Ana içeriğe geç
Sözlük

dinleme ile cümle

dinleme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eğer gerçekten müziğin oraya gitmesini istiyorsam, benim için bunu yapmanın en iyi yolu dinlemek.If I really want the music to go there, the best way for me to do it is to listen.
Bu bir dinleme bilimi.This is a science of listening.
Bunu duymak çok üzücü ama dinlemek onlara yardım etmiyor sorunlarını çözmüyor.That's really sad to hear, and it hasn't helped them one bit, hasn't solved any of their problems.
Hande Yener'i seviyoruz. Dinlemeye gideceğizWij gaan elkaar nu in de aars gaan nemen
"Sen seç." dediler. Ben de "Hayır hayır, ben dinlemeyi öğreniyorum."Well, you choose." And I said, "No, no, I'm learning to listen.
Ve böylece telsizi dinlemek için arkadaşlarımla vardiyalı olarak çalışmaya başladık.And we did turns, who's going to listen to the radio scanners.
Ve biri sizi izlemeli ve dinlemeli.And somebody has to see you and listen to you.
Sen de gelip dinlemek ister misin?" derdi.Do you want to come over and listen?"
Tabii ki, benim işim tamamen dinlemekle ilgili, ve amacım da, gerçekten, dünyaya dinlemeyi öğretmek.Of course, my job is all about listening, and my aim, really, is to teach the world to listen.
Kendimizi dinlemeliyiz, her şeyden önce.We have to listen to ourselves, first of all.
Biliyorsun, müzik tamamen dinlemekle ilgili."You know, music is about listening."
Tekrar dinlemek isteriz.We'd like to hear it
Ve bu parçayı 200 kere dinlememe rağmen hala seviyorum.And I've listened to that solo 200 times, and I still like it.
Keşiş Sen düşkün çılgın adam, bana biraz konuşmasını dinlemek -FRlAR Thou fond mad man, hear me speak a little,--
Öğüt dinlemek için:To hear good counsel:
Başkalarını dinleme, sadece bana güven.Don't listen to others, just trust me.
Derslere katılıp beni dinlemezseniz ve yalnızca okumaları yaparsanız, yine eksik olacak.You won't get everything I'm talking about in the lectures, if all you do is the readings.
Teyzemin Rusça söylediği bir şarkıyı kasede almıştım. Dinlemek için bir saniye zamanımız var mı?I taped my aunt singing a song in Russian from the -- you know, could we have it for a second?
Öncelikle benim gibi katlanılmaz cahil bir mesihi dinlemenize gerek kalmayacak.For a start, you won't have to listen to an insufferable little jumped-up Jesus like myself.
Eğer sizden bir şey isterse, bu isteği dinlemeyin.If she asks you for a favor, don't listen to that favor.
Sadece haykırmaya değil, dinlemeye de ihtiyacımız vardı.We didn't want to shout; we needed to listen as well.
Senin itirazlarını dinlemeyeceğim, Mariça.I'll hear no arguments from you, Mareecha.
Fakat yapamaz ve kimsenin neden onu dinlemediğini anlamaz.Ama yapamıyor. Ve neden kimsenin onu dinlemediğini anlamıyor.
Onlar, ahenkli melodileri dinlemeyi uyumsuz melodileri dinlemeye tercih ederler.They like to listen to consonant melodies instead of dissonant melodies.
İnsanlarla fotoğraf çektirmek... ...ve söyledikleri şeyleri dinlemek zorundayım.Taking photos with people... reading everybody's diaries...
Kimse dinlemez, kimse güvenmezNo one's listening. No one's trusting.
"Neden bu adamı dinlemeliyiz?"Why should we listen to this guy?
Beni dinlemenizi istiyorum.I want you to listen to me.
Tavanın çöküp çökmeyeceğinden emin değilsiniz, hiçbir konuşmacıyı dinlemeyeceksinizdir.If you're not sure the ceiling will hold up, you won't listen to any speaker.
Trafiklerini saklarlar, PGP anahtarları kullanırlar ve kimse onları asla dinlemez.They use PGP keys, and they hide their traffic, and you know, no one ever listens to them.
YemenTimes.com sitesini ziyaret etmeniz çok önemli, ve sesimizi dinlemeniz çok önemli.It's very important for you to go to YemenTimes.com, and it's very important to listen to our voice.
Onu dinlesene onu dinlemelisin ...yoksa mezarında rahat uyuyamazYou don't listen to her You must listen to her ...or else she won't rest in peace
Bu mahkumların çoğu, sırf meraktan, onu dinlemek için müzakereleri izlemeye başladılar.Most of the fellows used to come over out of curiosity just to hear him speak.
Malcolm birini gönderip bir radyo getirtti ve radyoyu fişe taktık ve dinlemeye başladık.Malcolm sent somebody to get a radio out of the back and we plugged in the radio and
Ancak, kimse onları dinlemedi.And yet, nobody listened to them.
Afgan halkının kendisi dinlemeliyiz.Afghans themselves, who understand what is going on.
Şeytan tırnağı olan kişiler asla ailelerini dinlemez.People with hangnails never listen to their parents.
Dost olmaya, bireysel hikayelerini dinlemeye başladım.I was starting to be friends and get to know their personal stories.
Kanımca ilham almak için durup bir başkasının öyküsünü dinlemek gerekiyor.For me, the best way to be inspired to try is to stop and to listen to someone else's story.
Venüs Projesi hakkındaki eleştrilerinizi dinlemek istiyoruz.We welcome your criticism of The Venus Project.
Sessizliğin seslerini dinlemekteyim.I'm listening to the sounds of silence.
Bir adam dinlemem için bana kulaklık verdi.The guy had a duplicate headset for me to listen to.
Kasın 1943'te, kızkardeşim Felice ve ben Beethoven'ın 9.sunu dinlemeye gittikIn November, 1943, my girlfriend Felice and I went to hear Beethoven's Ninth.
Merdivenlerden çıkan her aptalı dinlemenin ne olduğu konusunda onun bir fikri yok.She has no idea what it's like listening to every idiot who comes up the stairs.
Birçok yerden insanlar onu dinlemeye gelirlerdi.And people would come from all over to hear him speak.
Büyükannem radyo dinlemeyi severdi.Granny liked listening to the radio.
Büyükannem radyo dinlemeyi sever.Granny likes listening to the radio.
Oturmayı mı, ayakta dinlemeyi mi tercih edersin?Do you want to hear it sitting down or standing up?
En son Dinlemek için gidiyoruz şeyThe last thing you are going to hear is me pulling the trigger.
Eğer çocuk kurtarmaya çalıştılar ama istemediğiniz dinlemek için.I tried to save you kid but you don't want to listen.
Artık söz dinlemeyen kadın olarak tanınmıştım.Now I was known as "here's a woman that's not going to listen."
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.This is a concept which I introduced to listen to complaints, listen to grievances.
Bunu yapamazsın diyen insanları dinlemeyin, çünkü herkes yapabilir.Don't listen to the people who say you can't do this, because anyone can.
Berbat bir müzik dinlemektense iyisi, hepimizin işine gelir. ama Peter,We'll all be better off if good music is played rather than terrible music. But Peter,
Kanaatimi sonuna kadar dinlemelisiniz.You must hear out my convictions.
Ama şişman ve çirkin bir kızın... ...şarkısını dinlemek isterseniz...But if you wanna hear... ...that fat, ugly girl sing...
Fiji müziğini dinlemek benim için gerçekten zor.It's really difficult for me to listen to Fijian music.
Peki, bence ekonomistleri dinlememek için birçok iyi sebep var.Now, I think there's many good reasons not to listen to economists.
Ve sana hep yapamayacağını söyleyenleri, onları siz dinlemeyin.And anyone who tells you you can't, you don't listen to them.
Sokaklarda bolca vakit geçirmeniz ve insanları dikkatle dinlemeniz gerekiyor.You have to spend time in the street, and you have to listen to them very carefully.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod