Ana içeriğe geç
Sözlük

dinleme ile cümle

dinleme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
'Hâlbuki biz, (daha önce) göğün bazı yerlerinde gayb haberlerini dinlemek için otururduk.En deze stem hebben wij zelf uit de hemel horen klinken, toen wij met Hem op de heilige berg verbleven.
Stetoskop (stethoscope), vücut içinde oluşan sesleri dinlemek için kullanılan tıbbi bir cihazdır.Een stethoscoop (Grieks stèthos = borst(kas)) is een instrument om naar geluiden in het lichaam te luisteren.
Ama süvari birlik komutanı General Johannes emir dinlemeyip Arminium'da kaldı.Hun bevelhebber weigerde de orders op te volgen en bleef in Ariminum.
Basê, kasetleri çıkarmış ve onları dinlemektedir.Bond verwisselt de tapes en luistert het gesprek af.
Bu sırada FBI konuşmaları dinlemektedir.Dit gesprek wordt door de FBI afgeluisterd.
Fakat Alberto onun sözlerini dinlemeyince onu kafasından vurarak öldürür.Als hij ontdekt dat Alberto de aanslag wil doorzetten, schiet hij hem door zijn hoofd.
Dinleme Cihazları.De Luisterkijker.
Müzik dinlememe izin yoktu.Het was niet de bedoeling om in de muziek te gaan.
Buna ek olarak, kullanıcılar kendi müzik kütüphanelerinde dinlemek için ek akış akışlarına girebilirler.De gebruiker heeft ook de mogelijkheid om zelf geluiden toe te voegen in de zogenaamde geluidsbibliotheek.
Müzik dinlemek, dans etmek ve hatta gülmek yakışıksız olarak görülür.Muziek, liederen en dans worden vooral erg gewaardeerd.
Amaç dünyadan kaçmak ve medeniyetten uzak olarak kafayı dinlemektir.De uitdaging is, om toch buiten te lopen en de mannen te ontwijken.
Punk-rock dinlemektedir.De groep is Punk-geïnspireerd.
Ama Şeyma onu dinlememiştir.Toch luistert ze hier niet naar...
Herkes onun kendisini dinlemek ister.Daarom mag iedereen erbij horen.
Dinlemekte problem mi yaşıyorsunuz?Kunt u tegen kritiek?
Jackson ailesi ilk defa şarkı yayını dinlemek için bir radyo etrafında toplandı.De Soirées musicales waren voor het eerst te horen tijdens een radio-uitzending.
Sadece konser dinlemeye gelmişler gibi dinlerlerdi.Zo ook in het hier besproken werk Het concert.
Hobim müzik dinlemektir.Mijn hobby is muziek beluisteren.
Beni dinlemeliydin.Je had naar mij moeten luisteren.
Tom klasik müzik dinlemeyi sever.Tom luistert graag naar klassieke muziek.
Custer dinlemeyi reddetti.Custer weigerde om te luisteren.
Çocuklar ebeveynlerini her zaman dinlemezler.Kinderen luisteren niet altijd naar hun ouders.
Dinlemek zorundasın.Je moet luisteren.
Eğer iyi bir müzik yaparsak insanlar dinlemez ve eğer kötü bir müzik yaparsak insanlar konuşmaz.Als je goede muziek speelt, luisteren mensen niet, en als je slechte muziek speelt, spreken ze niet.
Sadece çok çeşitli bir müzik dinleme zevkim var...Słucham po prostu bardzo różnej muzyki...
Ama beni dinlemedi.Ten jednak nie posłuchał.
Ama Fransız kralı onu dinlemedi.Król jednak nie chce go słuchać.
'Hâlbuki biz, (daha önce) göğün bazı yerlerinde gayb haberlerini dinlemek için otururduk.Przyjaźń jest dobroczynnym darem nieba, a stąd jakże byśmy o niej zapomnieć mogli!
Dört bölümden oluşur: Okuma, Dinleme, Konuşma ve Yazma.IELTS składa się z czterech części: Słuchanie, Czytanie, Pisanie, Mówienie.
Müzik dinlemeye The Beatles'ın dünya çapındaki ünüyle başladı.Postanowił zająć się muzyką, gdy usłyszał The Beatles.
Ama o her zaman şamanı dinlemez.Nie przyjął jednak nigdy święceń kapłańskich.
Ayrıca radyoların şarkıyı çalmak, insanların da dinlemek isteyeceğini de ekledi.Chciałam również umieścić tę piosenkę, aby dać ludziom nadzieję.
Gene Hunt dışında kimsenin sözünü dinlemez.Wszyscy wolą to drugie, z wyjątkiem Lou.
Öğrencilere dinleme ve okuma alışkanlığı kazandırmak.Jak uczyć studentów wypowiadania się i słuchania innych?
İnsanların toplum içindeyken yalnız olarak dinlemesine uygun müzik olarak da tanımlanabilir.O ile mi wiadomo, dla muzyki potrafią również cierpieć gdy jest taka potrzeba..
Sadece konser dinlemeye gelmişler gibi dinlerlerdi.Koncerty były też nużące dla słuchaczy.
Kimse benim fikirlerimi dinlemek istemiyor.Nikt nie chce słuchać moich poglądów.
Şikayet etmeni dinlemek istemiyorum.Nie chcę słuchać twojego narzekania.
O emirleri dinlemekten başka seçeneğim yok.Nie mam innego wyboru niż słuchać tych rozkazów.
Kızım beni dinlemeyecek.Moja córka nie chce mnie słuchać.
Aynı zamanda kitap okuyup müzik dinlemektedir.Han började också läsa böcker och lyssna på musik.
Uyum için çalışanların görüş ve tavsiyelerini dinlemelidir.Var försiktig när du lyssnar på finansiella rådgivare.
Dinlemekte problem mi yaşıyorsunuz?Problem att lyssna på filerna?
Homer'ın kilisede futbol maçını dinlemesi, Keith Jackson'a dayanmaktadır.I kyrkan lyssnar Homer på en amerikansk fotbollsmatch vars kommentator är baserat på Keith Jackson.
Ama beni dinlemedi.Hon svarade dock inte.
Müdür arabaya bindiğinde ses kayıt cihazındaki konuşmaları merak eder ve dinlemeye başlar.Då han sätter sig i bilen startar han bandspelaren och lyssnar ett ögonblick.
Dinleme Cihazları.Tjuvlyssnandet.
İletişim dinleme yerine anlatma üzerine yoğunlaşmaktadır.I deras beskrivning handlar det mer om att lyssna på hur budskap framställs snarare än vad som sägs.
Kral da mecburen dinlemek zorunda kalır.Kungen lyssnar i smyg.
Per l'ultima volta! - "Ah, son bir defa daha" ); fakat Prens onları dinlemez.Av tradition samlas de enligt denna ordning: 1. ”Fader, förlåt dem, de vet inte vad de gör.”
Sadece konser dinlemeye gelmişler gibi dinlerlerdi.Han fortsatte dock att vara aktiv som konsertsångare.
Ama beni dinlemedi.Але він навіть і слухати не став.
Bana teklif verildiğinde, teklifi bile dinlemeden kabul ettim.Оскільки Оділі сам не просив про це, то вирішив погодитися на пропозицію.
Herkes onun kendisini dinlemek ister.З жахом всі чують його волю.
Per l'ultima volta! - "Ah, son bir defa daha" ); fakat Prens onları dinlemez.(«Рано чи пізно, Вони знайдуть тебе…») «No door is to be opened before the previous one is closed!»
Tom dinlemez aksine müzik devam eder.Окрім акторства, Том займається музикою.
Albüm 2006'da, Ölmeden Önce Dinlemeniz Gereken 1001 Albüm adlı kitapta yer buldu.У 2006 роціScumувійшов в американський список «1001 альбом, який варто прослухати, перш ніж ви помрете».
Albay onlara ne ile karşı karşıya olduklarını söyler ve uyarır, ama Şerif onu dinlemez.Капітан намагається повідомити та переконати керівництво, однак у нього це не виходить.
Uygun olan epik şairin anlattıklarını dinlemekten çok eserin kendisini izlemekti.Вони читають вірші великого поета саме так, як почувають самі.
Dinleme Cihazları.Звукознімальні пристрої.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dinleme ile cümle - Sayfa 24 - dinleme kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App