Dinlemeyi sesten anlam çıkarma olarak tanımlayalım.Let's define listening as making meaning from sound.
Seste ve dinlemede niyet çok önemlidir.Intention is very important in sound, in listening.
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.I said at the beginning, we're losing our listening.
Doğru ve dikkatli dinlemenin değeri tamamen yok oldu.The premium on accurate and careful listening has simply disappeared.
Dinlememizi kaybediyor olmamız ciddi bir problem.This is a serious problem that we're losing our listening.
Çünkü dinleme bizim anlamaya olan erişimimizdir.Because listening is our access to understanding.
Bilinçli dinleme her zaman anlayışı yaratır.Conscious listening always creates understanding.
Dinlemenizin kalitesini geliştirmek için harika bir egzersiz.It's a great exercise for improving the quality of your listening.
Bunu dinlemede, iletişimde kullanabilirisiniz.You can use this in listening, in communication.
Yani hayatım dinlemekle geçiyor.So I live to listen.
Bu nedenle okullarımızda dinlemeyi bir beceri olarak öğretmeliyiz.That's why we need to teach listening in our schools as a skill.
Eğer dinlemek isterseniz, bilançoları, aktifi, pasifi konu alan videolar da var. -There's a bunch of videos on assets and liabilities and balance sheets if this confuses you.
Dinlemek isteyip istememeniz size kalmış.People do use computers to compose music today.
Bu maymunlardan bazıları başka bir maymuna para öder onların sorunları dinlemesi içinSome of the monkeys pay another monkey to listen to their problems
Ýliţkinizden konuţmanýzý dinlemeye geliyoruz!Coming to listen to you guys talk about your relationship!
1 yaşına gelen bebekler kendilerine bir şeyler okunmasını çok severler. Müzik dinlemeyi de öyle.At 12 months of age the babies like to be read to.
Daha fazla dinlemeyin.Don't listen anymore.
Beni dinlememeye nasıl cüret edersin!- Geez, really... - How dare you continue to drive!
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.If I had to hear it 24 hours, non-stop, it might be very tiring.
Bunu çözmek için fikri olan birileri varsa da onu dinlemekten mutluluk duyarız.And if you guys have ideas to help us solve this, we'd love to hear about it.
Her neyse, daha sonra dinlemeye devam edebilirsiniz umarım bu sorgu işe yarar.Anyway, you can all enjoy it for yourselves -- hopefully that search will work.
Şarkıyı hiç dinlemedim!I wasn't listening to the song.
Bilirsiniz, ama tutup da Radiohead dinlemez, değil mi?You know, but it doesn't listen to Radiohead, does it?
Dinlemeyin, dinlemeyin!Don't listen, don't listen!
Seni dinlemeyeceđiz, çünkü seni çok seviyoruz.Could you please tell her Ezel?
Istediğim beni dinlemeniz ve yapmanız.So what I want you to do is just listen to me and do it.
Dinlemek için.To listen.
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.But it's imperative that we listen because it's undeniable and definitive.
Şu aptal kızı dinlememeliydim.I shouldn't have listened to that stupid girl.
Ben Brahms'ın yazmadığı valsleri dinlemek istiyorum.I want to hear the waltzes Brahms didn't write.
Horowitz'in çalmadığı eserleri dinlemek istiyorum.I want to hear the pieces that Horowitz didn't play.
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.You want to hear it played by different musicians.
Farklı odalarda dinlemek istiyorsunuz ya da her ne istiyorsanız.You want to hear it in different rooms and whatever.
O, okumayı ve genelde klasik müzik dinlemeyi seviyor.He enjoys reading and listens to mostly classic.
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.But music is even more powerful if you don't just listen to it, but you make it yourself.
Yani, müziği sadece dinlemek yeterli olmaz. Onu bir şekilde yaratmanız gerek.So, you can't just listen to music, you have to make it somehow.
İnsanların bir odada saatlerce oturup dinlemesi fikrine bayılıyorum.I love the idea that people will sit in one room for a couple of hours and listen.
Ve bugün beni dinlemekte gösterdiğiniz incelik ve sabrınız için hepinize teşekkür ederim.And I thank you for your kindness and your patience in listening to me this afternoon.
Dinlemeyenlere uşşa derler.They say "giddy up!" for who don't listen.
Dinlemeyen dört ayaklıdır.Who don't listen are four-legged.
Ötekilerine dinlemeyenlere uşşa derler.For the others, for who don't listen they say "Giddy up!".
Dinlemezsen, burnunu kıvırırsan burnun kırılır ha.If you don't listen, if you turn your nose up your nose may be broken!
Dinlemek için buraya gelen herkes benim seyircim, hatta klasik müziğe aşina olmayanlar bile.My audience is anyone who is here to listen, even those who are not familiar with classical music.
Nasıl olsa gerçeği söylemeyeceksiniz, ve bende yalan dinlemek istememYou probably won't tell me the truth and I don't want to hear any lies.
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...But it seems like people don't want to hear so much, or listen, or try to have an exchange.
Beni dinlemelisinListen to this first. Come
Ama tabiki dinlemezler.But of course, they don't listen.
Sadece özür dileyip, beni aşağılamasını dinlemeliyim.I just have to apologize and plead for leniency. I'll probably just get yelled at a little.
Dinlemeye devam et.Finish listening.
Gününde neredeyse hiç kimse onu dinlemedi.Or Paul Baran, and his vision for packet switching. Hardly anybody listened to him in his day.
Muddy Waters'ın ve Uncle Dave Macon'ın eski kayıtlarını dinlemek.listening to old records of Muddy Waters and Uncle Dave Macon.
Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var.That feeling that no one is listening to me is very important in our relationships with technology.
En önemlisi, gerçekten birbirimizi dinlememiz gerek, sıkıcı şeyler de dahil.Most important, we all really need to listen to each other, including to the boring bits.
Kulaklar duymak için yaratılmamıştır, fakat dinlemek için yaratılmıştır.Ears are made not for hearing, but for listening.
İndirgeyici dinleme "dinlemek" için.Reductive listening is listening "for."
Erkekler genellikle indirgeyici dinleme yaparlar.Men typically listen reductively.
Genişleyici dinleme, diğer tarafta, "ile" dinleme, dinlemek "için" dinleme değil.Expansive listening, on the other hand, is listening "with," not listening "for."
Bayanlar genellikle genişleyici dinleme yaparlar.Women typically listen expansively.
Dinleme ile ilgili sorununun büyük bir kısmı, etrafımızı kuşatan, duyduğumuz gürültü.The trouble with listening is that so much of what we hear is noise, surrounding us all the time.
Ve konuştuğunuz zaman sizi dinlerler çünkü dinlemeyi severler-- bu onlarla ilgilidir.And when you talk to them, they'll listen, because they like listening -- it's about them.