Onları dinlemeyin. Sağ kalmak için Babil Kralına kulluk edin. Bu kent neden viraneye çevrilsin?Hør dem ikke, men træl for Babels Konge, så skal I leve. Hvorfor skal denne By lægges øde?
Onları dinlemeyin. Sağ kalmak için Babil Kralına kulluk edin. Bu kent neden viraneye çevrilsin?Hør ikke på dem, tjen Babels konge, så skal I leve. Hvorfor skal denne by bli til en ørken?
Onları dinlemeyin. Sağ kalmak için Babil Kralına kulluk edin. Bu kent neden viraneye çevrilsin?Jangan dengarkan mereka! Menyerahlah kepada raja Babel, supaya kamu selamat. Untuk apa kota ini harus hancur
Onları dinlemeyin. Sağ kalmak için Babil Kralına kulluk edin. Bu kent neden viraneye çevrilsin?너희는 그들을 듣지 말고 바벨론 왕을 섬기라 그리하면 살리라 어찌하여 이 성으로 황무지가 되게 하겠느냐
Onları dinlemeyin. Sağ kalmak için Babil Kralına kulluk edin. Bu kent neden viraneye çevrilsin?Não lhes deis ouvidos; servi ao rei de Babilônia, e vivei. Por que se tornaria esta cidade em assolação?
Onları dinlemeyin. Sağ kalmak için Babil Kralına kulluk edin. Bu kent neden viraneye çevrilsin?Ne hallgassatok rájok; szolgáljatok a babiloni királynak, és éltek; miért legyen e város pusztasággá?
Onları dinlemeyin. Sağ kalmak için Babil Kralına kulluk edin. Bu kent neden viraneye çevrilsin?Nepočúvajte na nich; slúžte babylonskému kráľovi a žite! Prečo má byť toto mesto obrátené na púšť?
Onları dinlemeyin. Sağ kalmak için Babil Kralına kulluk edin. Bu kent neden viraneye çevrilsin?Neposlouchejtež jich, služte králi Babylonskému a živi buďte. Proč má býti toto město pouští?
Onları dinlemeyin. Sağ kalmak için Babil Kralına kulluk edin. Bu kent neden viraneye çevrilsin?Ne poslušajte jih; služite kralju babilonskemu, da boste živeli! čemu naj pride v razvalino to mesto?
Onları dinlemeyin. Sağ kalmak için Babil Kralına kulluk edin. Bu kent neden viraneye çevrilsin?Nie słuchajcież ich; służcie królowi Babilońskiemu, a żyć będziecie; przeczżeby to miasto miało być pustynią?
Onları dinlemeyin. Sağ kalmak için Babil Kralına kulluk edin. Bu kent neden viraneye çevrilsin?No los escuchéis; servid al rey de Babilonia y vivid. ¿Por qué ha de ser desolada esta ciudad
Onları dinlemeyin. Sağ kalmak için Babil Kralına kulluk edin. Bu kent neden viraneye çevrilsin?Μη ακουετε αυτους δουλευσατε εις τον βασιλεα της Βαβυλωνος και θελετε ζησει δια τι η πολις αυτη να ερημωθη;
Onları dinlemeyin. Sağ kalmak için Babil Kralına kulluk edin. Bu kent neden viraneye çevrilsin?Недейте ги слуша; слугувайте на вавилонския цар и живейте; защо да се запусти тоя град?
Onları dinlemeyin. Sağ kalmak için Babil Kralına kulluk edin. Bu kent neden viraneye çevrilsin?Не слушайте их, служите царю Вавилонскому и живите; зачем доводитьгород сей до опустошения?
Onları dinlemeyin. Sağ kalmak için Babil Kralına kulluk edin. Bu kent neden viraneye çevrilsin?אל תשמעו אליהם עבדו את מלך בבל וחיו למה תהיה העיר הזאת חרבה׃
Onları dinlemeyin. Sağ kalmak için Babil Kralına kulluk edin. Bu kent neden viraneye çevrilsin?لا تسمعوا لهم. اخدموا ملك بابل واحيوا. لماذا تصير هذه المدينة خربة.
Onları dinlemeyin. Sağ kalmak için Babil Kralına kulluk edin. Bu kent neden viraneye çevrilsin?不 可 聽 從 他 們 、 只 管 服 事 巴 比 倫 王 便 得 存 活 . 這 城 何 至 變 為 荒 場 呢
Onları dinlemeyin. Sağ kalmak için Babil Kralına kulluk edin. Bu kent neden viraneye çevrilsin?不可聽從 他 們 、 只管 服事 巴比 倫王 便得 存活 . 這城 何至 變為 荒場呢
O, okumayı ve genelde klasik müzik dinlemeyi seviyor.Dia hanya suka membaca dan mendengarkan musik klasik.
O, okumayı ve genelde klasik müzik dinlemeyi seviyor.Gli piace leggere e ascolta musica classica.
O, okumayı ve genelde klasik müzik dinlemeyi seviyor.Han tycker om å läsa och lyssna på klassisk.
O, okumayı ve genelde klasik müzik dinlemeyi seviyor.Hij geniet van lezen en luistert vooral naar klassieke muziek
O, okumayı ve genelde klasik müzik dinlemeyi seviyor.Ii place sa citeasca si sa asculte muzica clasica.
O, okumayı ve genelde klasik müzik dinlemeyi seviyor.Il aime lire et écoute essentiellement de la musique classique.
O, okumayı ve genelde klasik müzik dinlemeyi seviyor.Του αρέσει να διαβάζει και να ακούει κυρίως κλασσική μουσική.
O, okumayı ve genelde klasik müzik dinlemeyi seviyor.Любит читать и слушает в основном только классику.
Oturmayı mı, ayakta dinlemeyi mi tercih edersin?Ülve vagy állva akarod hallani?
Oturmayı mı, ayakta dinlemeyi mi tercih edersin?Θα ήθελες να καθίσεις και να ακούσεις ή να είσαι όρθια;
Oturmayı mı, ayakta dinlemeyi mi tercih edersin?هل تريدين سماعي واقفة ام جالسة؟
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.만일 그들이 나 보기에 악한 것을 행하여 내 목소리를 청종치 아니하면 내가 그에게 유익케 하리라 한 선에 대하여 뜻을 돌이키리라
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.nếu nước ấy làm điều ác trước mắt ta và không nghe tiếng ta, thì ta sẽ đổi ý ta đã định xuống phước cho nó.
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.nếu nước ấy làm điều ác trước_mắt ta và không nghe tiếng ta , thì ta sẽ đổi ý ta đã định xuống phước cho nó .
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.Pero si hace lo malo ante mis ojos, no obedeciendo mi voz, desistiré del bien que había prometido hacerle
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.tapi kemudian bangsa itu tidak taat kepada-Ku lalu melakukan yang jahat, maka niat-Ku itu akan Kubatalkan.
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.ועשה הרעה בעיני לבלתי שמע בקולי ונחמתי על הטובה אשר אמרתי להיטיב אותו׃
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.فتفعل الشر في عينيّ فلا تسمع لصوتي فاندم عن الخير الذي قلت اني احسن اليها به
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.他 們 若 行 我 眼 中 看 為 惡 的 事 、 不 聽 從 我 的 話 、 我 就 必 後 悔 、 不 將 我 所 說 的 福 氣 賜 給 他 們
o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa, ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim.他 們若 行 我 眼 中看 為惡 的 事 、 不 聽從 我的話 、 我 就 必 後 悔 、 不 將 我 所 說 的 福氣 賜給 他 們
"Sen seç." dediler. Ben de "Hayır hayır, ben dinlemeyi öğreniyorum."Altså, du vælger." Og jeg sagde, "Nej, nej, jeg lærer at lytte.
"Sen seç." dediler. Ben de "Hayır hayır, ben dinlemeyi öğreniyorum."음, 당신이 정해요." 라고 하였고 다시 저는 "아니에요, 그럴 순 없어요. 저는 남의 말을 듣는걸 연습하고 있어요 --
"Sen seç." dediler. Ben de "Hayır hayır, ben dinlemeyi öğreniyorum. Siz seçin."Alege tu." Iar eu am spus "Nu, nu, eu învăţ să ascult -- alegeţi voi.
"Sen seç." dediler. Ben de "Hayır hayır, ben dinlemeyi öğreniyorum. Siz seçin."Pues, escoge tú." Y yo dije, "No, no, yo estoy aprendiendo a escuchar -- ustedes escojan.
"Sen seç." dediler. Ben de "Hayır hayır, ben dinlemeyi öğreniyorum. Siz seçin."Ty wybierz." Ja na to, "Nie, nie, ja uczę się słuchać -- wy wybierzcie.
"Sen seç." dediler. Ben de "Hayır hayır, ben dinlemeyi öğreniyorum. Siz seçin."Ами избери ти." Аз им отговорих: " Не, не аз се уча да слушам -- вие изберете.
"Sen seç." dediler. Ben de "Hayır hayır, ben dinlemeyi öğreniyorum."תבחרי את". ואני אמרתי: "לא, לא, אני לומדת להקשיב,
"Sen seç." dediler. Ben de "Hayır hayır, ben dinlemeyi öğreniyorum."حسناً، أنت تختاري." فقلت، " لا، لا، أنا أتعلم الإستماع --
"Sen seç." dediler. Ben de "Hayır hayır, ben dinlemeyi öğreniyorum.私は「だめよ あなた達のパン屋なんだから あなた達が決めて」と言いましたが
Size bekçiler atayıp, ‹Boru sesini dinleyin› dedim, Ama onlar, ‹Dinlemeyiz› dediler.A gdym postanawiał nad wami stróżów, mówiąc: Słuchajcie głosu trąby! tedy mawiali: Nie będziemy słuchać.
Size bekçiler atayıp, ‹Boru sesini dinleyin› dedim, Ama onlar, ‹Dinlemeyiz› dediler.állókat is rendeltem föléjök, [mondván:] Figyeljetek a kürtnek szavára! És azt mondták: Nem figyelünk!
Size bekçiler atayıp, ‹Boru sesini dinleyin› dedim, Ama onlar, ‹Dinlemeyiz› dediler.In postavil sem čuvaje nad vas, veleče: Pazite na glas trobente! A rekli so: Nočemo paziti.
Size bekçiler atayıp, ‹Boru sesini dinleyin› dedim, Ama onlar, ‹Dinlemeyiz› dediler.Ja minä olen asettanut teille vartijat: "Kuunnelkaa pasunan ääntä". Mutta he vastasivat: "Emme kuuntele".
Size bekçiler atayıp, ‹Boru sesini dinleyin› dedim, Ama onlar, ‹Dinlemeyiz› dediler.내가 또 너희 위에 파수군을 세웠으니 나팔소리를 들으라 하나 그들의 대답이 우리는 듣지 않겠노라 하였도다
Size bekçiler atayıp, ‹Boru sesini dinleyin› dedim, Ama onlar, ‹Dinlemeyiz› dediler.Og jeg satte Vægtere over dem: "Hør Hornets Klang!" Men de svarede: "Det vil vi ikke."
Size bekçiler atayıp, ‹Boru sesini dinleyin› dedim, Ama onlar, ‹Dinlemeyiz› dediler.Og jeg satte vektere over eder og sa: Gi akt på basunens lyd! Men de sa: Vi vil ikke gi akt.
Size bekçiler atayıp, ‹Boru sesini dinleyin› dedim, Ama onlar, ‹Dinlemeyiz› dediler.Também pus atalaias sobre vós dizendo: Estai atentos � voz da buzina. Mas disseram: Não escutaremos.
Size bekçiler atayıp, ‹Boru sesini dinleyin› dedim, Ama onlar, ‹Dinlemeyiz› dediler.Και κατεστησα σκοπους εφ' υμας, λεγων, Ακουσατε τον ηχον της σαλπιγγος. Αλλ' ειπον, δεν θελομεν ακουσει.
Size bekçiler atayıp, ‹Boru sesini dinleyin› dedim, Ama onlar, ‹Dinlemeyiz› dediler.И поставил Я стражей над вами, сказав : „слушайте звука трубы". Но они сказали: „не будем слушать".
Size bekçiler atayıp, ‹Boru sesini dinleyin› dedim, Ama onlar, ‹Dinlemeyiz› dediler.Поставих и пазачи над вас Та казах: Слушайте гласа на тръбата; Но те рекоха: Не щем да слушаме.
Size bekçiler atayıp, ‹Boru sesini dinleyin› dedim, Ama onlar, ‹Dinlemeyiz› dediler.והקמתי עליכם צפים הקשיבו לקול שופר ויאמרו לא נקשיב׃
Size bekçiler atayıp, ‹Boru sesini dinleyin› dedim, Ama onlar, ‹Dinlemeyiz› dediler.وأقمت عليكم رقباء قائلين اصغوا لصوت البوق. فقالوا لا نصغى.