Ana içeriğe geç
Sözlük

dinlemeye ile cümle

dinlemeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İletişim zamanımızın yaklaşık yüzde 60'ını dinlemeye harcıyoruz, ama bunda çok da iyi değiliz.Zhruba 60 % našej komunikácie strávime načúvaním, no veľmi nám to nejde.
İletişim zamanımızın yaklaşık yüzde 60'ını dinlemeye harcıyoruz, ama bunda çok da iyi değiliz.Близько 60% часу нашого спілкування ми слухаємо, Але ми не дуже це вміємо.
İletişim zamanımızın yaklaşık yüzde 60'ını dinlemeye harcıyoruz, ama bunda çok da iyi değiliz.Общаясь, приблизительно 60% времени мы слушаем, но мы не очень хорошие слушатели.
İletişim zamanımızın yaklaşık yüzde 60'ını dinlemeye harcıyoruz, ama bunda çok da iyi değiliz.Прекарваме около 60% от нашето време за общуване в слушане, но не сме много добри в това.
İletişim zamanımızın yaklaşık yüzde 60'ını dinlemeye harcıyoruz, ama bunda çok da iyi değiliz.אנחנו מקדישים כ-60% מזמן התקשורת שלנו להקשבה, אבל אנחנו לא מאוד טובים בכך.
İletişim zamanımızın yaklaşık yüzde 60'ını dinlemeye harcıyoruz, ama bunda çok da iyi değiliz.نحن نقضي ما يقارب 60% من تواصلنا بحالة " الاستماع " ولكننا لسنا جيدون كفاية فيه
İletişim zamanımızın yaklaşık yüzde 60'ını dinlemeye harcıyoruz, ama bunda çok da iyi değiliz.これが上手に出来ていないのです 会場の皆さんのことではありませんが
Kasın 1943'te, kızkardeşim Felice ve ben Beethoven'ın 9.sunu dinlemeye gittikEn noviembre del 43, fui con mi novia a oír la novena de Beethoven.
Kızlar, güzel yaz gecelerinde İspanyol melodileri dinlemeye gidiyorlardı.Op zwoele zomeravonden gingen de meiden soms naar Spaanse gitaarmuziek luisteren.
Kızlar, güzel yaz gecelerinde İspanyol melodileri dinlemeye gidiyorlardı.في ليالي الصيف كانت الفتاتين تذهبان لتسمعان عزف الغيتار الاسباني
Malcolm birini gönderip bir radyo getirtti ve radyoyu fişe taktık ve dinlemeye başladık.말 콤 누군가 뒤에서 라디오를 보내고 우리는 라디오에 연결 하 고
Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini."Aber es gibt nichts anderes", beendete sie plötzlich.
Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini."Ale nic jiného," skončila najednou.
Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini."Ampak to še ni nič drugega," je končal nenadoma.
Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini."De nincs semmi más," ő véget ért hirtelen.
Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini.'Maar er is niets anders, "eindigde ze plotseling.
Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini.Maria a început să asculte, în ciuda ea însăşi.
Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini.Maria hade börjat lyssna trots sig själv.
Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini.Marie avait commencé à écouter en dépit des elle-même.
Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini.Mary tinha começado a ouvir, apesar de si mesma.
Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini.Mary var begyndt at lytte på trods af sig selv.
Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini.Mary zaczęła słuchać pomimo siebie.
Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini.Mẹ Maria đã bắt đầu lắng nghe mặc dù bản thân mình.
Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini."Mutta ei mitään muuta", hän lopetti yhtäkkiä.
Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini."Tapi tak ada lagi," pungkas dia tiba-tiba. Maria mulai mendengarkan meskipun dirinya sendiri.
Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini."Αλλά δεν υπάρχει τίποτα άλλο," τελείωσε ξαφνικά. Μαίρη είχε αρχίσει να ακούει παρά τον εαυτό της.
Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini."Але немає нічого іншого," вона закінчилася раптово.
Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini."Но нет ничего иного," она закончилась внезапно.
Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini."Но няма нищо друго", завърши тя внезапно.
ona uymayacak, onu dinlemeyeceksin. Ona acımayacak, sevecenlik göstermeyecek, onu korumayacaksın.divinità dei popoli che vi circondano, vicini a te o da te lontani da una estremità all'altra della terra
ona uymayacak, onu dinlemeyeceksin. Ona acımayacak, sevecenlik göstermeyecek, onu korumayacaksın.너는 그를 좇지 말며 듣지 말며 긍휼히 보지 말며 애석히 여기지 말며 덮어 숨기지 말고
ona uymayacak, onu dinlemeyeceksin. Ona acımayacak, sevecenlik göstermeyecek, onu korumayacaksın.não consentirás com ele, nem o ouvirás, nem o teu olho terá piedade dele, nem o pouparás, nem o esconderás,
ona uymayacak, onu dinlemeyeceksin. Ona acımayacak, sevecenlik göstermeyecek, onu korumayacaksın.Ne engedj néki, és ne hallgass reá, ne nézz reá szánalommal, ne kíméld és ne rejtegesd õt;
ona uymayacak, onu dinlemeyeceksin. Ona acımayacak, sevecenlik göstermeyecek, onu korumayacaksın.Nepovoluj jemu, aniž ho poslouchej;neodpustíť mu oko tvé, aniž se slituješ, aniž zatajíš ho,
ona uymayacak, onu dinlemeyeceksin. Ona acımayacak, sevecenlik göstermeyecek, onu korumayacaksın.ne vdaj se mu, tudi ga ne poslušaj, in naj se ga ne usmili oko tvoje, da bi mu prizanesel ali pa ga skrival,
ona uymayacak, onu dinlemeyeceksin. Ona acımayacak, sevecenlik göstermeyecek, onu korumayacaksın.niin älä noudata hänen mieltään äläkä kuule häntä; älä sääli äläkä armahda häntä äläkä salaa hänen rikostansa,
ona uymayacak, onu dinlemeyeceksin. Ona acımayacak, sevecenlik göstermeyecek, onu korumayacaksın.no le consientas ni le escuches. Tu ojo no le tendrá lástima, ni tendrás compasión de él, ni lo encubrirás
ona uymayacak, onu dinlemeyeceksin. Ona acımayacak, sevecenlik göstermeyecek, onu korumayacaksın.да не се съгласиш с него нито да го слушаш, нито да го пощади окото ти, нито да го пожалиш нито да го укриеш;
ona uymayacak, onu dinlemeyeceksin. Ona acımayacak, sevecenlik göstermeyecek, onu korumayacaksın.то не соглашайся с ним и не слушай его; и да не пощадит его глаз твой, не жалей его и не прикрывай его,
ona uymayacak, onu dinlemeyeceksin. Ona acımayacak, sevecenlik göstermeyecek, onu korumayacaksın.לא תאבה לו ולא תשמע אליו ולא תחוס עינך עליו ולא תחמל ולא תכסה עליו׃
ona uymayacak, onu dinlemeyeceksin. Ona acımayacak, sevecenlik göstermeyecek, onu korumayacaksın.فلا ترض منه ولا تسمع له ولا تشفق عينك عليه ولا ترقّ له ولا تستره
ona uymayacak, onu dinlemeyeceksin. Ona acımayacak, sevecenlik göstermeyecek, onu korumayacaksın.你 不 可 依 從 他 、 也 不 可 聽 從 他 、 眼 不 可 顧 惜 他 、 你 不 可 憐 恤 他 、 也 不 可 遮 庇 他
ona uymayacak, onu dinlemeyeceksin. Ona acımayacak, sevecenlik göstermeyecek, onu korumayacaksın.你 不 可依從 他 、 也不可聽從 他 、 眼 不 可 顧惜 他 、 你 不 可 憐恤 他 、 也 不 可 遮庇他
‹‹Onlara bütün bunları söyleyeceksin ama seni dinlemeyecekler. Onları çağıracaksın ama yanıt vermeyecekler.A tak im budeš hovoriť všetky tieto slová, ale ťa nebudú počúvať, a keď budeš volať na nich, neozvú sa ti.
‹‹Onlara bütün bunları söyleyeceksin ama seni dinlemeyecekler. Onları çağıracaksın ama yanıt vermeyecekler.Dir-lhes-ás pois todas estas palavras, mas não te darão ouvidos; chamá-los-ás, mas não te responderão.
‹‹Onlara bütün bunları söyleyeceksin ama seni dinlemeyecekler. Onları çağıracaksın ama yanıt vermeyecekler.Gdy im będziesz mówił te wszystkie słowa, i ciebie nie usłuchają; a gdy na nich wołać będziesz, nie ozwąć się.
‹‹Onlara bütün bunları söyleyeceksin ama seni dinlemeyecekler. Onları çağıracaksın ama yanıt vermeyecekler.Ha elmondod nékik mind e szavakat, és nem hallgatnak reád, ha kiáltasz nékik, és nem felelnek néked:
‹‹Onlara bütün bunları söyleyeceksin ama seni dinlemeyecekler. Onları çağıracaksın ama yanıt vermeyecekler.In ko govoriš pred njimi vse te besede, te tudi ne poslušajo, in ko jih kličeš, ti ne odgovarjajo.
‹‹Onlara bütün bunları söyleyeceksin ama seni dinlemeyecekler. Onları çağıracaksın ama yanıt vermeyecekler.Když jim mluvíš všecka slova tato, ani tebe neposlouchají, a když voláš na ně, neohlašují se tobě.
‹‹Onlara bütün bunları söyleyeceksin ama seni dinlemeyecekler. Onları çağıracaksın ama yanıt vermeyecekler.네가 그들에게 이 모든 말을 할지라도 그들이 너를 청종치 아니 할 것이요 네가 그들을 불러도 그들이 네게 대답지 아니하리니
‹‹Onlara bütün bunları söyleyeceksin ama seni dinlemeyecekler. Onları çağıracaksın ama yanıt vermeyecekler.Når du siger dem alle disse Ord, hører de dig ikke, og kalder du på dem, svarer de dig ikke.
‹‹Onlara bütün bunları söyleyeceksin ama seni dinlemeyecekler. Onları çağıracaksın ama yanıt vermeyecekler.Si tu leur dis toutes ces choses, ils ne t`écouteront pas; Si tu cries vers eux, ils ne te répondront pas.
‹‹Onlara bütün bunları söyleyeceksin ama seni dinlemeyecekler. Onları çağıracaksın ama yanıt vermeyecekler.Tu dirai loro tutte queste cose, ma essi non ti ascolteranno; li chiamerai, ma non ti risponderanno
‹‹Onlara bütün bunları söyleyeceksin ama seni dinlemeyecekler. Onları çağıracaksın ama yanıt vermeyecekler."Tú, pues, les dirás todas estas palabras, pero no te escucharán; los llamarás, pero no te responderán
‹‹Onlara bütün bunları söyleyeceksin ama seni dinlemeyecekler. Onları çağıracaksın ama yanıt vermeyecekler.Затова, говори им всички тия думи, Но те няма да те послушат; Тоже извикай към тях, Но те не ще ти отговорят.
‹‹Onlara bütün bunları söyleyeceksin ama seni dinlemeyecekler. Onları çağıracaksın ama yanıt vermeyecekler.ודברת אליהם את כל הדברים האלה ולא ישמעו אליך וקראת אליהם ולא יענוכה׃
‹‹Onlara bütün bunları söyleyeceksin ama seni dinlemeyecekler. Onları çağıracaksın ama yanıt vermeyecekler.فتكلمهم بكل هذه الكلمات ولا يسمعون لك وتدعوهم ولا يجيبونك.
‹‹Onlara bütün bunları söyleyeceksin ama seni dinlemeyecekler. Onları çağıracaksın ama yanıt vermeyecekler.你 要 將 這 一 切 的 話 告 訴 他 們 、 他 們 卻 不 聽 從 、 呼 喚 他 們 、 他 們 卻 不 答 應
‹‹Onlara bütün bunları söyleyeceksin ama seni dinlemeyecekler. Onları çağıracaksın ama yanıt vermeyecekler.你 要 將這 一切 的 話告訴 他 們 、 他 們卻 不 聽從 、 呼喚 他 們 、 他 們卻 不 答應
Onlar, ahenkli melodileri dinlemeyi uyumsuz melodileri dinlemeye tercih ederler.Chúng thích nghe những giai điệu hòa hợp chứ không thích nghe giai điệu không hòa hợp.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod