‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.Nhưng dân_sự ta không khứng nghe tiếng ta , Y-sơ-ra-ên không muốn vâng theo ta .
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi."Pero mi pueblo no escuchó mi voz; Israel no me quiso a mí
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.Sono io il Signore tuo Dio, che ti ho fatto uscire dal paese d'Egitto; apri la tua bocca, la voglio riempire
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.Tapi umat-Ku tak mau mendengarkan Aku, Israel tak mau taat kepada-Ku
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.Αλλ' ο λαος μου δεν ηκουσε της φωνης μου, και ο Ισραηλ δεν επροσεξεν εις εμε.
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.Но людете Ми не послушаха гласа Ми; Израил не Ме искаше.
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.ולא שמע עמי לקולי וישראל לא אבה לי׃
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.فلم يسمع شعبي لصوتي واسرائيل لم يرض بي.
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.無 奈 我 的 民 不 聽 我 的 聲 音 . 以 色 列 全 不 理 我
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.無奈 我 的 民 不 聽 我 的 聲音 . 以色列 全 不 理我
Ama işte, içimizdeki o yerin sesini dinlemek, inanılmaz bir cesaret gerektiriyor.Ma serve moltissimo coraggio per ascoltare quel luogo interiore, perché tutto il mondo ti sta dicendo:
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin. Dinlemek mi?Neyi dinliyim?교감 선생님, 그게 아이고요. 제발 좀 들어 보세요. 듣긴 뭘 들어?
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin. Dinlemek mi?Neyi dinliyim?.אבל סגן המנהל, בבקשה תקשיב לי<BR>?להקשיב? להקשיב למה
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin. Dinlemek mi?Neyi dinliyim?لكن نائب المدير , هذا ليس كذلك . أرجوك أستمع لي أستمع , أستمع إلي ماذا ؟
Ama müdür yardımcısı olay göründüğü gibi değil.Lütfen beni dinleyin. Dinlemek mi?Neyi dinliyim?スンジョ君 気にしないで 行って勉強しなさい
Ama onlara dikkatini vermiyor. O, okumayı ve genelde klasik müzik dinlemeyi seviyor.Aber,er beachtet sie nicht.Er mag es gerne zu lesen und hört Klassische Musik.
Ama onlara dikkatini vermiyor. O, okumayı ve genelde klasik müzik dinlemeyi seviyor.Nhưng anh ấy không để ý đến các cô gái khác.
Ama onlara dikkatini vermiyor. O, okumayı ve genelde klasik müzik dinlemeyi seviyor.אבל הוא לא שם לב לזה. הוא נהנה מלקרוא ולשמוע מוזיקה קלאסית
Ama onlara dikkatini vermiyor. O, okumayı ve genelde klasik müzik dinlemeyi seviyor.ولكنه لا يعرهم أى إهتمام. إنه يستمتع بالقراءة و الموسيقى الكلاسيكية
Ama onlara dikkatini vermiyor. O, okumayı ve genelde klasik müzik dinlemeyi seviyor.テニスもとっても上手くて たくさんの試合に勝ってるんです
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Aber als sie in den Wind hören, begann sie auf etwas anderes zu hören.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Ale ako ona počúvala vietor začala počúvať niečo iné.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Ale jak ona poslouchala vítr začala poslouchat něco jiného.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Ale jak ona słuchając wiatru zaczęła słuchać czegoś innego.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Ampak, kot je bila poslušal veter je začela poslušati nekaj drugega.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Dar, aşa cum ea a fost asculta vântul a început să asculte altceva.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.De ahogy hallgattam a szél kezdte hallgatni valami mást.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.그러나 그녀가 바람을 듣고으로 그녀는 뭔가 들어 시작했습니다.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Maar als ze was te luisteren naar de wind begon ze te luisteren naar iets anders.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Mais comme elle était en écoutant le vent, elle a commencé à écouter autre chose.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Ma mentre stava ascoltando il vento ha cominciato ad ascoltare qualcosa di diverso.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Mas como ela estava ouvindo o vento começou a ouvir outra coisa.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Men da hun lyttede til vinden begyndte hun at lytte til noget andet.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Men när hon lyssnade till vinden hon började lyssna på något annat.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Mutta kun hän kuunteli tuulen hän alkoi kuunnella jotain muuta.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Nhưng khi cô ấy lắng nghe trong gió, cô bắt đầu lắng nghe cái gì khác.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Pero cuando estaba escuchando el viento empezó a escuchar a otra cosa.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Tapi saat ia mendengarkan angin ia mulai mendengarkan sesuatu yang lain.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Όμως, όπως ήταν ακούει τον άνεμο άρχισε να ακούσετε κάτι άλλο.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Але коли вона слухала вітер, вона стала прислухатися до чогось ще.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Но когда она слушала ветер, она стала прислушиваться к чему-то еще.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.Но тъй като тя е слушане на вятъра, тя започва да слуша нещо друго.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.אבל כמו שהיא מקשיבה לרוח היא החלה להקשיב למשהו אחר.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.ولكن لأنها كان يستمع إلى الرياح بدأت في الاستماع إلى شيء آخر.
Ama o rüzgar dinlerken o başka bir şey dinlemek için başladı.最初は彼女はほとんどそれを区別することができなかったので、彼女は、それが何であったか知りませんでした
Ama şişman ve çirkin bir kızın... ...şarkısını dinlemek isterseniz...Ale jeśli chcecie posłuchać... jak śpiewa ta brzydka, gruba dziewczyna...
Ama şişman ve çirkin bir kızın... ...şarkısını dinlemek isterseniz...De ha akarjátok hallani... ...hogy énekel ez a csúnya, kövér lány...
Ama şişman ve çirkin bir kızın... ...şarkısını dinlemek isterseniz... Lütfen, ilk ve son kez.Ma se volete sentire... quella ragazza grassa e brutta... rimanete a sentirmi solo per stasera.
Ama şişman ve çirkin bir kızın... ...şarkısını dinlemek isterseniz...Mais si tu veux entendre... ...la fille grosse et laide chanté...
Ama şişman ve çirkin bir kızın... ...şarkısını dinlemek isterseniz...Nhưng nếu các bạn muốn nghe... ...người con gái xấu xí béo phì kia hát...
Ama şişman ve çirkin bir kızın... ...şarkısını dinlemek isterseniz...Pero si quieren escuchar... esa gorda, fea chica cantando...
Ama şişman ve çirkin bir kızın... ...şarkısını dinlemek isterseniz...Pero si quieren escuchar... esa gorda, fea chica cantando...
Ama şişman ve çirkin bir kızın... ...şarkısını dinlemek isterseniz...إذا كنتم تريدوا سماع تلك البنت القبيحة السمينة تغني
Ama tabiki dinlemezler.Aber natürlich haben sie es nicht getan.
Ama tabiki dinlemezler.Ale ich nie słuchano.
Ama tabiki dinlemezler.Ale samozrejme, oni nepočúvajú.
Ama tabiki dinlemezler.Dar bineînțeles că lor nu le pasă.
Ama tabiki dinlemezler.하지만 물론, 그들은 듣지 않았습니다.
Ama tabiki dinlemezler.Maar natuurlijk luisterden ze niet.
Ama tabiki dinlemezler.Mais bien sûr, ils n'ont pas écouté.