Ana içeriğe geç
Sözlük

dinleme ile cümle

dinleme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Punk-rock dinlemektedir.Елізіум — панк-рок гурт.
Homer'ın kilisede futbol maçını dinlemesi, Keith Jackson'a dayanmaktadır.Голос футбольного коментатора, якого слухає Гомер, нагадує Кіта Джексона.
Basê, kasetleri çıkarmış ve onları dinlemektedir.Курт знаходить сигнал і прослуховує його запис.
Devlette gevşeklik ve zayıflık baş gösterince emirleri dinlemez oldu.Авраам, не вагаючись, послухався.
Öğrencilere dinleme ve okuma alışkanlığı kazandırmak.Допомагав дітям освоювати читання і математику.
Ama Fransız kralı onu dinlemedi.Проте король Франції не виконав свою обіцянку.
Tom canlı müzik dinlemeyi sever.Том полюбляє слухати живу музику.
Beni dinlemek zorundasın.Ти мусиш мене послухати.
O dinlemez.Він не слухає.
O dinlemez.Вона не слухає.
Tom hiç kimseyi dinlemez.Том нікого не слухає.
Fakat şimdi her kim dinlemeye kalkacak olursa, kendini gözetleyen yakıcı bir ışık bulur.' "A komu je přikázáno se do nich podívati, ten se nazývá Vidoucím."
Müzik dinlememe izin yoktu.Nesměl jsem poslouchat hudbu.
Ama beni dinlemedi.Neposlechl jsem ho.
Resim çizmeyi, müzik dinlemeyi ve bale yapmayı çok seviyor.Ráda se dívá na televizi a poslouchá bulharskou hudbu.
Kral da mecburen dinlemek zorunda kalır.Král však nechce ani poslouchat.
Dinlemekte problem mi yaşıyorsunuz?Máte problémy s přehráváním?
Hozan Beşir'i dinlemeyi seviyorum.Dráček má rád opékání 5.
Fakat bu Pokémon hiç söz dinlemez, hatta Pokétopu'na bile girmez.Zde pokémony nechytá klasicky do pokéballů, ale jen je jakousi káčou obtočí.
Tom dinlemez aksine müzik devam eder.Hudbu nepřestává poslouchat, ani když na něj někdo mluví.
Bu nedenle ordu askerleri emirleri dinlememeye başladılar ve bir ordu isyanı başladı.Vojáci neuposlechli rozkazů nadřízených a vypukla vzpoura.
Koşmayı, voleybol oynamayı ve müzik dinlemeyi seviyor.Rád hrál šachy a poslouchal hudbu.
Burada müşterilerin dikkatini çeken Karsu, ilgiyle karşılandı ve onu dinlemeye gelenlerin sayısı arttı.Přibíhá zajíc a vzrušeně sděluje, čeho byl svědkem; přicházejí i další zvířátka, aby si to vyslechla.
Müzik dinlememe izin yoktu.Nu aveam voie să ascult muzică.
Ama Fransız kralı onu dinlemedi.Dar regele nu l-a ascultat.
Dinlemekte problem mi yaşıyorsunuz?Probleme în ascultarea fișierului?
Tom dinlemez aksine müzik devam eder.Williams nu renunță totuși la muzică.
Gizli dinleme, fiziksel bir nesnenin ölçülmesi olarak görülebilir — bu durumda ise verinin taşıyıcısı.Interceptarea poate fi văzută ca o masurare a unui obiect fizic - în acest caz purtătorul de informație.
Ama beni dinlemedi.Nu au fost ascultați.
Gene Hunt dışında kimsenin sözünü dinlemez.Nimeni altcineva, cu excepția celor din turmă nu l-au mai auzit vorbind.
Eavesdrop özel konuşmaları gizlice dinlemek anlamına gelir.Kaushal aude toată conversația secretă.
Zira onu bu hâliyle dinlemekten fazlasıyla mutluymuşuz meğer."Dumnezeu să-ți ajute și s'auzim de bine!”
Ancak General Nikolay Yudeniç, Vali Vorontsov'un çekilme emrini dinlemedi ve Sarıkamış'ı savunmak için kaldı.Generalul Nikolai Yudenich a ignorat ordinul lui Vorontsov.
Ray bunları dinlemek ister ve Morrison ona Moonlight Drive şarkısını söyler.Încurajat de Manzarek, Morrison a cântat piesa „Moonlight Drive”.
Onu dinleme.Nu-l asculta.
Hanami kutlamaları genellikle yeme ve içme, oynama ve müzik dinlemek gibi etkinlikleri içerir.A hanami rendezvények általában magukba foglalják az étel- és italfogyaszást, valamint a zenehallgatást.
Ama beni dinlemedi.De nem talált ilyent.
Bana teklif verildiğinde, teklifi bile dinlemeden kabul ettim.Viszont ha döntésre jutott, nem tűrt apellátát.
Ama Fransız kralı onu dinlemedi.A király hallgatott rá.
Herkes onun kendisini dinlemek ister.Akaratának mindenki engedelmeskedik.
Pantera, Metallica ve The Sex Pistols dinlemekten hoşlandığını söylemiştir.Kedvenc együttesei a Pantera, Metallica és a Sex Pistols.
Basê, kasetleri çıkarmış ve onları dinlemektedir.Lyle elveszi a felvételt és elszalad.
Hozan Beşir'i dinlemeyi seviyorum.A pozsonyiak kedvelt pihenőhelye.
Dinleme Cihazları.Hangszerelés zenekarra.
Kral da mecburen dinlemek zorunda kalır.A király figyelme már Kr. e.
David, Bilgisayar bölümünü okumuş fakat daha çok müzik dinlemeyi ve söylemeyi sevmiştir.Jackson imádja a filmeket, és szeret tanulni is belőlük és imádja a zenét is.
Sadece konser dinlemeye gelmişler gibi dinlerlerdi.Előadásait hallgatósága állva ünnepelte.
Albüm 2006'da, Ölmeden Önce Dinlemeniz Gereken 1001 Albüm adlı kitapta yer buldu.2006-ban az album bekerült az 1001 lemez, amit hallanod kell, mielőtt meghalsz című könyvbe.
Kerberos protokol mesajları, izinsiz dinlemelere ve yansıtma ataklarına karşı dayanıklıdır.A Kerberos protokoll üzenetei védve vannak a lehallgatások és az ismétlődő támadások ellen (replay attacks).
Kişi uygunluğu: 1. Tek özne tek yüklemdir: -Ben yaptım, sen aldın, onlar dinlemediler.1. bizalmas, 2. alázatos: nem vagyok oké, de te oké vagy.
Fakat bu Pokémon hiç söz dinlemez, hatta Pokétopu'na bile girmez.A Pokémon szerepjátékokban Pikachu nem tud beszélni, a feliratban a saját nevét mondja el.
Sonra bir otuz yıl da Allah’ın emirleri dışında hiçbir şey dinlemedim.Az utolsó idők egyházáról rajta kívül senki másnál nem olvastam.
Diğerleri yemeğe üşüşürlerken onun anlattıklarını dinlemeye zor fırsat bulurlar.A partin mindenki elhűl, mikor meglátja.
Yemelyanenko boş zamanlarında dinlemek, kitap okumayı ve müzik dinlemeyi seviyor.Szabadidejében nagyon szeret olvasni, zenét hallgatni.
Öğrencilere dinleme ve okuma alışkanlığı kazandırmak.Iskolai használatra és olvasókönyvvel ellátva.
Babalarının hikayesini ilk başta dinlemek istemiyorlardı.Apja a kezdetekben nem ismerte el sajátjának.
Ama Maggie dinlemez ve kaçar.Levy fejvesztve kirohan, és elmenekül.
Müzik dinlemekten keyif aldık.Élveztük a zenehallgatást.
Müzik dinlememe izin yoktu.Ei soita musiikkia.
Sadece konser dinlemeye gelmişler gibi dinlerlerdi.Hän oli myös taitava erittelemään kuulemiaan konsertteja.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod