Ana içeriğe geç
Sözlük

dinlen ile cümle

dinlen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Daily Mail'e bunu şöyle ifade etmiştir: "Müzik aklıma dinlendiğim zamanlarda geliyor.Wie sie der Daily Mail sagte: „Die Musik kommt zu mir, wenn ich mich entspanne.
Sıklıkla, güneşin yakıcı etkisinden kaçmak için mağaralarda dinlenirler.Oft ruhen sie in Höhlen, um der Sonnenhitze zu entkommen.
Pek çokları için bu dinlenme ve Diriliş Günü’nün anısına toplu ibadet günüdür.Die meisten von ihnen sind nur abends und nachts geöffnet, einige aber auch tagsüber.
Bundan sonra Michaels'ın dinlenmesi gerekti.Aarons setzte sich danach zur Ruhe.
Bu kayıtların bir kısmı kopyalandı ve tüm İran'da, birçok insan tarafından sevilerek dinlendi.Einige dieser Aufnahmen wurden im ganzen Land kopiert und von vielen Menschen dort gehört.
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.Daraufhin machten beide eine Erholungspause von zwei Monaten.
Eğrek: Dinlenme yeri.In: Booktrust.
Bu yüzden bir süre dinlendirilmelidir.Danach ruht sie einige Zeit.
Gemideki her subay sorgulanır ve uzmanlar dinlenir.Ein Raumschiff nimmt sie an Bord und Spezialisten untersuchen sie.
Aynı adlı şarkısı büyük ses getirmiş, Alışamadım o yılın en çok dinlenen Türk pop şarkılarından olmuştur.I Forgot More Than You'll Ever Know erreichte im selben Jahr die Spitze der Hot Country Songs.
Biraz dinlendikten sonra tekrar savaşa başladılar.Nach einer Pause konnten sie neu beginnen.
Bu gölde zaman zaman göç eden ördeklerin dinlendikleri izlenmektedir.Die Kreaturen, die dort in der Dunkelheit lauern, haben sie bereits bemerkt.
Dinlenmek şarttır.Ob du nun ruhst.
Şarkı aynı zamanda Triple J radyosunda en fazla dinlenmeyle Avustralya'da hit haline geldi.Ersteres Lied wurde im australischen Radiosender Triple J gespielt.
Radyo Özgür internet üzerinden dinlenebilmektedir.LaOtra wird über Internet frei ausgestrahlt.
Buna ilaveten Haçlı ordusu çok yorgundu ve bir müddet dinlenmesi gerekmekteydi.Er fühlte sich erschöpft und benötigte eine Pause.
Ayrıca internetten de dinlenebeilmektedir.Online steht sie auch zum Download bereit.
Dinlenirken ise başlarını omuzlarının arasına eğerler.Bei ihrer Rückreise wurden sie in der Ajoie (dt.
Bununla birlikte "24K Magic" de dinlenilmeye sunuldu.Später kamen noch die K-24 Maoz und K-26 Noga hinzu.
Yatak, üzerinde uyumak ya da dinlenmek için kullanılan mobilya.Der Begriff Bett bezeichnet ein Möbelstück, das dem Schlafen, Liegen oder Ruhen dient.
Reyhanlı daha önceki tarihlerde İrtah Dinlenme yeri anlamına da gelir.Ruggiero soll solange in der Natur ruhen.
Geleneksel olarak Middle Sunday (Ortadaki Pazar günü) karşılaşma yapılmaz ve dinlenmeye ayrılır.Liste von ehemaligen Schweizer Sonntagszeitungen Am Sonntag sollen sie lesen – nicht ruhen.
İyileşmesi için altı ay kadar dinlenmek zorunda kaldı.Er brauchte ein halbes Jahr zur Genesung.
Kastamonu'daki dinlenme döneminden sonra 30 Haziran 1921 tarihinde ikinci defa Dahiliye Vekilliğine seçildi.Nach einer Ruhephase wurde Refet (nunmehr Pascha) am 30. Juni 1921 zum zweiten Mal Innenminister.
İnternet üzerinden dinlenebilmektedir.Es ist im Internet abrufbar.
24 saat müzik dinlenebiliyor ve 5 saat video izlenebiliyordu.Eine Akkuladung reichte laut Apple für 24 Stunden Musik oder fünf Stunden Videowiedergabe.
Sonrasında 1 dakika boyunca dinlenmek zorundadır.Damals musste er ca. ein Jahr pausieren.
Haftanın altı günü çalışılır ve yedinci günü (Şabat günü) dinlenmeye ayrılır.Am siebenten Tag sind alle erschöpft, und eine Ruhepause ist angesagt.
Yıkanan kimseler, bu sekilerde uzanıp dinlenirler.In diesen Nischen sitzen die Badegäste dann nackt.
Ülkenin en çok dinlenilen devlet radyoları ise P1, P2, P3, P4 ve P6 'dır.Die ersten 3 gehören zum öffentlichen NRK mit den Programmen P1, P2 und P3.
Albümün tamamı, grubun MySpace sayfasında yayınlanmadan birkaç gün öncesine kadar dinlenebiliyordu.Das komplette Album war bis zur Veröffentlichung auf der offiziellen MySpace-Seite anzuhören.
Oslo'yu çevreleyen yeşil kuşağın içinde yer alan göl popüler bir dinlence alanıdır.Der See liegt am Rand von Oslo und ist ein beliebtes Freizeitziel.
Hareketleri oldukça ağır olan bu hayvanlar gündüzlerini daha çok dinlenerek geçirirler.Die größte Hitze des Tages verbringen die Tiere mit Ruhe.
Bu albüm, 2005 yılında İtalya'da en çok dinlenen albümlerden olmuştur.Signs of Life war somit 2005 das erfolgreichste Album in Finnland.
Gündüz ormanda dinlenir.Die Nacht verbringt er im Wald.
Donaupark - Çok geniş ve aynı zamanda dinlenmek için ideal bir park alanı.In Benimaclet gibt es einen schönen und ziemlich großen Park, in dem man sich gut entspannen kann.
Türkiye'ye dönüş yolunda bir gece köyde dinlenmek isterler.Sie scheinen nach einem arbeitsreichen Tag auf dem Rückweg zu ihrem Dorf in den Bergen zu sein.
Geceleri hareketlidir, gündüzleri ağaçlarda dinlenerek geçirir.Sie fressen bei Tage und ziehen sich nachts zum Ruhen in die Bäume zurück.
Dinlendirme işlemi öğütme işlemlerinden önce veya sonra yapılmaktadır.Mit ihnen unterhält er sich über ihre Geschichten vor und nach der Wende.
2004 yılında da Mağara Dinlenme Tesisleri olarak hizmete açılmıştır.2004 schloss auch die Tenne ihre Pforten.
Fakat iki nokta arasındaki uzaklık nedeniyle dinlenme esnasında sabittirler.Bis Mühlacker besteht aufgrund der Überlagerung beider Linien ein Stundentakt.
Program, gittikçe daha çok kişi tarafından dinlenir hale gelmektedir.Er muss zunehmend Arbeiter entlassen.
Dolayısıyla en iyi parmesan peyniri 24-36 ay arasında dinlendirilmiş olanıdır.Die Idealreife für den Käse wird mit vier bis sechs Wochen angegeben.
Bu telefonlarda 50 santim karşılığı 5 dakikalık yayın dinlenebiliyordu.Die Sendung hatte eine Sendelänge von 50 Minuten.
Koğucak deresinin kıyısına gölet halkı tarafından dinlenme yeri olarak yapılmıştır.Der Park sollte als stadtnahes Walderholungsgebiet den Bürgern zur Entspannung dienen.
Geçen hafta gerçekten çok meşguldüm, kendimi dinlendirmek için zaman bulamadım.J'ai été tellement occupé la semaine dernière que j'ai à peine eu le temps de me détendre.
Yorgun olduğuna göre, dinlenmelisin.Puisque tu es fatigué, tu devrais te reposer.
Yorgun olduğunuza göre, dinlenmelisiniz.Puisque vous êtes fatigué, vous devriez vous reposer.
Sadece dinlenmek istiyorum.Je veux juste me reposer.
Eve git, dinlen.Rentre chez toi ! Prends du repos !
Dinlenmek zorundayım.Il me faut me reposer.
Dinlenmeye ihtiyacınız var sanırım.Je pense que vous avez besoin de repos.
Dinlenmeye çalış.Essaie de te reposer.
Dinlenmek istiyorum.Je veux me reposer.
Dışarısı aşırı soğuk olduğundan dolayı yatakta dinleniyorum.Je reste au lit parce qu'il fait trop froid dehors.
Dayanıklılık savaştan sonra tekrar kazanılmakla beraber, sağlık sadece dinlenerek kazanılabilir.Alors que l'endurance régénère après le combat, la santé ne peut être récupérée qu'en se reposant.
Yaptığı işten o gün dinlendi.Il prit son commandement le jour même.
Dachau'nun SS doktorları tarafından yapılan bir muayene sonucunda dinlenmesi gerekli olduğu sonucuna ulaşıldı.Un examen médical effectué par les médecins SS à Dachau aboutit à la conclusion qu’il a besoin de repos.
Albümün tamamı, grubun MySpace sayfasında yayınlanmadan birkaç gün öncesine kadar dinlenebiliyordu.L'album pouvait être écouté en entier sur la page myspace du groupe quelques jours avant la sortie.
Bununla birlikte "24K Magic" de dinlenilmeye sunuldu.Pour l’article homonyme, voir 24K Magic.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dinlen ile cümle - Sayfa 16 - dinlen kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App