Ana içeriğe geç
Sözlük

dinlen ile cümle

dinlen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
YouTube üzerinde şarkı, birkaç saat içinde iki milyon dinlenme yakaladı.Het lied werd een hit op YouTube met bijna tien miljoen hits in vijf maanden tijd.
Bu yüzden bir süre dinlendirilmelidir.Daarom moest hij het een geruime tijd rustiger aandoen.
Günümüzde hala dinlenmektedir.Hij heeft nu behoefte aan rust.
Aynı adlı şarkısı büyük ses getirmiş, Alışamadım o yılın en çok dinlenen Türk pop şarkılarından olmuştur.I Forgot More Than You'll Ever Know bereikte tijdens hetzelfde jaar de toppositie van de Hot Country Songs.
Ne zaman dinleneceksin?Wanneer waait het weg?.
2014 yılının en çok dinlenen parçalarından oldu.Het werd een van de meest succesvolle nummers van 2014.
Bu mesajlar eser dinlenirken algılanmazlar.Tijdens de rust niet bijmesten.
Sönen kireç dinlendirilir.De schouders blijven ontspannen.
"Lush Life" Spotify üzerinde 500 milyon çevrim içi dinlenmeye ulaştı.De remix werd ruim 15 miljoen keer gestreamd op Spotify.
Radyo Özgür internet üzerinden dinlenebilmektedir.Via internet is het mogelijk naar internetradio te luisteren.
Dokuzuncu gece dinlenmek için durakladılar.Om negen uur 's avonds was het bedtijd.
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.Dag en nacht werd er aan doorgewerkt zodat het binnen een jaar gereed kwam.
Dönemin en çok dinlenen radyo programı olur.Het programma zond de leukste radiofragmenten van de week uit.
Gündüz ormanda dinlenir.De groep overnacht in het bos.
Fm bandında 90.5 frekansında Bursa ve çevresinden dinlenebilir.Het kan in de omgeving van Gent beluisterd worden op de FM-frequentie 105,3 MHz.
Teşekkürler'in yayınlanması ile ilk kez dinlenmiştir.Het was voor het eerst dat de prins erop reageerde.
1 saat dinlendirilir.Een week rust wordt aangeraden.
Rakı şişelenmeden önce en az 1 ay süreyle dinlendirilir.Daarna mag de fles nog minimaal drie maanden in de kelder rusten.
En az 4-5 saat buzdolabında dinlendirilir.Het marineren gebeurt gedurende een of meer nachten in de koelkast.
Biraz dinlendikten sonra tekrar savaşa başladılar.Na een paar uur gerust te hebben, trokken ze zich verder terug.
Hala dünyanın her yerinde dinlenmektedir.Hij trad vervolgens overal ter wereld op.
Yaşlı bir adam ağacın altında dinleniyordu.Een oude man rustte onder een boom.
Gün boyunca çalışmış olan Tom dinlenmek istiyordu.Tom, die de hele dag gewerkt had, wilde gaan rusten.
Dinlenmek istiyorum.Ik wil rusten.
Tom dinlenmek istiyor mu?Wil Tom rusten?
Dinlenmek, tüm gün uyumak anlamına gelmez.Rusten betekent niet de hele dag slapen.
Yaptığı işten o gün dinlendi.Tego dnia zajął drugie miejsce.
Ne zaman dinleneceksin?Kiedy remont?
İyileşmesi için altı ay kadar dinlenmek zorunda kaldı.Przez sześć miesięcy intensywnie leczyła się.
Dokuzuncu gece dinlenmek için durakladılar.Kładł się o godz. 9 wieczorem.
Sönen kireç dinlendirilir.Serdarzy udają się na spoczynek.
Dinlendiği sürece, insanın beyin dalgalarını değiştirmeyi sağlar.Zamykają wtedy oczy na przemian, by dać odpocząć poszczególnym partiom mózgu.
Kendisinin en iyi trompet kayıtları Hot Five ve Hot Seven kayıtlarında dinlenebilir.Następnie prowadził własne zespoły Hot Five i Hot Seven.
İnternet üzerinden dinlenebilmektedir.Relax w internecie.
Progressive rock'ı kendi öz temasını ucuzlatmadan daha dinlenebilir bir şekilde yaptığımızı düşünüyorum."Myślę, że tworzymy progresywny rock bardziej przystępnym do słuchania bez zaniżania jego progresywności.
Çünkü ben, RAB yeri göğü, denizi ve bütün canlıları altı günde yarattım, yedinci gün dinlendim.Gdyż w sześciu dniach uczynił Pan niebo i ziemię, morze i wszystko, co w nich jest, a siódmego dnia odpoczął.
Haftanın altı günü çalışılır ve yedinci günü (Şabat günü) dinlenmeye ayrılır.W dniu szóstym trzeba zbierać podwójnie, bo dzień siódmy należało odpoczywać.
Bu kayıtlar onun dinlenebilen son performansıdır.Jest to ostatni nagrany przez niego utwór.
10 dk dinlendirilir.10 ha, wznoszące się ok.
Böylece playofflara iyileşmiş ve dinlenmiş olarak girdi.Tylko Yoko dostała gorączki i musi wypoczywać.
Aynı zamanda uydu üzerinden dinlenebilmektedir.Podobnie czynią w trakcie wspólnego odpoczynku.
Kalp, insanlarda dinlenme ânında dakikada 60-80 kez tüm vücuda kan pompalayan güçlü bir pompadır.60 – 80 razy i z każdym uderzeniem wyrzuca krew do naczyń tętniczych.
Eğrek: Dinlenme yeri.Relaks – prawdziwy odpoczynek.
Sonrasında 1 dakika boyunca dinlenmek zorundadır.Zagrał wtedy 1 minutę.
1 saat dinlendirilir.1 godzinę odcięte od sztormu.
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.Mogli też udać się na 2-miesięczny wypoczynek.
16 saat tır sürdükten sonra 8 saat uyku, sizi tam olarak dinlenik yapabilir.Proces klucia trwa około 28 godzin, przez kolejne 8 godzin pisklę śpi, po obudzeniu zaczyna żebrać o pokarm.
Lobi dinlence yeri.Popularna miejscowość wypoczynkowa.
Dinlenmek şarttır.Muszę się spocić.
2006 itibarıyla internetten dinlenebilmektedir.Po 2006 publikuje samodzielnie.
Program, gittikçe daha çok kişi tarafından dinlenir hale gelmektedir.Hotel staje się powoli schronieniem dla coraz większej liczby cywilów.
Tom evde dinleniyor.Tom odpoczywa w domu.
Ancak bir gece Gandi'nin amcası, kısa bir süreliğine Gandi'nin dinlenmesi için yerine geçti.En natt kom dock Gandhis farbror för att avlösa honom en stund.
Anti yayınlandıktan dokuz hafta sonra Spotify üzerinde 521 milyon kez streaming şeklinde dinlenildi.Som redan första veckan streamade 1 miljon gånger via streaming tjänsten Spotify.
Yıkanan kimseler, bu sekilerde uzanıp dinlenirler.Tvättnötter som legat i vatten och löddrar.
Ancak, Obersalzberg ABD ordusu tarafından bir dinlenme parkı olarak kullanımda kaldı.Fram till 1996 användes dock Obersalzberg av den amerikanska militären som utpost.
Dokuzuncu gece dinlenmek için durakladılar.Därefter vilar vi till klockan 9.
Dönemin en çok dinlenen radyo programı olur.Det var då världens äldsta radioprogram.
Abraham dinlenmek ister ancak Glenn yola devam etmek istemektedir.Solange vill leva, men Hugo vill bara överleva.
Gılgamış ve Enkidu dinlenirken İştar, Uruk'un surlarında dikilir ve Gılgamış'ı lanetler.Plötsligt börjar den röra sig och Urukernas dödsskrik fyller dalen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dinlen ile cümle - Sayfa 21 - dinlen kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App