Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››ועל ישראל הוא אמר פרשתי ידי כל היום אל עם סורר ומרה׃
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››اما من جهة اسرائيل فيقول طول النهار بسطت يديّ الى شعب معاند ومقاوم
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››至 於 以 色 列 人 、 他 說 、 『 我 整 天 伸 手 招 呼 那 悖 逆 頂 嘴 的 百 姓 。
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››至於 以色列人 、 他說 、 『 我 整天 伸手 招呼 那 悖逆 頂 嘴 的 百姓 。
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!Abban a dologban, a mi végett szóltál nékünk az Úr nevében, nem hallgatunk reád;
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!Čo do veci, ktorú si nám hovoril v mene Hospodinovom, neposlúchneme ťa,
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!"Det Ord, du har talt til os i HERRENs Navn, vil vi ikke høre;
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!»I det som du har talat till oss i HERRENS namn vilja vi icke hörsamma dig,
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!"Kami tidak mau mendengar apa yang kaukatakan kepada kami atas nama TUHAN
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!Kar se tiče besede, ki si jo nam oznanil v imenu GOSPODOVEM, ne bomo te poslušali nikakor;
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!네가 여호와의 이름으로 우리에게 하는 말을 우리가 듣지 아니하고
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!--La palabra que nos has hablado en nombre de Jehovah, no te la escucharemos
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!"Mitä sinä olet Herran nimessä meille puhunut, siinä me emme sinua tottele;
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!Nach dem Wort, das du im Namen des HERRN uns sagst, wollen wir dir nicht gehorchen;
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!Nous ne t`obéirons en rien de ce que tu nous as dit au nom de l`Éternel.
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!,,Nu te vom asculta în nimic din cele ce ne-ai spus în Numele Domnului.
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!«Quanto all'ordine che ci hai comunicato in nome del Signore, noi non ti vogliamo dare ascolto
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!Quanto � palavra que nos anunciaste em nome do Senhor, não te obedeceremos a ti;
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!Về sự ông nhơn danh Ðức Giê-hô-va mà nói cùng chúng tôi, thì chúng tôi không khứng nghe đâu.
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!Về sự ông nhơn danh Ðức_Giê - hô-va mà nói cùng chúng_tôi , thì chúng_tôi không khứng nghe_đâu .
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!Vi vil ikke høre på dig i det du har talt til oss i Herrens navn,
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!V té věci, o kteréž jsi nám mluvil ve jménu Hospodinovu, neuposlechneme tebe.
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!"Wij luisteren niet naar uw boodschappen, die u namens de HERE aan ons geeft!
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!W słowie, któreś mówił do nas imieniem Pańskiem, nie usłuchały cię;
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!Περι του λογου, τον οποιον ελαλησας προς ημας εν ονοματι Κυριου, δεν θελομεν σου ακουσει
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!Колкото за словото, което ти ни говори в Господното име, няма да те послушаме;
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!слова, которое ты говорил нам именем Господа, мы не слушаем от тебя;
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!הדבר אשר דברת אלינו בשם יהוה איננו שמעים אליך׃
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!اننا لا نسمع لك الكلمة التي كلمتنا بها باسم الرب
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!論 到 你 奉 耶 和 華 的 名 向 我 們 所 說 的 話 、 我 們 必 不 聽 從
‹‹RABbin adıyla bize söylediklerini dinlemeyeceğiz!論到 你 奉 耶和華 的 名向 我 們所說的話 、 我們必不聽從
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.A šli do země Egyptské, (nebo neuposlechli hlasu Hospodinova), a přišli až do Tachpanches.
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.Au plecat dar în ţara Egiptului, -căci n'au ascultat de porunca Domnului, -şi au ajuns pînă la Tahpanes.
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.a vošli do Egyptskej zeme, lebo neposlúchli na hlas Hospodinov, a prišli až do Tachpanchesa.
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.e andarono nel paese d'Egitto, non avendo dato ascolto alla voce del Signore, e giunsero fino a Tafni
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.e entraram na terra do Egito; pois não obedeceram � voz do Senhor; assim vieram até Tapanes.
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.Entraron en la tierra de Egipto, porque no obedecieron la voz de Jehovah; y llegaron hasta Tafnes
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.És elmenének Égyiptomnak földébe, mert nem hallgattak az Úr szavára, és bemenének Táfnesig.
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.Ils allèrent au pays d`Égypte, car ils n`obéirent pas à la voix de l`Éternel, et ils arrivèrent à Tachpanès.
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.in napotili so se v deželo Egiptovsko, kajti niso poslušali glasu GOSPODOVEGA. In dospeli so v Tahpanhes.
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.I weszli do ziemi Egipskiej, bo nie byli posłuszni głosowi Pańskiemu, i przyszli do Tachpanches.
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.Ja he menivät Egyptin maahan, sillä he eivät kuulleet Herran ääntä. Ja niin he tulivat Tahpanheeseen.
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.애굽 땅에 들어가 다바네스에 이르렀으니 그들이 여호와의 목소리를 청종치 아니함이 이러하였더라
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.Mereka melawan perintah TUHAN, dan pergi ke Mesir sampai sejauh kota Tahpanhes
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.och begåvo sig till Egyptens land, ty de ville icke höra HERRENS röst. Och de kommo så fram till Tapanhes.
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.og de drog avsted til Egyptens land, for de hørte ikke på Herrens røst; og så kom de frem til Tahpanhes.
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.og drog til Ægypten; thi de adlød ikke HERRENs Røst. Og de kom til Takpankes.
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.Uit ongehoorzaamheid aan de HERE trokken ze dus naar Egypte en bereikten de stad Tachpanhes.
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.und zogen nach Ägyptenland, denn sie wollten der Stimme des HERRN nicht gehorchen, und kamen nach Thachpanhes.
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.vào đất Ê - díp-tô , đến Tác-pha-nết ; vì họ không vâng theo tiếng Ðức_Giê - hô-va .
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.vào đất Ê-díp-tô, đến Tác-pha-nết; vì họ không vâng theo tiếng Ðức Giê-hô-va.
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.και εισηλθον εις την γην της Αιγυπτου διοτι δεν υπηκουσαν εις την φωνην του Κυριου και ηλθον εως Ταφνης.
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.и пошли в землю Египетскую, ибо не послушали гласа Господня, и дошли до Тафниса.
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.та отидоха в Египетската земя, (защото не послушаха Господния глас), и отидоха до Тафнес.
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.ויבאו ארץ מצרים כי לא שמעו בקול יהוה ויבאו עד תחפנחס׃
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.فجاءوا الى ارض مصر لانهم لم يسمعوا لصوت الرب وأتوا الى تحفنحيس
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.都 帶 入 埃 及 地 、 到 了 答 比 匿 . 這 是 因 他 們 不 聽 從 耶 和 華 的 話
RABbin sözünü dinlemeyerek Mısıra gittiler. Tahpanhese vardılar.都 帶入 埃及 地 、 到 了 答比匿 . 這是 因 他 們不聽從 耶和華 的 話
RAB Musaya, ‹‹Mısırda şaşılası işlerim çoğalsın diye firavun sizi dinlemeyecek›› demişti.Der HERR aber sprach zu Mose: Pharao hört euch nicht, auf daß viele Wunder geschehen in Ägyptenland.
RAB Musaya, ‹‹Mısırda şaşılası işlerim çoğalsın diye firavun sizi dinlemeyecek›› demişti.I řekl Hospodin Mojžíšovi: Neposlechneť vás Farao, abych rozmnožil zázraky své v zemi Egyptské.