Ana içeriğe geç
Sözlük

dinleme ile cümle

dinleme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Atalarınızı Mısırdan çıkardığım günden bu yana sözümü dinlemeleri için onları defalarca uyardım.因為 我 將 你 們列祖 從 埃及 地領 出來 的 那 日 、 直 到 今日 、 都 是 從 早起來 、 切切 誥誡 他 們 、 說 、 你 們當聽從 我的話
Bakın size, eğleneceğiniz bir tanesi, Size dinleme pozisyonlarından bir örnek vereceğim:Les daré un ejemplo de posturas para escuchar:
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.그들이 등을 내게로 향하고 얼굴을 내게로 향치 아니하며 내가 그들을 가르치되 부지런히 가르칠지라도 그들이 교훈을 듣지 아니하며 받지 아니하고
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.ויפנו אלי ערף ולא פנים ולמד אתם השכם ולמד ואינם שמעים לקחת מוסר׃
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.وقد حولوا لي القفا لا الوجه وقد علّمتهم مبكرا ومعلّما ولكنهم لم يسمعوا ليقبلوا ادبا.
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.他 們 以 背 向 我 、 不 以 面 向 我 . 我 雖 從 早 起 來 教 訓 他 們 、 他 們 卻 不 聽 從 、 不 受 教 訓
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.他 們以 背向 我 、 不 以 面向 我 . 我 雖從 早起 來教訓 他 們 、 他 們卻 不 聽從 、 不 受 教訓
Barcelona'da Marcos, tezgahtarların yazıcıyı değiştirme tavsiyelerini dinlemedi.V Barceloně, Marcos neposlech rady obchodníků, nahradit jeho tiskárnu novou.
Barcelona'da Marcos, tezgahtarların yazıcıyı değiştirme tavsiyelerini dinlemedi.Στη Βαρκελώνη, ο Μάρκος δεν ακολούθησε τις συμβουλές των καταστηματαρχών να αντικαταστήσει τον εκτυπωτή του.
Başka bir kişinin mektubunu okumak veya başka bir kişinin telefonunu dinlemek mümkün değildir.Está prohibido leer la correspondencia de otras personas o escuchar las conversaciones ajenas.
Başka bir kişinin mektubunu okumak veya başka bir kişinin telefonunu dinlemek mümkün değildir.Ett brev som tillhör en annan person får inte läsas och en annan persons telefonsamtal får inte avlyssnas.
Başka bir kişinin mektubunu okumak veya başka bir kişinin telefonunu dinlemek mümkün değildir.Toisen henkilön kirjettä ei saa lukea eikä toisen puhelua saa kuunnella.
Başka bir kişinin mektubunu okumak veya başka bir kişinin telefonunu dinlemek mümkün değildir.Нельзя читать письма или подслушивать разговоры других людей.
Başka bir kişinin mektubunu okumak veya başka bir kişinin telefonunu dinlemek mümkün değildir.فلا يجوز لأي شخص أن يطلع على مراسلات الآخرين أو التصنت على اتصالاتهم.
Başka bir kişinin mektubunu okumak veya başka bir kişinin telefonunu dinlemek mümkün değildir.在芬兰登记了居住地的其他欧盟国家公民,只要提前注册了投票权(äänioikeusrekisteri),
Başkalarını dinleme, sadece bana güven. Allah'ım!N'écoutez pas les autres, faites-moi confiance à moi.
Başkalarını dinleme, sadece bana güven.Ne hallgasson másra, csak bennem bízzon.
Başkalarını dinleme, sadece bana güven.Μην ακούς άλλους ανθρώπους. Πίστεψε μόνο εμένα.
Başkalarını dinleme, sadece bana güven.لا تستمع الى الاشخاص الاخرين ثق فقط بي
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Ich weiß, dass es unwahrscheinlich langweilig ist, etwas über das Glück anderer Leute zu hören.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Ik weet dat het ongelooflijk saai is om te horen over andermans geluk.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Je sais que c'est incroyablement ennuyeux d'entendre parler du bonheur des autres.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.다른 이의 행복에 대해 듣는 것이 얼마나 지루한 일인지 정도는 알고 있으니까요.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Sei que é incrivelmente aborrecido ouvir falar da felicidade dos outros. (Risos)
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.So che è proprio noioso sentir parlare delle gioie degli altri.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Știu că este incredibil de plictisitor să ți se vorbească despre fericirile altor oameni.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Tôi biết sẽ vô cùng nhàm chán khi phải nghe về những niềm hạnh phúc của người khác.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Wiem, że słuchanie opowieści o szczęściu innych ludzi jest niebywale nudne.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Ya sé lo verdaderamente aburrido que es escuchar sobre la felicidad de otras personas.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Знам, че е изключително скучно да слушаш за щастието на другите хора.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Я знаю, что ужасно скучно слушать о счастье других людей.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Я знаю, що неймовірно нудно слухати про щастя інших людей.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.אני יודע שזה ממש משעמם לשמוע על אושר של אנשים אחרים.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.أعلم بأنه من الممل بشكل فضيع أن تسمع عن سعادة غيرك من الناس
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.(笑い)
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.Azt mondtam az elején, elveszítjük hallgatási képességünket.
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.Di awal ceramah ini, saya mengatakan kita kehilangan pendengaran kita.
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.En el comienzo dije que estamos perdiendo nuestra capacidad de escucha.
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.Eu disse no início que estamos a perder a capacidade de ouvir.
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.I begyndelsen sagde jeg, at vi mister vores lytning.
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.Jag sade i början att vi håller på att förlora vårt lyssnande.
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.Je disais au début, nous perdons la capacité d"écouter.
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.제가 처음에 우린 점점 더 듣는법을 잃고 있다고 말했죠.
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.La început am spus că nu mai știm să ascultăm.
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.Na początku mówiłem, że zatracamy zmysł słuchania.
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.Na začátku jsem řekl, že ztrácíme schopnost naslouchat.
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.Na začiatku som povedal, že strácame schopnosť načúvať.
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.Như tôi nói lúc đầu, chúng ta đang mất đi sự lắng nghe của mình.
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.Prima, iniziando, ho detto che stiamo perdendo la capacità di ascoltare.
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.Zu Beginn sagte ich, wir verlieren unser Hören.
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.Είπα στην αρχή πως χάνουμε την ικανότητα ν' ακούμε.
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.Казах в началото, че ние губим нашата способност да слушаме.
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.Как я уже сказал, мы теряем способность слушать.
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.На початку я сказав, що ми втрачаємо слухання.
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.אמרתי בהתחלה, שאנחנו מאבדים את יכולת ההקשבה שלנו.
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.لقد قلت في البداية اننا نفقد حاسة السمع ..
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.なぜこんなことを言ったのかって?
Bayanlar genellikle genişleyici dinleme yaparlar.A nők általában kiterjedten hallgatnak.
Bayanlar genellikle genişleyici dinleme yaparlar.En général, les femmes écoutent de façon partagée,
Bayanlar genellikle genişleyici dinleme yaparlar.Femeile de obicei ascultă expansiv.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod