Dolum öncesi en az bir ay dinlendirilmelidir.Sillä on vajaan kuukauden mittainen runsasvaloinen lepokausi.
Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor albümü yayınlanmadan önce dinlenebilmiştir.Yhtye ei ollut pitkäikäinen ja hajosi ennen albumin julkaisua.
Gece yüzeye yakın sularda beslenen kriller, gün ışımasıyla birlikte dinlenecekleri derinliğe inerler.Esimerkiksi lyhtykalat käyvät öisin syömässä pinnan lähellää ja palaavat sitten taas syvyyksiin.
Bu kayıtlar onun dinlenebilen son performansıdır.Nämä jäivätkin viimeisiksi Hännisen Levytukulle levyttämistä kappaleista.
Dokuzuncu gece dinlenmek için durakladılar.Iltayhdeksältä alkoivat iltatoimet.
Biz dinlenmeden daha uzağa gidemeyiz.Jos emme saa levätä, emme pysty menemään kauemmas.
Sen hastasın. Dinlenmek zorundasın.Olet sairas. Sinun on levättävä.
Sadece dinlenmek istiyorum.Haluan vain levätä.
Dokuzuncu gece dinlenmek için durakladılar.Ανακτήθηκε στις 9 Νοε.
Eğrek: Dinlenme yeri.Ξεκούραση, ανάπαυση.
Bir müddet dinlenmeye bırakılır.Κάποτε θα μπορεί να αναπαυθεί εν ειρήνη.
Çevresi, dinlenme havuzu olarak kullanılmaktadır.Το περιστύλιο χρησιμοποιούταν ως χώρος αναψυχής.
2014 yılının en çok dinlenen parçalarından oldu.Πραγματοποίησε την πιο πρόσφατη περιοδεία του το 2014.
Gerçi, evlerinde sürekli çeşitli müzikler dinlenirdi.Στο σπίτι του ακουγόταν κλασική μουσική όλη μέρα.
Gerektiğinde 4-6 hafta dinlendikten sonra tedaviye devam edilebilir.Η αλλοίωση μπορεί να παραμένει για τρεις με έξι εβδομάδες χωρίς θεραπεία.
Bu kayıtlar onun dinlenebilen son performansıdır.Αυτές οι ηχογραφήσεις έμελλε να είναι οι τελευταίες του.
İyileşmesi için altı ay kadar dinlenmek zorunda kaldı.Χρειάστηκε εννέα μήνες για να αναρρώσει.
Dinlenme (D): Yorgunluğun üstesinden gelmek için kısa süreli yapılan istirahat.Γ’ Βαθμού (III): Πρόπτωση κατά το σκύψιμο που απαιτεί χειροκίνητη μείωση.
Biraz dinlendikten sonra tekrar savaşa başladılar.Μετά από μια σύντομη ανακωχή οι συγκρούσεις ξεκίνησαν και πάλι.
Onlar sahilde dinlendiler.Ξεκουράστηκαν στην παραλία.
Gece saldırısı sırasında Amiral Tōgō donanmasının önemli gemilerini dinlendirebilmiştir.Under det natlige slag kunne admiral Tōgō lade sine store skibe hvile.
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.Reposado – lagret fra to måneder til et år.
Dinlenmek şarttır.Fjernelse af rust.
Türkiye'de sadece merkezde FM bandından, internet üzerinden de tüm dünyada dinlenebilmektedir.Kan høres i hele Østjylland på FM, og kan streames online i hele verden.
Bundan sonra Michaels'ın dinlenmesi gerekti.Herefter tog Michaels endnu engang pause fra wrestling.
Albümün yayımlanması ile ilk kez dinlenilmiştir.Es beendet die Erstveröffentlichung des Albums.
Optimum medicamentum quies est En iyi ilaç dinlenmektir.Den Grønne Eco, den mest simple, genopretter helbredet.
Bir müddet dinlenmeye bırakılır.De beslutter at holde en pause.
Ayın 28. günü bir dinlenme günü olurdu.Missionens ottede dag d. 22. marts, skulle have været en delvis hviledag.
Ayrıca istasyon danışmanı'nın ofisi ve otobüs şoförleri için dinlenme odaları da bulunmaktadır.Derudover kan der være mulighed for henstilling af busser og opholdsrum for buschaufførerne.
Ne zaman dinleneceksin?Hvor ska vi sove i nat?
Oraya makaleler yollayacak hiç değilse böylece dinlenecekti.Noget letøl fik de alligevel, før de gik til ro.
Bu gol bir kuş golü olup göçmen kuşların göçleri sırasında bu kuşlara bir dinlenme yeri sağlar.Et mindesmærke med fugle i flugt erindrer om dette.
Kışın, bitkiler dinleniyorlar.Under vinteren bør planten høstes sparsomt.
YouTube üzerinde şarkı, birkaç saat içinde iki milyon dinlenme yakaladı.Sangen har opnået Guld (streaming), og haft næsten 2 millioner visninger på YouTube.
Festivalde sanatçılar dinlenir, eğlenceler yapılır, halk oyunları oynanır ve tanışmalar sağlanır.3: Entertainer/ Underholder; Det vil underholde dit folk og gøre dem glade.
O bir süre dinlendi.Han hvilede for en stund.
Sessiz sakin dinlenmeye uygundur.Det er ubehagelig å sitte stille.
Dokuzuncu gece dinlenmek için durakladılar.Klokken ni på kvelden var det leggetid.
Anti yayınlandıktan dokuz hafta sonra Spotify üzerinde 521 milyon kez streaming şeklinde dinlenildi.Den er på under to år blitt streamet mer enn 13 millioner ganger på Spotify.
1 saat dinlendirilir.1 time før å være nøyaktig.
Bu yüzden bir süre dinlendirilmelidir.Han får da støtte seg på denne og hvile en stund.
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.Det ble tilsammen to reiser på to måneder hver, kun adskilt ved en ukes hvile i Christiania.
Ovulasyon yaklaşırken, dinlenen ovaryumların yüzeyindeki Graafian folikülleri büyür.Når den hviler, ligger den på bladene til planter.
Abraham dinlenmek ister ancak Glenn yola devam etmek istemektedir.Jakob ønsker å dra med sitt hus, men Laban ønsker at han forblir.
Dinlenmek için herhangi bir tesis yoktur.Ingen symptomer ved hvile.
Bir müddet dinlenmeye bırakılır.Da ble han beordret på hvile.
Bununla ilgili de Wu-Tang Clan Diesel parçasında anlatımlar dinlenebilir.Enkelte trekker imidlertid WUI-hypotesen i tvil.
Son 16 turunda Guatemala karşısında dinlendirildi.Guatemala deltok i de 16.
"Yılın en çok dinlenen albümleri".«Her er årets stiligste bygninger».
Bu kayıtlar onun dinlenebilen son performansıdır.Denne platen skulle vise seg å bli hans siste plateutgivelse.
Tekne sahiplerinin dinlenmeleri için yat limanı mevcuttur.I havnen finnes det tørrdokk for skipsreparasjoner.
Geleneksel olarak Middle Sunday (Ortadaki Pazar günü) karşılaşma yapılmaz ve dinlenmeye ayrılır.Tradisjonelt ble det ikke spilt på den midterste søndagen («Middle Sunday»).
Ve ilçemizde dinlenmeleri için yardımcı oluyorum" diye konuştu.Vi ber bare om at du støtter oss i vår store svakhet.»
Optimum medicamentum quies est En iyi ilaç dinlenmektir.Optimum medicamentum quies est Obat yang terbaik adalah ketenangan.
Orman birçokları tarafından Tokyo'nun merkezinde rekreasyon ve dinlenme alanı olarak görülür.Hutan ini sebagian besar dikunjungi sebagai tempat rekreasi dan relaksasi di pusat kota Tokyo.
Woody'nin ailesi dinlenirken, Ross ziyarete gelir.Anggota keluarga Woody yang tersisa, termasuk Ross, datang mengunjunginya.
Dachau'nun SS doktorları tarafından yapılan bir muayene sonucunda dinlenmesi gerekli olduğu sonucuna ulaşıldı.Pengamatan medis oleh dokter SS di Dachau memperlihatkan ia butuh istirahat.
Aynı ayda, LSSAH birliği dinlenmek için Fransa'ya transfer oldu.Dalam bulan yang sama, LSSAH dipindah ke Prancis, untuk beristirahat dan memulihkan diri.
Her çalışanın ortak eğlence ve dinlenme merkezlerine giriş hakkı vardır.Setiap karyawan memiliki akses menuju pusat hiburan kantor.