Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.Ia akan berbicara atas nama-Ku, dan Aku akan menghukum siapa saja yang tidak mau mendengarkan dia
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.I budeť, že kdo by koli neposlouchal slov mých, kteráž mluviti bude ve jménu mém, já vyhledávati budu na něm.
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.Ik zal rekenschap vragen van de man, die niet gelooft wat hij namens Mij zegt.
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.In kdorkoli ne bo poslušal mojih besed, ki jih bo govoril v mojem imenu, jaz ga bom za to kaznoval.
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.Ja joka ei kuule minun sanojani, joita hän minun nimessäni puhuu, hänet minä itse vaadin tilille.
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.무릇 그가 내 이름으로 고하는 내 말을 듣지 아니하는 자는 내게 벌을 받을 것이요
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.Og enhver, der ikke vil høre mine Ord, som han taler i mit Navn, ham vil jeg kræve til Regnskab.
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.Og enhver som ikke hører på mine ord, som han skal tale i mitt navn, ham vil jeg kreve til regnskap for det.
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.Se qualcuno non ascolterà le parole, che egli dirà in mio nome, io gliene domanderò conto
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.Uczynicie mu, jako on myślił uczynić bratu swemu; i odejmiesz złe z pośrodku siebie;
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.Und wer meine Worte nicht hören wird, die er in meinem Namen reden wird, von dem will ich's fordern.
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.Y al hombre que no escuche mis palabras que él hablará en mi nombre, yo le pediré cuentas
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.А който не послуша думите Ми, които той ще говори в Мое Име, Аз ще искам ответ от него.
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.а кто не послушает слов Моих, которые Пророк тот будет говорить Моим именем, с того Я взыщу;
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.והיה האיש אשר לא ישמע אל דברי אשר ידבר בשמי אנכי אדרש מעמו׃
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.ويكون ان الانسان الذي لا يسمع لكلامي الذي يتكلم به باسمي انا اطالبه.
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.誰 不 聽 他 奉 我 名 所 說 的 話 、 我 必 討 誰 的 罪
Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.誰不聽 他 奉 我 名 所 說的話 、 我 必討誰 的 罪
Artık söz dinlemeyen kadın olarak tanınmıştım.Acum eram cunoscută, există o femeie care nu vrea să asculte.
Artık söz dinlemeyen kadın olarak tanınmıştım.Ahora se sabía que aquí había una mujer que no iba a escuchar.
Artık söz dinlemeyen kadın olarak tanınmıştım.Bolo o mne známe, že som žena, ktorá nebude počúvať.
Artık söz dinlemeyen kadın olarak tanınmıştım.Bylo o mě známé, že jsem žena, které nebude poslouchat.
Artık söz dinlemeyen kadın olarak tanınmıştım.Eu era conhecida como a mulher que não ouvia.
Artık söz dinlemeyen kadın olarak tanınmıştım.Het was geweten dat hier een vrouw zat die niet zou luisteren.
Artık söz dinlemeyen kadın olarak tanınmıştım.J'étais alors connue comme une femme qui ne se laisserait pas faire.
Artık söz dinlemeyen kadın olarak tanınmıştım.저는 남에게 귀 기울이지 않는 여성으로 알려졌습니다.
Artık söz dinlemeyen kadın olarak tanınmıştım.Nun war ich bekannt als die Frau, die nicht zuhören würde.
Artık söz dinlemeyen kadın olarak tanınmıştım.Ora si sapeva che c'era una donna che non avrebbe ascoltato.
Artık söz dinlemeyen kadın olarak tanınmıştım.Saya dikenal sebagai seorang wanita yang tidak mau mendengarkan.
Artık söz dinlemeyen kadın olarak tanınmıştım.Tôi được biết đến là một người phụ nữ cứng đầu.
Artık söz dinlemeyen kadın olarak tanınmıştım.Úgy ismertek, mint olyan nőt, akit ilyesmi nem fog érdekelni.
Artık söz dinlemeyen kadın olarak tanınmıştım.Wiedziałam, że nie będą słuchać kobiety.
Artık söz dinlemeyen kadın olarak tanınmıştım.Τώρα με γνώριζαν ως μία γυναίκα που δεν ακούει.
Artık söz dinlemeyen kadın olarak tanınmıştım.Аз бях известна като жена, която няма да бъде послушна.
Artık söz dinlemeyen kadın olarak tanınmıştım.Тепер я була відомою як жінка, яка нікого не слухає.
Artık söz dinlemeyen kadın olarak tanınmıştım.Я получила известность как женщина, которая никого не послушает.
Artık söz dinlemeyen kadın olarak tanınmıştım.הייתי ידועה כאשה שלא מקשיבה.
Artık söz dinlemeyen kadın olarak tanınmıştım.الآن وقد عرفت بأني المرأة التي لن تستمع الكلام.
Artık söz dinlemeyen kadın olarak tanınmıştım.左遷されました
Birçok yerden insanlar onu dinlemeye gelirlerdi.A ľudia prichádzali odvšadiaľ, aby si ho vypočuli.
Birçok yerden insanlar onu dinlemeye gelirlerdi.Az emberek pedig özönlöttek mindenfelől, csak hogy hallják a beszédét.
Birçok yerden insanlar onu dinlemeye gelirlerdi.Dan orang akan datang dari mana-mana untuk mendengarkannya berbicara.
Birçok yerden insanlar onu dinlemeye gelirlerdi.E as pessoas vinham de todo o lado para ouvi-lo falar.
Birçok yerden insanlar onu dinlemeye gelirlerdi.E la gente veniva da ogni dove per sentirlo parlare.
Birçok yerden insanlar onu dinlemeye gelirlerdi.Et les gens venaient de partout pour l'entendre parler.
Birçok yerden insanlar onu dinlemeye gelirlerdi.Folk kom från alla möjliga håll för att höra honom tala.
Birçok yerden insanlar onu dinlemeye gelirlerdi.In ljudje so prihajali od vsepovsod, da bi ga poslušali.
Birçok yerden insanlar onu dinlemeye gelirlerdi.여러 곳에서 그분의 설교를 들을려고 오셨습니다.
Birçok yerden insanlar onu dinlemeye gelirlerdi.läheltä ja kaukaa kuuntelemaan häntä.
Birçok yerden insanlar onu dinlemeye gelirlerdi.Lidé se scházeli zdaleka, aby ho slyšeli mluvit.
Birçok yerden insanlar onu dinlemeye gelirlerdi.Mensen kwamen van overal om hem te horen spreken.
Birçok yerden insanlar onu dinlemeye gelirlerdi.Người ta đến từ khắp mọi nơi để nghe ông nói.
Birçok yerden insanlar onu dinlemeye gelirlerdi.Og folk kom fra nær og fjern for at høre ham tale.
Birçok yerden insanlar onu dinlemeye gelirlerdi.Şi oamenii veneau de peste tot ca să îl audă vorbind.
Birçok yerden insanlar onu dinlemeye gelirlerdi.Und die Leute kamen von überall, um ihn sprechen zu hören.
Birçok yerden insanlar onu dinlemeye gelirlerdi.Y las personas venían de todas partes para oírlo hablar.
Birçok yerden insanlar onu dinlemeye gelirlerdi.Zewsząd schodzili się ludzie, by słuchać, jak przemawia.
Birçok yerden insanlar onu dinlemeye gelirlerdi.Και οι άνθρωποι έρχονταν από παντού να τον ακούσουν να μιλάει.
Birçok yerden insanlar onu dinlemeye gelirlerdi.И хората се стичаха от всякъде да чуят проповедта му.
Birçok yerden insanlar onu dinlemeye gelirlerdi.Люди приходили звідусіль, щоб послухати його.