Ana içeriğe geç
Sözlük

dinlen ile cümle

dinlen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Seni kaydettirmeye gideceğim. Dinlen biraz.- I'll go and register you, so rest up.
Git ve iyice dinlen.Go and rest up.
Gelecek ay mý? Aman tanrým, evinde dinleniyor olmalýydýn.[bell rings]
Git ve dinlen biraz..Go and get some rest.
Manzaranın her noktasında, gözümüzün durup dinlenmesi için bir alan yaratmış.At each place our eye has a place to rest in the landscape.
Birkaç saniyeliğine dinlenmem gerek.I gotta take a couple seconds.
10.61 - Te tengo ahora cómo me dinlendireceđ.10.61 - Te tengo ahora cómo me dinlendireceđ.
Kendi varlığının içinde dinlenmelisin.You must rest inside your own being.
İyice dinlen tamam mı?Have a good rest, okay?
Biraz dinlenmelisinMake sure you take breaks in between.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.And I had time to relax and to grieve.
Dinlenmeniz gerekiyorsa beyler dinlenin.Okay, you need rest guys? Take rest.
Şimdi aynı şeyi dinlenmeden yapıyorum. Bunu yapabiliyorsanız çok iyi kalori yakıyorsunuz demekIf you are doing this, you are probably burning calories.
Bence bu kadar dinlenme olamaz Bana neler olduğunu bilmiyorum.Water. I can't rest until I know what's happening.
Andre, şimdi burada genellikle ruhunuzu dinlendirme çalışması yapınız.Now, André, make the most of your time here and rest your spirit.
Eloisa, sakinleş, aşağı gel ve dinlen.Eloisa, calm down and rest,
Bana dinlenmemi söyleme.Don't tell me to relax.
Şimdi dinlenme zamanı! ve hiçbir şey düşünmemeye çalışınız.Now rest and try not to think of anything.
Şimdi dinlenme zamanı.Now it's time to stop.
O, hemen ihtiyaçları için dinlenmeli ve bütün ilaçlarını almalı!He just needs rest and to take all his medication.
Otele git ve iyice dinlen.Just go to the hotel and get fully rested.
Sanırım biraz dinlenmeliyiz.Don't rush him
Sizi dinlenebileceğiniz bir yere taşıyacağımI'll carry you to a resting place
Tabii ki hepiniz nasıl dinleneceğini öğrendiniz, değil mi?Of course, all of you have been taught how to listen, haven't you?
Onu dinlenme odasında öldürmüş olmalıHe must've killed Cannon in waiting room
Aslinda cok dinlendirici bir meslek.It's a very relaxing vocation.
Eşi daha fazla vakit kaybetmiyor ve her şey sona erdiğinde rahat yastığında dinlenmeye çekiliyorHer partner wastes no more time And when it's all over she gets a rest on a comfortable pillow
Yani dinlenme geçirgenliği bu iyonların zardan geçişinin ne kadar kolay olduğudur.But he goes on to say: They could change it to 2:2 in the simulation.
Sadece dinlenmeye geldim.I'm here on vacation.
Geç oldu efendiler dinlenmeniz gerek.It is late my lords, we will speak further in the morning,
İyi dinlenin efendiler.Rest well, my lords.
İyi dinlenin.Rest well.
O herif, muhtemelen evde dolanıp duruyor ve dinleniyor gibi yapıyor...That jerk, he's probably laying around at home pretending to be recovering...
Ayrıca dinlenmem gerek.We must also rest.
Neden birkaç dakika dinlenmiyorsun, sonra devam ederiz."Why don't you rest for a few minutes and then we'll go on."
Rahatına bak ve biraz dinlen.Make yourself comfortable and get some rest.
‹‹Biraz su getirteyim, ayaklarınızı yıkayın. Şu ağacın altında dinlenin.Now let a little water be fetched, wash your feet, and rest yourselves under the tree.
Böylece halk yedinci gün dinlendi.So the people rested on the seventh day.
Çünkü Tanrınız RABbin size vereceği dinlenme yerine, mülke daha ulaşmadınız.for you haven't yet come to the rest and to the inheritance, which Yahweh your God gives you.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.The king, and all the people who were with him, came weary; and he refreshed himself there.
Çünkü şimdi huzur içinde yatmış, Uyuyup dinlenmiş olurdum;For now should I have lain down and been quiet. I should have slept, then I would have been at rest,
Tanrı işlerinden nasıl dinlendiyse, Onun huzur diyarına giren de kendi işlerinden öylece dinlenir.For he who has entered into his rest has himself also rested from his works, as God did from his.
O gün cennet halkının kalacakları yer daha iyi, dinlenip safa sürecekleri yer daha güzeldir.The inmates of Paradise will have a better abode that day, and a better resting place.
O, geceyi sizin için elbise, uykuyu dinlenme, gündüzü de kalkıp çalışma zamanı yaptı.It is He who made the night a covering for you; and made sleep for rest, the day for rising.
Uykunuzu dinlenme yaptık.And made sleep for you to rest,
O, dinlenmeniz için geceyi, gündüzü de aydınlatıcı (mubsir) olarak sizin için yaratmıştır.It is He who made the night for you to rest, and made the day enlightening.
O gün, cennet halkının kalacakları yer daha hayırlı, dinlenecekleri yer çok daha güzeldir.The inmates of Paradise will have a better abode that day, and a better resting place.
Uykunuzu bir dinlenme yaptık.And made sleep for you to rest,
Tanyerini ağartan, geceyi dinlenme zamanı, güneş ve ayı vakit ölçüsü kılandır.He ushers in the dawn, and made the night for rest, the sun and moon a computation.
O gün, cennetliklerin kalacağı yer çok iyi, dinlenecekleri yer çok güzeldir.The inmates of Paradise will have a better abode that day, and a better resting place.
Zalimlerin ne dostu ne de sözü dinlenecek şefaatçisi olur.The sinners will have neither friend nor intercessor whose (word) will be heeded.
Size, geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü aydınlık olarak yaratan Allah'tır.It is God who made the night for you to rest, the day to make things visible.
O gün, ne oradan çıkarılırlar ve ne de özürleri dinlenir.So they will neither be taken out of it, nor will be asked to seek God's favour on that day.
Uykunuzu dinlenme vakti kıldık;And made sleep for you to rest,
Öyle bir mabuttur ki geceyi dinlenmeniz için yaratmış, gündüzü de ışıklı halketmiştir.It is He who made the night for you to rest, and made the day enlightening.
Cennet ehli, o gün, en hayırlı bir yurttadır, en güzel bir dinlenme yerinde.The inmates of Paradise will have a better abode that day, and a better resting place.
O gün, konakladıkları yer çok hayırlı, dinlenip eğlendikleri yer çok güzel olanlar, cennet halkıdır.The inmates of Paradise will have a better abode that day, and a better resting place.
Ne kötü bir durak yeridir o, ne kötü bir dinlenme yeri!It is indeed an evil halt and an evil abode;"
Orada sürekli kalacaklardır. Ne güzel konak yeri, ne güzel dinlenme yeri!"And abide there for ever: What an excellent destination and abode!
Zalimlerin ne bir dostu vardır ne de sözü dinlenir bir şefaatçıları.The sinners will have neither friend nor intercessor whose (word) will be heeded.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dinlen ile cümle - Sayfa 13 - dinlen kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App