Ana içeriğe geç
Sözlük

dinleme ile cümle

dinleme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Saruman bu iyiliği karşılıksız bırakmış, sadece dinlemekle yetinmiştir.德宜言宜聽收贖,所釋甚眾。
Licensed to Ill, Ölmeden Önce Dinlemeniz Gereken 1001 Albüm kitabında da yer almaktadır.这张专辑也被《离世前必听的1001张专辑(英语:1001 Albums You Must Hear Before You Die)》收录其中。
Herkes onun kendisini dinlemek ister.所有人都应该对自己感到满意。
Kral da mecburen dinlemek zorunda kalır.他們聽見王的話就去了。
Saraybosna'da, yüzyıllar öncesinde kalan büyük bir aşkın öyküsünü dinlemeye başlarlar.參見維基文庫中 提及前4年的原始文獻
Ama Şeyma onu dinlememiştir.帝不聽其去。
Dört bölümden oluşur: Okuma, Dinleme, Konuşma ve Yazma.CAEL分为四个部分:口语、阅读、听力和写作。
Öğrencilere dinleme ve okuma alışkanlığı kazandırmak.受家庭影響,養成愛讀書的習慣。
Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi severdi.他喜欢登山、飞行、航海、骑自行车和音乐。
Kitap okumayı, müzik dinlemeyi ve yürüyüşü seviyor.興趣是听音乐、散步。
Müzik dinlememe izin yoktu.음악을 듣는 것은 허락되지 않았다.
Fakat bu Haçlılar onun öğütlerini dinlemeyip kendi bildiklerini yapmaya koyuldular.관군은 이시애에게 대궐에 나아가 자수(自首)할 것을 권하였으나 듣지 않았다.
Ama Fransız kralı onu dinlemedi.그러나 초 문왕은 듣지 않았다.
Ama beni dinlemedi.그러나 중이는 듣지 않았다.
Kendisi herhangi bir işlemde bulunmadan sadece dinleme/gözlem halindeki alıcılardır.어떤 행위에 참여하고 있는 사람들(행위자)는 그것에 참여하지 않는 사람들과(관찰자) 다르게 본다는 것이다.
Gıybet ve İftira haram olduğu gibi bunları dinlemek de haramdır.언의(言議)는 말의 다른 말이며, 일반 사전적인 뜻은 '사람들 사이에서 전(傳)하여 들리는 말'이다.
Müzik dinlemek en sevdiği şey.좋아하는 과목은 음악.
Kullanım amacı bir ortamı gizlice dinlemektir.목표 설정은 암묵적으로 학습을 억제하는 결점을 가진다.
Bundan maksat, muhatabı kızdırmadan sözü dinlemesini sağlamaktır.자공은 집정이 된 자신의 말에 백관들이 복종하도록 맹세를 강요했으나, 자산의 말을 듣고 그만두었다.
W. Wundt’un dersleri o kadar popülerdi ki bir keresinde dersini dinlemeye gelen 600 kişi vardı.칼 린네의 강의는 인기가 있어 300여명의 학생들을 대상으로 강의를 하곤 했다.
Per l'ultima volta! - "Ah, son bir defa daha" ); fakat Prens onları dinlemez.가출했다가 돌아왔을 때 아버지는 "첫째, 남의 물건은 티끌 하나도 탐내지 마라.
Ama Şeyma onu dinlememiştir.그러나 그들은 그의 말을 듣지 않았다.
Gizlice dinlemeyi sevmiyor.하지만 본인이 귀엽다는 소리를 듣는 건 싫어한다.
Kral da mecburen dinlemek zorunda kalır.그러자 왕은 만류하며 사건을 수습한다.
Otho'yu kendi yatak odasına saklar ve ona bu odada olacak konuşmaları çok dikkatle dinlemesi talimatını verir.아라비스는 그 방에 숨어서 모든 계획을 엿듣게 된다.
Ama o her zaman şamanı dinlemez.그렇다고 그가 코미디언은 결코 아니었습니다.
Herkes onun kendisini dinlemek ister.주님 자신은, 그 분은 모든 것을 들으신다.
Eğer bu tür müzikler dinlemeseydim, şu anda yaptıklarımı yapamazdım." dedi.אם לא המוזיקה הזו, לא הייתי יכול לעשות את מה שאני עושה עכשיו".
Müzik dinlememe izin yoktu.האם הם לא שומעים את המוזיקה שלי?
1934'te, BBC'nin radyo programı olan Radio Times, program dinlemek için 24 saatlik zamanı kullandı.ב-1934 עבר כתב העת Radio Times המפרט את התוכניות של ה-BBC לשעון בן 24 שעות.
Ama beni dinlemedi.והוא לא הגיב.
Per l'ultima volta! - "Ah, son bir defa daha" ); fakat Prens onları dinlemez.בעיצומה של האינתיפאדה הראשונה קרא: "לא עוד 'ראשונים תמיד אנחנו' בלי לשאול לאן".
Ama o her zaman şamanı dinlemez.יחד עם זאת הוא מעולם לא סלח לפרייזר.
Ama Fransız kralı onu dinlemedi.השלטון הצרפתי לא התקבל בברכה.
Herkes onun kendisini dinlemek ister.הוא מבקש מכולם למחול לו.
Ray bunları dinlemek ister ve Morrison ona Moonlight Drive şarkısını söyler.בתגובה, מוריסון השמיע למנזרק את השיר "Moonlight Drive".
Kitap okumayı, müzik dinlemeyi ve yürüyüşü seviyor.היא אהבה לקרוא, בעיקר על בגדים ונסיעות.
Otuz yıl boyunca aklımın emirleri dışında hiçbir şey dinlemedim.מפקד אשר בשלושים וארבע שנות חייו לא החסיר אף מערכה ממערכות עמו.
Ama Şeyma onu dinlememiştir.לא שומעים אותה מדברת.
Dinleme Cihazları.בעיות שמיעה.
Erek, şehirde yazları çalışmakta, okulda ise derslerini dinlemektedir.את חודשי הקיץ בלה בגרמניה בה למד ייעור.
Dört bölümden oluşur: Okuma, Dinleme, Konuşma ve Yazma.אסטרטגית למידה תתבטא בארבע צורות של השפה: קריאה, דיבור, האזנה וכתיבה.
Sadece çok çeşitli bir müzik dinleme zevkim var...Просто имам много разнообразен вкус за музика ...
Tom dinlemez aksine müzik devam eder.След края на войната следва музика.
Kral da mecburen dinlemek zorunda kalır.Кралят е принуден да се съгласи.
Müzik dinlememe izin yoktu.Няма музикално образование.
Bir kör dinleme Regina sung şarkı Tina Karol «Nochen'ka».По-сляпо слушане Реджина пееше песента на Тина Карол „Ноченька“.
Babalarının hikayesini ilk başta dinlemek istemiyorlardı.Отначало не чува нищо за родителите си.
Punk-rock dinlemektedir.Готик рок звученето също оказва влияние.
Onu dinleme.Nesiklausyk jo.
Onu dinleme.Nesiklausyk jos.
Herkes onun kendisini dinlemek ister.Всеки зар се играе за себе си.
Konuşma bütün seslerin beraber çalışmasıyla algılanır (görme, dokunma ve yüz hareketini dinleme).Те могат да изучат говора на чуващите чрез другите сетива (визуално, тактилно).
Dinleme Cihazları.Радиоприемни устройства.
Okumaya, not tutmaya, dersleri dinlemeye ve öğrendiklerini tartışmaya eğilimlidirler.Възприемат по-лесно като четат, си водят записки, слушат лекции, участват в дискусии и дебати.
Reach out şarkı sözü için buraya konser kaydını dinlemek için buraya tıklayın.Кликнете тук, за да чуете химна
Çocukluğu yatağında annesinin anlattığı İrlanda masalları ve korku hikâyelerini dinlemekle geçti.Първоначално децата се възпитават вкъщи, където майката им разказва истории и ирландски приказки.
Stetoskop ile vücuttaki sesleri dinleme işine oskültasyon (auscultation) denir.Процесът на преслушване със стетоскоп се нарича аускултация.
Kimse benim fikirlerimi dinlemek istemiyor.Никой не иска да чуе моите идеи.
Şimdi bunu dinlemek için havanda olmayabilirsin ama sana önemli bir şey söylemem gerekiyor.Сега може и да не си в настроение да чуеш това, но трябва да ти кажа нещо много важно.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod