Gerçi, evlerinde sürekli çeşitli müzikler dinlenirdi.Ia sering mendampingi tur musik mereka di berbagai daerah.
Aynı zamanda uydu üzerinden dinlenebilmektedir.Orang-orang juga dapat menggunakan kelambu saat beristirahat.
Sabah namazını müteakiben vaaz dinlenilir.Pagi-pagi buta kelompok itu akan kembali, juga sambil berbunyi-bunyi saling memanggil.
Bu kayıtlar onun dinlenebilen son performansıdır.Ciri yang terakhir adalah kejernihannya di saat ia tenang.
İyileşmesi için altı ay kadar dinlenmek zorunda kaldı.Ia harus menjalani pemulihan kesehatan selama 1 bulan lamanya.
3. tavlamadan sonra bir alana serilerek dinlenmeye bırakılır.Sebaiknya istirahat sedikit lama di pos 3 ini.
Burada iyice dinlendikten sonra ve erzaklarını aldıktan sonra Puslu Dağlar'a giderler.Keduanya beristirahat ketika akan dan atau telah pergi dari tempat keramat Gunung Kumbang.
Öğle vakti filler ağaçlar altında dinlenir ve ayakta kestirebilirler.Pada pertengahan hari, gajah beristirahat di bawah pohon dan mungkin tertidur saat berdiri.
NTV Radyo internet üzerinden de canlı olarak dinlenebiliyor.Program NTDTV juga dapat diakses lewat internet.
Bu bölge iyi bir dinlenmeyle düzelmektedir.Segera kota ini menjadi tempat peristirahatan terkenal.
Rick onlara katılmak ister ama Michonne, Rick'in dinlenmeye ihtiyacı olduğunu söyler.Rick nói rằng anh sẽ đi cùng nhưng Michonne bảo anh cần nghỉ ngơi.
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.Mỗi ngày, bà đều lôi kỷ vật của hai người ra ngắm nghía, ôn lại tháng ngày tươi đẹp.
İyileşmesi için altı ay kadar dinlenmek zorunda kaldı.Vào tháng 5 năm ấy, ông được rời ngũ 3 tháng để phục hồi sức khỏe.
2006 itibarıyla internetten dinlenebilmektedir.Giải thưởng website ấn tượng năm 2006.
YouTube üzerinde şarkı, birkaç saat içinde iki milyon dinlenme yakaladı.Video âm nhạc của "Love Song" trên YouTube đạt 2 triệu lượt xem chỉ trong hai ngày.
"Bi Dakika" 24 saat içerisinde 475 bin kez dinlenmiştir.Nó đạt được được 2.5 triệu lượt xem trong 48 giờ và 4,7 triệu lần trong vòng 72 giờ.
19. yüzyıl ortasındaki kraliyet raporuna itirazlar olsa da, bazı tavsiyeler dinlenmişti.Mặc dù bị Pháp đô hộ vào thế kỷ 19, Kitô giáo ít ảnh hưởng đến đất nước này.
Artık nu-metal dinlenmiyor.Nhưng Mollinary vẫn không nản chí.
“Doktor istirahat edip dinlenmemi istedi” cümlesi duru değildir.Lý Hanh hỏi bà sao không nghỉ ngơi, bà đáp: "Không có thời gian nghỉ ngơi".
Verdiği öğütlerin dinlenmesini ister.Nó cố gắng dự đoán những lời khuyên mà người dùng mong muốn.
Onun avucunda çıkan ağaçların gölgesinde dinlenirim.Bóng cây si già ngả xuống mặt hồ yên ả.
Ada Tokyo sakinlerinin yazlık dinlenme mekanıdır.Thành phố Port Said cũng là một nơi nghỉ mát mùa Hè.
Buna ilaveten Haçlı ordusu çok yorgundu ve bir müddet dinlenmesi gerekmekteydi.Ford cho rằng, binh sĩ miền Nam đã mỏi mệt nên cần được nghỉ ngơi.
Yom Kipur'un bir dinlenme günü olmasını kanunlaştırmıştır.Tập 76: Hyun Kyung cho Se Kyung một ngày nghỉ.
Sönen kireç dinlendirilir.Huyện Hương Sơn trực thuộc tỉnh Hà Tĩnh.
Mezara yattığında ise ölmez, yeniden dirilmek için gün sayıp dinlenir.退任日に付した(願)は依願退官、(亡)は死亡、(定)は定年退官。
Çünkü Tanrı o gün yaptığı, Yarattığı bütün işi bitirip dinlendi."その[日]に,造るために神が創造を行なったそのすべての業を休んでおられるのである。
Bağışıklık sistemi uyku ve dinlenmeyle güçlenir, stresle zayıflar.免疫系は睡眠や休息によって増強され ストレスによって損なわれる。
Ne zaman dinleneceksin?いつ止めるの?
Şabat günü Yahudiler gün boyu dinlenir, Tevrat okur ve sinagog'a (havra) giderek dua ederler.7月には佐渡奉行に、12月には所務奉行(後の勘定奉行)に任じられ、同時に年寄(後の老中)に列せられた。
En az 4-5 saat buzdolabında dinlendirilir.冷蔵庫に入れれば4 - 5日は保存できる。
Çünkü ben, RAB yeri göğü, denizi ve bütün canlıları altı günde yarattım, yedinci gün dinlendim.そこでは、神は大地とそこにあるすべてのものを6日間で創造し、7日目に休息したとされている。
Sonrasında 1 dakika boyunca dinlenmek zorundadır.その後故障により1年の休養に入る。
Dinlendirme işlemi öğütme işlemlerinden önce veya sonra yapılmaktadır.con tal que(~するならば), antes de que(~する前に), a condicion de que(~という条件で) en caso de que(~する場合に)など。
Biraz dinlendikten sonra tekrar savaşa başladılar.短期間の休養の後、戦闘に復帰。
Lobi dinlence yeri.寝殿造の休憩所。
24 saat müzik dinlenebiliyor ve 5 saat video izlenebiliyordu.バッテリー持続時間は音楽再生時が24時間、ビデオ再生時が5時間。
Dolum öncesi en az bir ay dinlendirilmelidir.前作よりわずか1ヶ月という早さでのリリース。
Bu yüzden bir süre dinlendirilmelidir.しかしその後は長期休養することになった。
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.両者とも1年2ヶ月ぶりのリリース。
2014 yılının en çok dinlenen parçalarından oldu.2014年〜は一番搾りで統一。
19. yüzyıl ortasındaki kraliyet raporuna itirazlar olsa da, bazı tavsiyeler dinlenmişti.19世紀後半から20世紀の始めにかけて、進化思想の強い影響で、後千年王国説は広く受け入れられた。
İyileşmesi için altı ay kadar dinlenmek zorunda kaldı.治るまでに長くて6ヵ月ほどかかることがある。
Buğday şarapları genellikle bir süre meşe fıçılarda dinlendirildikten sonra şişelenir.梅酒は通常、蒸留酒に梅を浸漬して作られる。
Bundan sonra Michaels'ın dinlenmesi gerekti.以降、ミイは元気を取り戻した。
Kimileri komik olsa da şarkılar genel olarak dinlenebilir seviyede." dedi.「音はカッコいいのに歌詞はちょっとふざけている」とも評している。
Bir gün Li, dağlarda Wen ile dinlenmektedir.それは飯盛山で白虎隊が自刃した日である)。
Dokuzuncu gece dinlenmek için durakladılar.夜9時になると眠くなる。
Turnede değilken evde dinlenmeyi sever.休みの日は、外出せず家で過ごすのが好きだった。
Artık nu-metal dinlenmiyor.ニトロ基は還元されない。
Şişlendikten sonra 1 saat kadar şişte dinlendirilir.それから彼はまどろみ、約1時間後に呼吸は止まった。
Elbette bu sakatlığı bulunan Big Show'un dinlendirilmesi için ayarlanmış bir son dakika senaryosuydu.この公演を最後に、宝塚を退団した真琴つばさのために新たに作られたメモリアル・ステージで、大劇場のみで上演。
Teşekkürler'in yayınlanması ile ilk kez dinlenmiştir.自作の散文が初めて活字となった。
2006 itibarıyla internetten dinlenebilmektedir.2006年 インターネット通販サイト開設。
Yom Kipur'un bir dinlenme günü olmasını kanunlaştırmıştır.ヨム・キプル(贖罪の日)には飲食が禁じられる。
İnternet üzerinden dinlenebilmektedir.』のネットに切り替えた。
Kervancıların dinlenme yerlerinden biri de bu kasabadır.また、卸団地も一部当町に属する。
Radyo Özgür internet üzerinden dinlenebilmektedir.インターネットでウェブ・ラジオを受信可能。
Dinlenmek şarttır.休養に入る。
Aksi takdirde dinlenemez.休憩はできない。