Ana içeriğe geç
Sözlük

dinlen ile cümle

dinlen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
"No One", 3.08 milyar dinleyici ile 2008'de ABD radyolarının en çok dinlenen şarkısı oldu.No One est également la chanson la plus écoutée à la radio américaine en 2008 avec 3,08 milliards d'auditeurs.
Anne, dinlenirken yavrusunu bir saat kadar temizler.La mère nettoie sa progéniture pendant les périodes de repos pouvant durer jusqu'à une heure.
İlk ayda 1000’den fazla ziyaret aldılar, 20,000’nin üzerinde Myspace player’den dinlendiler.Dans le premier mois, le groupe avait reçu plus de 1 000 visites et plus de 20 000 écoutes sur Myspace.
Onlara acır, ancak verdiği nasihatlerin de dinlenmesini ister.Et les hommes ne peuvent que surenchérir et se soumettre au bon vouloir de celle qu'ils voulaient dominer.
Bu hamur dinlenmeye bırakılır.La pâte est mise au repos.
Birkaç gün Mustafa burada dinlenir.Maddox met Shade quelques jours au repos.
Bu yüzden bir süre dinlendirilmelidir.Ils se mettent ensuite en pause pour quelque temps.
Ne zaman dinleneceksin?On arrête quand ?
"Lush Life" Spotify üzerinde 500 milyon çevrim içi dinlenmeye ulaştı.Le titre a été écouté plus de 500 millions de fois sur Spotify.
İnternet üzerinden dinlenebilmektedir.Téléchargeable sur Internet.
Radyo Özgür internet üzerinden dinlenebilmektedir.L'abri est disponible en libre-accès sur internet .
Kafile gece yol alır, gündüz dinlenir.Il chasse la nuit et se repose la journée.
Haftanın altı günü çalışılır ve yedinci günü (Şabat günü) dinlenmeye ayrılır.Le septième jour tous sont épuisés et un jour de repos s'annonce.
Tekne sahiplerinin dinlenmeleri için yat limanı mevcuttur.Un port permet aux yachts des touristes d'accoster.
Geleneksel olarak Middle Sunday (Ortadaki Pazar günü) karşılaşma yapılmaz ve dinlenmeye ayrılır.La coutume du Saint Lundi disparaît alors rapidement, en faveur d'un retour au repos dominical.
Lobi dinlence yeri.Le Temple du repos.
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.Puis années après années, sa durée s'est allongée jusqu'à atteindre un mois.
Optimum medicamentum quies est En iyi ilaç dinlenmektir.Optimum medicamentum quies es « Le meilleur médicament est le repos. » Formule médiévale.
Dinlenmek şarttır.Il vaut mieux se reposer.
"Bi Dakika" 24 saat içerisinde 475 bin kez dinlenmiştir.Il a donc « fasciné » 422 personnes en moins de cinq minutes.
Hep birlikte avlanır, dinlenir, leş arar ve kavga ederler.C'est la nuit, les gens se parlent, se disputent, se reposent.
"Black Label"'ın sözleri dinlenildiğinde pek anlaşılamamaktadır.Mais le terme d'elfe noir est bien moins désobligeant.
Yavru eğer dinlenmek istiyorsa annesinin ön bacaklarına dayanır.Le petit s'agrippe à la fourrure de sa mère pour la première étape de sa vie.
Bir süre dinlenmeye bırakıldıktan sonra dualarla örtü açılarak dağıtılmaya başlanır.Ils l’ont récemment quittée et prient dorénavant séparément.
Audioslave, mutlaka dinlenmesi gereken bir albüm.Je sais exactement quel genre d'album disque je veux créer.
Kestirilen şıra dinlendirme kaplarında en az 45-55 saat bekletilir.Son affinage est au minimum de quarante-cinq jours.
Aksi takdirde dinlenemez.Autrement, il lui serait impossible de le déloger.
Ayrıca keşişlerin dinlenme ve ihtiyaç hücreleri de mevcuttur.Des projets de récupération des cellules monastiques et des bâtiments de service sont établis.
Sadece SACD çalarlarda dinlenebilir.Et Juvénal assimile le repos du chabbat à la paresse.
YouTube üzerinde şarkı, birkaç saat içinde iki milyon dinlenme yakaladı.Le clip musical est vu plusieurs millions de fois en quelques heures.
Günümüzde hala dinlenmektedir.Elle est dissoute de nos jours.
Gündüz ormanda dinlenir.Le soir descend sur la forêt.
Sanırım dinlensen iyi olur; hasta görünüyorsun.Pareces enfermo, creo que si descansas te sentirás mejor.
Dinlenmek istiyor musunuz?¿Quieres descansar?
Pazar günleri dinlenirim.Los domingos descanso.
Bir süre dinlenelim.Descansemos un rato.
O bir süre dinlendi.Él descansó un rato.
Ben ona dinlenmesini tavsiye ettim.Le aconsejé que descansara.
Tom ve Mary genellikle Pazar günleri dinlenirler.Normalmente Tom y Mary descansan los domingos.
Tom'un dinlenmesi gerekir.Tom necesita relajarse.
İyi dinlenmelisin.Necesitas descansar bien.
O dinlenmek için mi buraya geldi?¿Ha venido aquí a descansar?
Ben akşam yemeğinden sonra her zaman bir saat dinlenirim.Yo siempre descanso por una hora después de la cena.
Geçen Pazar evde dinlendim.El domingo pasado me quedé en casa descansando.
Biraz dinlendikten sonra dışarı çıkacağım.Saldré después de haber descansado un rato.
Sonunda hepsi bitti. Şimdi dinlenebiliriz.Por fin se acabó todo, ahora podemos descansar.
Tom dinlenmek istiyor mu?¿Tom quiere descansar?
Biraz dinlenelim.Relajémonos un poco.
Dinlenmek istiyorum.Quiero descansar.
Bence bir süre dinlenmelisin.Creo que deberías descansar un poco.
Biraz dinlenmeliydin.Deberías relajarte un poco.
Neden burada dinlenmiyoruz?¿Por qué no descansamos aquí?
Yorgunum. Dışarı çıkmadan biraz dinlenmem lazım.Estoy cansado. Debería descansar un poco antes de salir.
Benim dinlenmem gerekiyor.Necesito descansar.
Biraz dinlenmen gerekiyor.Necesitas descansar un poco.
Abraham dinlenmek ister ancak Glenn yola devam etmek istemektedir.Abraham quiere descansar, pero Glenn quiere avanzar.
Kendisinin en iyi trompet kayıtları Hot Five ve Hot Seven kayıtlarında dinlenebilir.Su mejor sonido trompetístico se puede escuchar en las grabaciones con sus Hot Five y Hot Seven.
Ne zaman dinleneceksin?¿Cuándo vais a despertar?
Sabah namazını müteakiben vaaz dinlenilir.Laudes: plegaria de la mañana.
Ancak bir gece Gandi'nin amcası, kısa bir süreliğine Gandi'nin dinlenmesi için yerine geçti.Sin embargo, una noche, un tío de Gandhi fue a relevarlo durante unas horas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dinlen ile cümle - Sayfa 17 - dinlen kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App