Ana içeriğe geç
Sözlük

dinleme ile cümle

dinleme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Birisi dedi ki, " Bunu dinlemen lazım. "قال أحدهم, "يجب أن تستمع لهذا."
Birisi dedi ki, " Bunu dinlemen lazım. "こんな内容でした
Birisinin telefonunu dinlemeli miyiz? Görüntülerini kaydetmeli miyiz?Трябва ли да подслушваме нечий телефон?
Biri sizin ne hissettiğinizi hissetmeli. Ve biri sizi izlemeli ve dinlemeli.Ему необходимо, чтобы к нему проявили сочувствие, чтобы его выслушали.
Bir kişinin beyninin büyük bir kısmı, dinleme ve hikâye anlatma sırasında aktive edilir.Gran parte del cerebro humano se activa al escuchar y al contar una historia.
Bir kişinin beyninin büyük bir kısmı, dinleme ve hikâye anlatma sırasında aktive edilir.인간 뇌의 많은 부분은 이야기를 듣거나, 말하는 과정에서 활성화 됩니다.
Bir kişinin beyninin büyük bir kısmı, dinleme ve hikâye anlatma sırasında aktive edilir.O zonă imensă a creierului uman e activată în timpul ascultării și relatării unei povestiri.
Bir kişinin beyninin büyük bir kısmı, dinleme ve hikâye anlatma sırasında aktive edilir.Una vasta porzione del cervello umano viene attivata durante l'ascolto e il racconto di una storia.
Bir kişinin beyninin büyük bir kısmı, dinleme ve hikâye anlatma sırasında aktive edilir.Une vaste partie du cerveau d'une personne est activée lorsqu'elle écoute ou raconte une histoire.
Bir kişinin beyninin büyük bir kısmı, dinleme ve hikâye anlatma sırasında aktive edilir.Голяма част от човешкия мозък се активира при слушането и разказването на истории.
Bir kişinin beyninin büyük bir kısmı, dinleme ve hikâye anlatma sırasında aktive edilir.Огромная часть мозга активизируется, когда человек слушает или рассказывает историю.
Boğazını bu silah görüyor musunuz? En son Dinlemek için gidiyoruz şey당신은 당신의 목구멍에서이 총을 보이나요? 마지막으로 당신이 듣고가는 것
Boğazını bu silah görüyor musunuz? En son Dinlemek için gidiyoruz şeyהאם אתה רואה את האקדח הזה על הצוואר שלך? האחרון מה אתה הולך לשמוע
Boğazını bu silah görüyor musunuz? En son Dinlemek için gidiyoruz şey私は、トリガーを引いている。彼はどこにありますか? あなたの友達イワンは、私が話しているのか知っている!
Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir.A oni, už či počujú a či nechajú, lebo sú spurný dom; ale zvedia, že bol prorok medzi nimi.
Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir.Již oni slyšte neb nechte: Že dům zpurný jsou. Ať vědí, že prorok byl u prostřed nich.
Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir.그들은 패역한 족속이라 듣든지 아니 듣든지 그들 가운데 선지자 있은 줄은 알지니라
Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir.Niech oni słuchają albo nie, gdyż domem odpornym są, przecież niech wiedzą, że prorok był w pośrodku ich.
Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir.Õk pedig vagy hallják, vagy nem hallják, mivelhogy pártos ház, hadd tudják meg, hogy próféta volt köztük.
Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir.Будут ли они слушать, или не будут, ибо они мятежныйдом; но пусть знают, что был пророк среди них.
Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir.послушали или непослушали, (защото е бунтовен дом), пак те ще познаят, че е имало пророк всред тях.
Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir.והמה אם ישמעו ואם יחדלו כי בית מרי המה וידעו כי נביא היה בתוכם׃
Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir.وهم ان سمعوا وان امتنعوا. لانهم بيت متمرد. فانهم يعلمون ان نبيا كان بينهم.
Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir.他 們 或 聽 、 或 不 聽 、 ( 他 們 是 悖 逆 之 家 ) 必 知 道 在 他 們 中 間 有 了 先 知
Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir.他 們或聽 、 或 不 聽 、 ( 他 們是 悖逆 之 家 ) 必 知道 在 他 們中間 有 了 先知
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Ăsta e un concept pe care l-am introdus pentru a asculta plângerile și revendicările.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Bevezettem azt az elgondolást, hogy odafigyelünk a panaszokra, a sérelmekre.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.C'est un concept que j'ai introduit pour écouter les réclamations et les plaintes.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Das ist ein Konzept, das ich eingeführt habe, den Beschwerden zuhören, dem Kummer zuhören.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Đây là ý tưởng tôi đưa ra để lắng nghe những phàn nàn, kêu ca.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Este es un concepto que introduje para escuchar los reclamos, las quejas.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.E' un concetto che ho introdotto per ascoltare i reclami, per ascoltare le lagnanze,
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Foi um conceito que introduzi para ouvir reclamações, ouvir queixas.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Ik voerde deze idee in om naar klachten en verzuchtingen te luisteren.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.제가 소개했던 개념으로 불평과 불만을 듣는 것입니다.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Sebuah konsep yang saya perkenalkan untuk mendengarkan pengaduan dan keluhan.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Tento koncept jsem zavedla, abychom vyslyšeli stížnosti a mrzutosti.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Tento koncept som zaviedla, aby sme vypočuli sťažnosti a mrzutosti.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.To koncept przedstawiony przeze mnie by słuchać zażaleń, skarg.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Είναι μια έννοια την οποία εισήγαγα να ακούω τα παράπονα, να ακούω τις αδικίες.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Това е концепция, която представих, за да слушам оплакванията, за да чуя тъжбите.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Ця ідея яку я запропонувала, щоб вислуховувати скарги, і дізнаватись про невдоволення.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.Это новшество я ввела, чтобы слышать жалобы и узнавать о конфликтах.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.הכנסתי אותה כדי להקשיב לתלונות, להקשיב למצוקות.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.هذا هو المفهوم الذي عرضته للاستماع الى الإنتقادات ، والاستماع إلى الشكاوي.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.不平不満を聞き入れる為でした これは魔法の箱でした
Bu bir dinleme bilimi.C'est une science de l'écoute.
Bu bir dinleme bilimi.Das ist eine Kunst des Zuhörens.
Bu bir dinleme bilimi.Đây là khoa học về sự lắng nghe.
Bu bir dinleme bilimi.Esta é uma ciência de saber ouvir.
Bu bir dinleme bilimi.Esto es la ciencia de escuchar.
Bu bir dinleme bilimi.Het is een luisterwetenschap.
Bu bir dinleme bilimi.Jazz-ul e ştiinţa de a asculta.
Bu bir dinleme bilimi.Je to věda o poslouchání.
Bu bir dinleme bilimi.이것은 그냥 말 그대로 듣기만 하는 거죠.
Bu bir dinleme bilimi.Questa è la scienza dell'ascolto.
Bu bir dinleme bilimi.To jest nauka słuchania.
Bu bir dinleme bilimi.Toto je veda o počúvaní.
Bu bir dinleme bilimi.Ведь это — целая наука.
Bu bir dinleme bilimi.Това е науката за изслушването.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod