Ve bu dergide ki amaç makaleleri okumaktı, müzik dinlemek ve yorumlamak.Scopul acestei reviste era să citească articole, să asculte muzica şi să încerce s-o interpreteze.
Ve bu dergide ki amaç makaleleri okumaktı, müzik dinlemek ve yorumlamak.Y el objetivo de esta revista fue el de leer los artículos, escuchar la música, e intentar interpretarlo.
Ve bu dergide ki amaç makaleleri okumaktı, müzik dinlemek ve yorumlamak.Ý nghĩa của tạp chí này là đọc bài viết, lắng nghe âm nhạc, và cố gắng giải thích nó.
Ve bu dergide ki amaç makaleleri okumaktı, müzik dinlemek ve yorumlamak.Смисълът на това списание беше да четеш статиите, да слушаш музиката и да се опитваш да го интерпретираш.
Ve bu dergide ki amaç makaleleri okumaktı, müzik dinlemek ve yorumlamak.Смысл его был в том, чтобы читать статьи, слушать музыку и пытаться интерпретировать.
Ve bu dergide ki amaç makaleleri okumaktı, müzik dinlemek ve yorumlamak.והכוונה של מגזין זה היתה לקרוא את המאמרים, לשמוע את המוסיקה, ולנסות לפרש אותה.
Ve bu dergide ki amaç makaleleri okumaktı, müzik dinlemek ve yorumlamak.الهدف من المجلة هو قراءة المقالات, الاستماع الى الموسقى ومحاولة فهمها.
Ve bu dergide ki amaç makaleleri okumaktı, müzik dinlemek ve yorumlamak.音楽を聴き、それを解釈するというもの 決まったことはひとつもありません
Ve bugün beni dinlemekte gösterdiğiniz incelik ve sabrınız için hepinize teşekkür ederim.Dziękuję za waszą uprzejmość i cierpliwość.
Ve bugün beni dinlemekte gösterdiğiniz incelik ve sabrınız için hepinize teşekkür ederim.En ik dank u voor uw vriendelijkheid en uw geduld bij het luisteren naar mij vanmiddag.
Ve bugün beni dinlemekte gösterdiğiniz incelik ve sabrınız için hepinize teşekkür ederim.E vi ringrazio per la vostra gentilezza e la pazienza che avete avuto nell'ascoltarmi.
Ve bugün beni dinlemekte gösterdiğiniz incelik ve sabrınız için hepinize teşekkür ederim.Je vous remercie tous pour la gentillesse et la patience avec laquelle vous m'avez écouté cet après-midi.
Ve bugün beni dinlemekte gösterdiğiniz incelik ve sabrınız için hepinize teşekkür ederim.오늘 오후 제 강연을 끝까지 들어주신 점 진심으로 감사 드립니다.
Ve bugün beni dinlemekte gösterdiğiniz incelik ve sabrınız için hepinize teşekkür ederim.Köszönöm a kedvességüket és a türelmüket, hogy meghallgattak.
Ve bugün beni dinlemekte gösterdiğiniz incelik ve sabrınız için hepinize teşekkür ederim.Obrigado e vão com Deus!
Ve bugün beni dinlemekte gösterdiğiniz incelik ve sabrınız için hepinize teşekkür ederim.Und ich danke Ihnen für Ihre Güte und Ihre Geduld mir heute Nachmittag zuzuhören.
Ve bugün beni dinlemekte gösterdiğiniz incelik ve sabrınız için hepinize teşekkür ederim.Vă mulțumesc pentru amabilitatea şi răbdarea cu care m-ați ascultat în această după masă.
Ve bugün beni dinlemekte gösterdiğiniz incelik ve sabrınız için hepinize teşekkür ederim.Và tôi cảm ơn lòng tốt và sự kiên nhẫn của các bạn vì đã lắng nghe tôi vào buổi chiều hôm nay.
Ve bugün beni dinlemekte gösterdiğiniz incelik ve sabrınız için hepinize teşekkür ederim.Y le doy las gracias por su amabilidad y paciencia para escucharme esta tarde.
Ve bugün beni dinlemekte gösterdiğiniz incelik ve sabrınız için hepinize teşekkür ederim.Και σας ευχαριστώ για την καλοσύνη σας και την υπομονή σας να με ακούσετε αυτό το απόγευμα.
Ve bugün beni dinlemekte gösterdiğiniz incelik ve sabrınız için hepinize teşekkür ederim.И ви благодаря за добротата и вашето търпение за да ме изслушате този следобяд.
Ve bugün beni dinlemekte gösterdiğiniz incelik ve sabrınız için hepinize teşekkür ederim.Я благодарю вас за то, что вы были так добры, что терпеливо слушали меня сегодня.
Ve bugün beni dinlemekte gösterdiğiniz incelik ve sabrınız için hepinize teşekkür ederim.ואני מודה לכם על טוב לבכם ועל הסבלנות בהקשבה לי בצהריים האלו.
Ve bugün beni dinlemekte gösterdiğiniz incelik ve sabrınız için hepinize teşekkür ederim.وأشكركم للطفكم ولسعة صدركم باستماعكم لي هذا المساء.
Ve bugün beni dinlemekte gösterdiğiniz incelik ve sabrınız için hepinize teşekkür ederim.皆様の幸運をお祈りします
Ve bu sessizliğin içinden gelen şeylerden biridir, birbirini dinlemek.Acesta este unul din acele lucruri care s-au desprins din liniște, această ascultare reciprocă.
Ve bu sessizliğin içinden gelen şeylerden biridir, birbirini dinlemek.A to je jedna z těch věcí, které pocházejí z ticha, naslouchání jeden druhému.
Ve bu sessizliğin içinden gelen şeylerden biridir, birbirini dinlemek.C'est une des choses qui viennent du silence, l'écoute mutuelle.
Ve bu sessizliğin içinden gelen şeylerden biridir, birbirini dinlemek.Dat is een van die dingen die uit de stilte tevoorschijn kwamen, het naar elkaar luisteren.
Ve bu sessizliğin içinden gelen şeylerden biridir, birbirini dinlemek.Ed è una di quelle cose che nascono dal silenzio, l'ascolto reciproco.
Ve bu sessizliğin içinden gelen şeylerden biridir, birbirini dinlemek.És ez az egyik dolog, ami a csend eredménye volt, egymás meghallgatása.
Ve bu sessizliğin içinden gelen şeylerden biridir, birbirini dinlemek.I to jedna z tych rzeczy, które wynikają z ciszy, słuchanie się wzajemnie.
Ve bu sessizliğin içinden gelen şeylerden biridir, birbirini dinlemek.Jednou z vecí, ktorá vychádza z mlčania, je počúvať jeden druhého.
Ve bu sessizliğin içinden gelen şeylerden biridir, birbirini dinlemek.이 또한 침묵에서 나올 수 있는 것입니다. 서로의 말에 귀 기울이는 것 말이죠.
Ve bu sessizliğin içinden gelen şeylerden biridir, birbirini dinlemek.Och det var en av de saker som tystnaden belyste, lyssnadet mellan personer.
Ve bu sessizliğin içinden gelen şeylerden biridir, birbirini dinlemek.Uma das coisas que vêm do silêncio, ouvirmo-nos uns aos outros.
Ve bu sessizliğin içinden gelen şeylerden biridir, birbirini dinlemek.Und das ist eines der Dinge, die aus meinem Schweigen folgten, das Einander-Zuhören.
Ve bu sessizliğin içinden gelen şeylerden biridir, birbirini dinlemek.Y es una de esas cosas que surgen del silencio, escuchar a los demás.
Ve bu sessizliğin içinden gelen şeylerden biridir, birbirini dinlemek.И това е едно от нещата, които се появиха от тишината, как да се изслушваме един друг.
Ve bu sessizliğin içinden gelen şeylerden biridir, birbirini dinlemek.Это одна из тех вещей: которым я научился, пребывая в молчании — умению слушать друг друга.
Ve bu sessizliğin içinden gelen şeylerden biridir, birbirini dinlemek.וזה אחד מהדברים שיצאו מתוך השתיקה, ההקשבה אחד לשני.
Ve bu sessizliğin içinden gelen şeylerden biridir, birbirini dinlemek.وهذا بعض ما ينتج عن السكوت، استماعنا لبعضنا البعض.
Ve bu sessizliğin içinden gelen şeylerden biridir, birbirini dinlemek.お互いに耳を傾けることです 本当に、とても重要です-
Venüs Projesi hakkındaki eleştrilerinizi dinlemek istiyoruz.Acogemos sus críticas al Proyecto Venus.
Venüs Projesi hakkındaki eleştrilerinizi dinlemek istiyoruz.Apreciem critica Proiectului Venus.
Yani hayatım dinlemekle geçiyor.Also lebe ich, um zuzuhören.
Yani hayatım dinlemekle geçiyor.Deci, eu trăiesc pentru a asculta.
Yani hayatım dinlemekle geçiyor.Élek hallgatni.
Yani hayatım dinlemekle geçiyor.Eu vivo para ouvir.
Yani hayatım dinlemekle geçiyor.Ik leef om te luisteren.
Yani hayatım dinlemekle geçiyor.Jadi saya hidup untuk mendengarkan.
Yani hayatım dinlemekle geçiyor.Jeg lever for at lytte.
Yani hayatım dinlemekle geçiyor.Je vis donc pour écouter.
Yani hayatım dinlemekle geçiyor.Proto žiji, abych poslouchal.
Yani hayatım dinlemekle geçiyor.Quindi vivo per ascoltare.
Yani hayatım dinlemekle geçiyor.Så jag lever för att lyssna.
Yani hayatım dinlemekle geçiyor.Takže žijem, aby som počúval.
Yani hayatım dinlemekle geçiyor.Vì thế mà tôi sống để nghe.
Yani hayatım dinlemekle geçiyor.Vivo para escuchar.
Yani hayatım dinlemekle geçiyor.Żyję po to żeby słuchać.