Ama Lilith onu dinlemez.Lincoln non le diede ascolto.
Tom dinlemez aksine müzik devam eder.Quando però gli arriva il conto da pagare, la musica cambia.
Tom tavsiye dinlemez.Том не прислушивается к советам.
Tom sağduyunun sesini dinlemez.Том не прислушивается к голосу здравого смысла.
Tom dinlemez aksine müzik devam eder.Во время разворачивания действия фильма музыка вообще не звучит.
Per l'ultima volta! - "Ah, son bir defa daha" ); fakat Prens onları dinlemez.Уже первая работа его учениц «Ещё раз!» не осталась незамеченной.
Ama Lilith onu dinlemez.Но Адалин не слушает его.
Ama Maggie dinlemez ve kaçar.لكن إسحاق غير رأيه وحاول الهرب.
Mavi yolculukta gazete okumaz radyo dinlemezlerdi.ولم يستمعوا لرديو، أو يقرؤا جريدة أثناء السفر الأزرق.
Ama o her zaman şamanı dinlemez.وعلى الرغم من مرضه لم يكن يستمع أبدًا إلى الأطباء.
Per l'ultima volta! - "Ah, son bir defa daha" ); fakat Prens onları dinlemez.بلغكَ عنّي شيءٌ؟ " فقال له الرسول: " لا، ولكن القرآن مقدَّم ".
Tom dinlemez aksine müzik devam eder.Quando pousa, a música prossegue normalmente.
Viserys onu dinlemez ve ejderha yumurtalarını Daenerys'in çadırından çalmaya kalkar.Viserys não a terá, e esgueira-se até a tenda dela para roubar seus ovos de dragão.
Şevko onu da dinlemez.O Lobinho não ouve a si próprio.
Tom dinlemez aksine müzik devam eder.Zo lang het gaat wil hij het muziek maken overigens niet laten.
Çocuklar ebeveynlerini her zaman dinlemezler.Kinderen luisteren niet altijd naar hun ouders.
Eğer iyi bir müzik yaparsak insanlar dinlemez ve eğer kötü bir müzik yaparsak insanlar konuşmaz.Als je goede muziek speelt, luisteren mensen niet, en als je slechte muziek speelt, spreken ze niet.
Ama o her zaman şamanı dinlemez.Nie przyjął jednak nigdy święceń kapłańskich.
Gene Hunt dışında kimsenin sözünü dinlemez.Wszyscy wolą to drugie, z wyjątkiem Lou.
Per l'ultima volta! - "Ah, son bir defa daha" ); fakat Prens onları dinlemez.Av tradition samlas de enligt denna ordning: 1. ”Fader, förlåt dem, de vet inte vad de gör.”
Per l'ultima volta! - "Ah, son bir defa daha" ); fakat Prens onları dinlemez.(«Рано чи пізно, Вони знайдуть тебе…») «No door is to be opened before the previous one is closed!»
Tom dinlemez aksine müzik devam eder.Окрім акторства, Том займається музикою.
Albay onlara ne ile karşı karşıya olduklarını söyler ve uyarır, ama Şerif onu dinlemez.Капітан намагається повідомити та переконати керівництво, однак у нього це не виходить.
Devlette gevşeklik ve zayıflık baş gösterince emirleri dinlemez oldu.Авраам, не вагаючись, послухався.
O dinlemez.Він не слухає.
O dinlemez.Вона не слухає.
Tom hiç kimseyi dinlemez.Том нікого не слухає.
Fakat bu Pokémon hiç söz dinlemez, hatta Pokétopu'na bile girmez.Zde pokémony nechytá klasicky do pokéballů, ale jen je jakousi káčou obtočí.
Tom dinlemez aksine müzik devam eder.Hudbu nepřestává poslouchat, ani když na něj někdo mluví.
Tom dinlemez aksine müzik devam eder.Williams nu renunță totuși la muzică.
Gene Hunt dışında kimsenin sözünü dinlemez.Nimeni altcineva, cu excepția celor din turmă nu l-au mai auzit vorbind.
Fakat bu Pokémon hiç söz dinlemez, hatta Pokétopu'na bile girmez.A Pokémon szerepjátékokban Pikachu nem tud beszélni, a feliratban a saját nevét mondja el.
Ama Maggie dinlemez ve kaçar.Levy fejvesztve kirohan, és elmenekül.
Nina, Thomas'ı dinlemez.Men Nick lytter ikke.
Ama Lilith onu dinlemez.Men Napoleon hører ikke efter.
Tom dinlemez aksine müzik devam eder.Under kampene musikken ikke skiller sig ud.
Fakat bu Pokémon hiç söz dinlemez, hatta Pokétopu'na bile girmez.Solrock er ikke utvikla fra noen pokémon, og kan heller ikke utvikle seg til noen Pokémon.
Nina, Thomas'ı dinlemez.Louise forteller ingenting til Kim.
Ama Maggie dinlemez ve kaçar.Portugis tidak berusaha untuk melawan dan melarikan diri.
Nina, Thomas'ı dinlemez.Milli tidak menerima Nathan.
Per l'ultima volta! - "Ah, son bir defa daha" ); fakat Prens onları dinlemez.Và Nữ hoàng đáp lại: "Không có gì, lần tới sẽ là một hoàng tử thôi!".
Ama Lilith onu dinlemez.Tuy nhiên, Lincoln đã lắng nghe.
Per l'ultima volta! - "Ah, son bir defa daha" ); fakat Prens onları dinlemez.また初期は「大変なことに」の後、「ばいきんまん、お前の好きにはさせないぞ!
Ama Lilith onu dinlemez.但李特不聽。
Per l'ultima volta! - "Ah, son bir defa daha" ); fakat Prens onları dinlemez.记不云乎:“反本修古,不忘其初。
Per l'ultima volta! - "Ah, son bir defa daha" ); fakat Prens onları dinlemez.가출했다가 돌아왔을 때 아버지는 "첫째, 남의 물건은 티끌 하나도 탐내지 마라.
Ama o her zaman şamanı dinlemez.그렇다고 그가 코미디언은 결코 아니었습니다.
Per l'ultima volta! - "Ah, son bir defa daha" ); fakat Prens onları dinlemez.בעיצומה של האינתיפאדה הראשונה קרא: "לא עוד 'ראשונים תמיד אנחנו' בלי לשאול לאן".
Ama o her zaman şamanı dinlemez.יחד עם זאת הוא מעולם לא סלח לפרייזר.
Tom dinlemez aksine müzik devam eder.След края на войната следва музика.
Fakat bu Pokémon hiç söz dinlemez, hatta Pokétopu'na bile girmez.Čak ni najslabiji zvuk neće pobjeći ovom Pokémonu.
Tom dinlemez aksine müzik devam eder.Iz istog razloga, dok slusamo glazbu, nju cesto prestanemo primjecivati.
Andrinico Tamerlano'dan merhametli davranması için oan yalvarır. fakat Tamerlano onu hiç dinlemez.Andronico ho prosí o milosť, ale Tamerlano je neoblomný.
Tom hemen hemen hiç radyo dinlemez.Tomas beveik niekada neklauso radijo.
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Ako pa me ne boste poslušali in ne boste izpolnjevali vseh teh zapovedi,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Ale ak by ste ma neposlúchali a nečinili by ste všetkých týchto prikázaní
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Dar dacă nu Mă ascultaţi şi nu împliniţi toate aceste porunci,
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Ha pedig nem hallgattok reám, és mind e parancsolatokat meg nem cselekeszitek;
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.그러나 너희가 내게 청종치 아니하여 이 모든 명령을 준행치 아니하며
‹‹ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.Maar als u niet naar Mij luistert, Mij niet gehoorzaamt