, že Soudu vyšší instance jsou nápomocni generální advokáti.
20 ya da 30 dakika da olabilir. Buna da dinlenme veya oturma diyoruz.20 או 30 דקות. זה נקרא "מנוחה", "להשאיר על הקרש".
20 ya da 30 dakika da olabilir. Buna da dinlenme veya oturma diyoruz.아니면 이삼십분정도 될수 있는데 휴면상태 혹은 휴지상태로 놔둔다고 합니다.
20 ya da 30 dakika da olabilir. Buna da dinlenme veya oturma diyoruz.Може да е 20-30 минути.
20 ya da 30 dakika da olabilir. Buna da dinlenme veya oturma diyoruz.او قد تمتد الى 20-30 دقيقية .. وندعوها نحن فترة الاستراحة
20 ya da 30 dakika da olabilir. Buna da dinlenme veya oturma diyoruz.次に最終的な型作りに進みます
‹‹Altı gün çalışacak, yedinci gün dinleneceksiniz. Ekim, biçim vakti bile olsa dinleneceksiniz.Hat napon munkálkodjál, a hetedik napon pedig pihenj; szántás és aratás idején is pihenj.
‹‹Altı gün çalışacak, yedinci gün dinleneceksiniz. Ekim, biçim vakti bile olsa dinleneceksiniz.I seks Dage må du arbejde, men på den syvende skal du hvile; i Pløje og Høsttiden skal du holde Hviledag.
‹‹Altı gün çalışacak, yedinci gün dinleneceksiniz. Ekim, biçim vakti bile olsa dinleneceksiniz.너는 엿새동안 일하고 제 칠일에는 쉴지니 밭 갈 때에나 거둘 때에도 쉴지며
‹‹Altı gün çalışacak, yedinci gün dinleneceksiniz. Ekim, biçim vakti bile olsa dinleneceksiniz.Kuusi päivää tee työtä, mutta lepää seitsemäs päivä; kyntö- ja elonleikkuuaikanakin sinun on levättävä.
‹‹Altı gün çalışacak, yedinci gün dinleneceksiniz. Ekim, biçim vakti bile olsa dinleneceksiniz.Sechs Tage sollst du arbeiten; am siebenten Tage sollst du feiern, mit Pflügen und mit Ernten.
‹‹Altı gün çalışacak, yedinci gün dinleneceksiniz. Ekim, biçim vakti bile olsa dinleneceksiniz.Seis dias trabalharás, mas ao sétimo dia descansarás; na aradura e na sega descansarás.
‹‹Altı gün çalışacak, yedinci gün dinleneceksiniz. Ekim, biçim vakti bile olsa dinleneceksiniz.Šesť dní budeš pracovať, a siedmeho dňa prestaneš; v oračke i v žatve prestaneš.
‹‹Altı gün çalışacak, yedinci gün dinleneceksiniz. Ekim, biçim vakti bile olsa dinleneceksiniz.Šest dni delaj, sedmi dan pa počivaj; ob času oranja in ob času žetve počivaj. –
‹‹Altı gün çalışacak, yedinci gün dinleneceksiniz. Ekim, biçim vakti bile olsa dinleneceksiniz.Šest dní pracovati budeš, dne pak sedmého přestaneš; v čas orání i žně přestaneš.
‹‹Altı gün çalışacak, yedinci gün dinleneceksiniz. Ekim, biçim vakti bile olsa dinleneceksiniz.Sześć dni robić będziesz, a dnia siódmego odpoczniesz; czasu orania i czasu żniwa odpoczniesz.