Ana içeriğe geç
Sözlük

dinleme ile cümle

dinleme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Taraftarı olduğu beyzbol takımı Red Sox'un maçlarını kısa sürelerle dinlemeye başlar.Рэй следила, насколько это возможно, за Бостонской бейсбольной командой "Ред Сокс".
Punk-rock dinlemektedir.Основным направлением был панк-рок.
Hobileri: Müzik dinlemek, CD koleksiyonu.Мистические песнопения, запись CD.
Fakat bu Haçlılar onun öğütlerini dinlemeyip kendi bildiklerini yapmaya koyuldular.Они отнюдь не напоминают кукол, которых научили говорить, что полагается».
Bundan önce sadece Poison ve Guns N' Roses gibi glam metal grupları dinlemektedir.До этого он увлекался глэм-метал/хард-рок группами, таким как Guns N' Roses и Poison.
Michael ve Sucre, Michael'ın dışarı gömdüğü kayıt cihazının kaydettiklerini dinlemektedir.Утром, Скайлер и Майкл приезжают забрать вещи, которые забыли в доме.
Sadece konser dinlemeye gelmişler gibi dinlerlerdi.Он состоялся, но люди просто слушали концерт.
Burada dinleyicilerinin haftalarca okumasını dinlemek için toplandıkları görülüyordu.В семье было заведено вечерами читать вслух.
Masal dinlemeyi sever.Обожает слушать радио.
Ama Lilith onu dinlemez.Но Адалин не слушает его.
'Hâlbuki biz, (daha önce) göğün bazı yerlerinde gayb haberlerini dinlemek için otururduk.Небо и земля услышат нас, свидетелями будут звезды светящиеся.
Kişi uygunluğu: 1. Tek özne tek yüklemdir: -Ben yaptım, sen aldın, onlar dinlemediler.Объявляют приговор, слушаю я, слушаю… Нет, не то!
Ama Maggie dinlemez ve kaçar.لكن إسحاق غير رأيه وحاول الهرب.
Amaç dünyadan kaçmak ve medeniyetten uzak olarak kafayı dinlemektir.وهدفهم هو البعد عن العالم وإمتاع عقولهم بالبعد عن الحضارة.
Ama beni dinlemedi.فلم يرد عليه.
Mavi yolculukta gazete okumaz radyo dinlemezlerdi.ولم يستمعوا لرديو، أو يقرؤا جريدة أثناء السفر الأزرق.
Konferansı dinlemeye sadece altı kişi geldi.حضر 100 مدعوا للمؤتمر.
Albüm ayrıca Ölmeden Önce Dinlemeniz Gereken 1001 Albüm kitabına dahil edildi.أُدرج الألبوم أيضاً في الكتاب 1001 ألبوم على سماعها قبل الموت.
Hem konuşma hem de dinleme becerileri öğretilir.وهى ام تصغي وعندها موهبة السماع.
Ama Şeyma onu dinlememiştir."لم تستمع الشرطة لها.
Kerberos protokol mesajları, izinsiz dinlemelere ve yansıtma ataklarına karşı dayanıklıdır.رسائل بروتوكول كيربيروس محمية ضد هجمات التنصت.
Ama Fransız kralı onu dinlemedi.لكن الفلكيين الفرنسيين تجاهلوه.
Kendisi herhangi bir işlemde bulunmadan sadece dinleme/gözlem halindeki alıcılardır.طوبي لمن لم يروا الإنسان، والذين لم يخالطوه، ولم يتحدثوا معه، ولم يسمعوا منه أي شيء.
Ama o her zaman şamanı dinlemez.وعلى الرغم من مرضه لم يكن يستمع أبدًا إلى الأطباء.
Per l'ultima volta! - "Ah, son bir defa daha" ); fakat Prens onları dinlemez.بلغكَ عنّي شيءٌ؟ " فقال له الرسول: " لا، ولكن القرآن مقدَّم ".
Punk-rock dinlemektedir.مؤشر التكديس Stack Pointer.
Dinleme Cihazları.أنظمة الصوت.
Babasını dinlememiş kızı kaçırmış.فهو لم يخطف والدتها..
Konuştum ama hiç kimse beni dinlemedi.تحدثت، لكن أحدا لم يستمع إلي.
Senin övüngen masallarını dinlemekten bıktım.سئمت من سماع حكايات مدح نفسك.
Senin övüngen masallarını dinlemekten bıktım.سئمت من سماع حكايات تبجحك.
Eğer bu tür müzikler dinlemeseydim, şu anda yaptıklarımı yapamazdım." dedi.Se não houvesse aquele tipo de música, eu não poderia fazer o que eu estou fazendo agora."
Tom dinlemez aksine müzik devam eder.Quando pousa, a música prossegue normalmente.
Sadece çok çeşitli bir müzik dinleme zevkim var...Apenas tenho um gosto bem versátil de ouvir música...
Hanami kutlamaları genellikle yeme ve içme, oynama ve müzik dinlemek gibi etkinlikleri içerir.As celebrações do hanami normalmente envolvem muita comida, bebida e música.
Dinlemekte problem mi yaşıyorsunuz?Gostaria de escutar?
Viserys onu dinlemez ve ejderha yumurtalarını Daenerys'in çadırından çalmaya kalkar.Viserys não a terá, e esgueira-se até a tenda dela para roubar seus ovos de dragão.
Apple Müzik; Apple tarafından geliştirilen müzik dinleme servisi.Apple Music é um serviço de streaming de músicas mantido pela Apple.
Herkes onun kendisini dinlemek ister.Todos pararam para ouví-lo.
Sade dans enerjisiyle dinlemenizi sağlayacak kadar yeterli" diyor.Você precisa dançar para sentir sua energia".
Ama beni dinlemedi.Ele não deu ouvidos.
Stetoskop (stethoscope), vücut içinde oluşan sesleri dinlemek için kullanılan tıbbi bir cihazdır.Um otoscópio é um equipamento médico utilizado para observar o interior da orelha.
Şevko onu da dinlemez.O Lobinho não ouve a si próprio.
Ama Fransız kralı onu dinlemedi.Mas o Almirante inglês não esperou por ele.
Glenn öldüresiye dövülür ve yan hücrede Vali tarafından vahşice tecavüz edilen Maggie'yi dinlemeye zorlanır.Glenn foi espancado e forçado a ouvir o Governador brutalmente estuprar Michonne em um cômodo ao lado.
Aynı zamanda kitap okuyup müzik dinlemektedir.Também escreve e compõe música.
1994 Yılında Hong Kongta dinleme istasyonları kuruldu.A TeleTrade foi fundada em 1994 em Hong Kong.
Öğrencilere dinleme ve okuma alışkanlığı kazandırmak.Análise do discurso e ensino da leitura.
Böylelikle onu dinlemek isteyenler için geniş bir mekânda konser vermiş olacaklardı.Ao fazer isso, eles esperavam atrair audiências mais amplas.
Bazen bir hayalet de hikâyeyi dinlemeye gelip davetlileri korkutur.Temerosos, os ouvintes perguntam quando isso acontecerá e se haverá sinais.
2009 yılında Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nda usulsüz dinlemeler hakkında inceleme yapmıştır.Desde 2009 trabalha com consultoria na área de comunicação dirigida.
Ona ne yapacağını söyledim fakat o dinlemedi.Eu disse a ele o que fazer, mas ele não me ouviu.
Klasik müzik dinlemeyi çok severim.Eu gosto muito de ouvir música clássica.
Ders çalışırken, klasik müzik dinlemekten hoşlanıyorum.Eu gosto de escutar música clássica enquanto estudo.
Ama Fransız kralı onu dinlemedi.De Franse koning hield hem echter tegen.
İnsanlar ise Nuh'u dinlemeyerek onunla dalga geçmişlerdir.Nuh heeft zijn volk gewaarschuwd, maar zij werden om hun zonden verdronken.
Tom dinlemez aksine müzik devam eder.Zo lang het gaat wil hij het muziek maken overigens niet laten.
Ama beni dinlemedi.Maar hij luistert niet.
Böylelikle onu dinlemek isteyenler için geniş bir mekânda konser vermiş olacaklardı.Daarna reisde hij rond, toespraken houdend tot wie luisteren wilde.
Sadece çok çeşitli bir müzik dinleme zevkim var...Ik heb gewoon een erg brede muzieksmaak...
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod