Tom'un söylediği şeyi dinlemek istemedim.I didn't want to listen to what Tom was saying.
Tom'un söylemek zorunda olduğu şeyi dinlemek istemedim.I didn't want to listen to what Tom had to say.
Tom'un şarkı söylemesini dinlemek istemedim.I didn't want to listen to Tom singing.
Fikrimi dinlemek ister misin?Would you like to hear my opinion?
Biraz daha dinlemek ister misiniz?Would you like to hear some more?
Benim teorimi dinlemek ister misin?Would you like to hear my theory?
Bir fıkra dinlemek ister misiniz?Would you like to hear a joke?
Çek git! Seni artık dinlemeyeceğim.Go away! I won't listen to you any longer.
Çek git! Seni bir daha dinlemek istemiyorum.Go away! I don't want to hear you again.
Leyla, Sami'nin çağrılarını dinlemedi.Layla didn't hear Sami's calls.
Tom ne tür müzik dinlemek ister?What kind of music does Tom like to listen to?
Tom, Mozart dinlemek istiyordu.Tom wanted to listen to Mozart.
Tom Mozart'ı dinlemek istiyor.Tom wanted to listen to Mozart.
Tom, Mozart'la ilgili bir şey dinlemek istedi.Tom wanted to listen to something by Mozart.
Tom Mozart tarafından bir şey dinlemek istiyor.Tom wanted to listen to something by Mozart.
Tom biraz Mozart dinlemek istiyordu.Tom wanted to listen to some Mozart.
Tom bir Mozart dinlemek istedi.Tom wanted to listen to some Mozart.
Bilgili bir kişiyi dinlemek harika.It's marvellous to listen to a learned person.
Mary'nin zırvasını daha fazla dinlemek zorunda kalırsam, deliririm.If I have to listen to Mary's twaddle any further, I'll get mad.
Mary'nin zırvalarını daha fazla dinlemek zorunda kalırsam, deliririm.If I have to listen to Mary's twaddle any further, I'll get mad.
Onun beni neden dinlemediğini anlayamıyorum.I cannot understand why he doesn't listen to me.
İki kulağımız ve bir ağız var, bu nedenle söylediklerimizden daha çok dinlemeliyiz.We have two ears and one mouth, so we should listen more than we say.
Tom radyo dinlemeyi sever.Tom likes to listen to the radio.
Tom kimseyi dinlemez.Tom won't listen to anyone.
Tom Mary'nin söylediği herhangi bir şeyi dinlemeye istekli görünmüyordu.Tom didn't seem to be willing to listen to anything Mary said.
Tom'un dinlemeyeceğini biliyordum.I knew Tom wasn't going to listen.
Biraz müzik dinlemek ister misin?Do you want to listen to some music?
Hangi şarkıyı dinlemek istiyorsun?What song do you want to listen to?
Ne dinlemek istersin?What do you want to listen to?
Ne dinlemek istiyorsun?What do you want to listen to?
Müzik dinlemek istiyorum.I'd like to listen to music.
Neden dinlemedin?Why wouldn't you listen?
Tom Mary'yi dinlemediğim için bana kızdı.Tom got mad at me for not listening to Mary.
Hangi CD'yi dinlemek istersiniz?Which CD would you like to listen to?
Tom'un Mary'yi dinlemesi gerekiyor.Tom needs to listen to Mary.
Tom Mary'yi dinlemeli.Tom needs to listen to Mary.
Tom Mary'yi dinlemek zorunda.Tom has to listen to Mary.
Sami'nin beni dinlemesi gerek.Sami should listen to me.
Sami'nin beni dinlemesi lazım.Sami should listen to me.
Tom'un konuşmasını dinlemek için çok geç geldim.I arrived too late to hear Tom's speech.
Tom ve Mary aynı tür müzik dinlemekten hoşlanır mı?Do Tom and Mary like to listen to the same kind of music?
Tom'a söylemeye çalışmayı sürdürdüm, ama o dinlemedi.I kept trying to tell Tom that, but he wouldn't listen.
Radyo dinlemek hoşuma gidiyor.I enjoy listening to the radio.
Tom'un Mary'yi dinlemesi gerekir.Tom should listen to Mary.
Beni dinlemediği için Tom'a kızgınım.I got mad at Tom for not listening to me.
Klasik müzik dinlemeyi sever misin?Do you like to listen to classical music?
Caz dinlemeyi sever misin?Do you like to listen to jazz?
Rock müzik dinlemek hoşunuza gidiyor mu?Do you like to listen to rock music?
Tom, Mary'ye her şeyi açıklamaya çalıştı ama o dinlemedi.Tom tried to explain everything to Mary, but she wouldn't listen.
Tom asla söylediğim şeyi dinlemez.Tom never listens to what I say.
Caz dinlemek hoşuna gidiyor mu?Do you like listening to jazz?
Sami'nin, annesini dinlemesi gerekir.Sami should listen to his mother.
Sami'nin onu dinlemesi gerek.Sami needs to listen to that.
Kimse seni dinlemeyecek.No one will listen to you.
Dinlemeye gerek görmedim.I didn't need to hear that.
Dinlememe gerek yoktu.I didn't need to hear that.
Tom'un grubunu dinlemekten zevk aldım.I enjoyed listening to Tom's band.
Tom klasik müzik dinlemekten hoşlanır.Tom likes listening to classical music.
Tom, Mary'nin söylediklerini dinlememeli.Tom shouldn't listen to what Mary says.
Ne zaman radyo dinlemek istersiniz?When do you like to listen to the radio?