Diğer tarafın görüşlerini dinlemeye açık olacağıma dair sinyal yollamazsam, bunu yapamam.Non posso farlo senza mandare il segnale che sarò aperto ad accogliere i segnali dell'altra parte.
Diğer tarafın görüşlerini dinlemeye açık olacağıma dair sinyal yollamazsam, bunu yapamam.No puedo hacer algo así a menos que envíe la señal de estar receptivo a escuchar las señales de la otra parte.
Diğer tarafın görüşlerini dinlemeye açık olacağıma dair sinyal yollamazsam, bunu yapamam.Nu pot face asta decât dacă transmit semnale că voi fi deschis să ascult la semnalele celeilate părţi.
Diğer tarafın görüşlerini dinlemeye açık olacağıma dair sinyal yollamazsam, bunu yapamam.Я не могу это сделать, пока не покажу, что открыт для мнения другой стороны.
Diğer tarafın görüşlerini dinlemeye açık olacağıma dair sinyal yollamazsam, bunu yapamam.אינני יכול לעשות זאת אלא אם כן אני מאותת שאהיה פתוח להקשיב לאיתותי הצד השני.
Diğer tarafın görüşlerini dinlemeye açık olacağıma dair sinyal yollamazsam, bunu yapamam.لا استطيع عمل ذلك. الا اذا ارسلت اشارات انني منفتح على الاستماع الى اشارات الجانب الاخر
Diğer tarafın görüşlerini dinlemeye açık olacağıma dair sinyal yollamazsam, bunu yapamam.心を開き 相手の意図を聞いている という態度を示さなければなりません こうしたことを実践するには たくさんの訓練が必要で
Dinlemeye devam et.Continua ad ascoltarla.
Dinlemeye devam et.Continue d'écouter.
Dinlemeye devam et.Hallgasd tovább.
Dinlemeye devam et.Lanjutkan saja mendengarkan.
Dinlemeye devam et. Müzik dinlesen daha iyi olur.Tiếp tục nghe đi, hát cho tôi nghe tốt hơn đấy.
Dinlemeye devam et. Müzik dinlesen daha iyi olur..إستمري بالإستماع إليه. سيكون من الأفضل لو غنيتها
Dinlemeye devam et.Poslouchej dál.
Dinlemeye devam et.Termina de ascultat.
Dinlemeye devam et.Termina de escuchar.
Dinlemeye devam et.Изслушай я докрай.
Dinlemeye devam et.Слушай дальше.
Dinlemeyen dört ayaklıdır.من لا يستمعون هم من اصحاب الأربعة أرجل . لم يستمع ،
Dinlemeyenlere uşşa derler.يقولون " هِش "! لمن لا يستمع .
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Am început să mă împrietenesc cu ei și am ajuns să le cunosc poveștile personale.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Comencé a hacer amigos y a conocer sus historias personales.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Estava a começar a fazer amizades e a conhecer as suas histórias pessoais.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Ich fand Freunde und erfuhr von persönlichen Geschichten.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Ik werd vrienden en leerde hun persoonlijke verhalen kennen.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.J'ai commençé à me lier d'amitié et à connaître leurs histoires personnelles.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.저는 그들과 친구가 되고 그들의 개인적인 이야기들을 알게 되었습니다.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Összebarátkoztunk, és megismertem a személyes történeteiket.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Sain ystäviä ja opin tuntemaan henkilökohtaisia tarinoita.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Saya mulai berteman dan mengetahui kisah-kisah pribadi mereka.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Skamarátila som sa s nimi a spoznala som ich osobné príbehy.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Spoznavala sem njih in njihove osebne zgodbe.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Stavo iniziando a fare amicizia e a conoscere le loro storie personali.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Và tôi bắt đầu tìm hiểu chuyện cá nhân của họ.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Začala jsem se s nimi přátelit a naslouchat jejich příběhům.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Zaczęłam się z nimi przyjaźnić i poznawać ich historie.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.И започвах да се сприятелявам и да научавам историите им.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Я начала знакомиться с ними и узнавать их истории жизни.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.Я почала приятелювати і дізнаватися їхні особисті історії.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.התחלתי לרכוש חברים ולהכיר את סיפוריהם האישיים.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.لقد بدأت اكون تلك الصداقات .. وبدأت استمع لقصص حياتهم
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.そしてインタビューを何度も
Durdu ve bir nefes aldı. Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini.그녀는 일시 중지 및 다시 숨을 쉬었습니다. "하지만 다른 아무것도 없다,"그녀는 종료
Durdu ve bir nefes aldı. Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini.Maria aveva cominciato ad ascoltare a dispetto di se stessa.
Durdu ve bir nefes aldı. Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini.María había comenzado a escuchar, a pesar de sí misma.
Durdu ve bir nefes aldı. Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini.Mary začal počúvať aj cez sama.
Durdu ve bir nefes aldı. Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini.היא עצרה ולקחה עוד נשימה. "אבל אין שום דבר אחר", היא הסתיימה
Durdu ve bir nefes aldı. Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini.توقفت وأخذت نفسا أخرى. واضاف "لكن هناك شيئا آخر" ، أنهت
Durdu ve bir nefes aldı. Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini.突然。メアリーは、にもかかわらず耳を始めていた
Eğer bir şeyi anlamıyorsa, sadece, "vesaire, vesaire" diyebilirim. Ve hepiniz beni dinlemeye devam edersiniz.Dacă nu înțeleg ceva, pot simplu să spun "etc, etc" şi toţi mă veţi urmări.
Eğer bir şeyi anlamıyorsa, sadece, "vesaire, vesaire" diyebilirim. Ve hepiniz beni dinlemeye devam edersiniz.Pokud něčemu nerozumím, jen řeknu "a tak podobně", a vy mě nepřestanete poslouchat.
En sonunda doktorumun tavisyesini dinlemeye karar verdim.Am decis într-un sfârşit că era timpul să urmez sfatul medicului.
En sonunda doktorumun tavisyesini dinlemeye karar verdim.Cuối cùng tôi cũng quyết định đến lúc phải nghe theo lời khuyên của bác sĩ.
En sonunda doktorumun tavisyesini dinlemeye karar verdim.Decidi finalmente que era tempo de aceitar o conselho do meu médico.
En sonunda doktorumun tavisyesini dinlemeye karar verdim.E alla fine ho deciso che era arrivato il momento di ascoltare i suggerimenti dei miei medici.
En sonunda doktorumun tavisyesini dinlemeye karar verdim.Finalmente decidí que era hora de hacerle caso a mi doctor.
En sonunda doktorumun tavisyesini dinlemeye karar verdim.Ich entschied mich endlich dass es Zeit war, dem Rat meines Arztes zu folgen.
En sonunda doktorumun tavisyesini dinlemeye karar verdim.Ik besloot eindelijk mijn dokters raad op te volgen.
En sonunda doktorumun tavisyesini dinlemeye karar verdim.J'ai finalement décidé qu'il était temps de suivre les conseils de mon médecin.
En sonunda doktorumun tavisyesini dinlemeye karar verdim.저는 결국 제 의사의 충고를 따를 때라고 결정했습니다.