Ana içeriğe geç
Sözlük

dinleme ile cümle

dinleme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Ben hep aynı şeyi dinlemekten bıktım.I'm sick of always hearing the same thing.
Kalbimi dinlemem gerek.I need to follow my heart.
Sürekli aynı tür müziği dinlemekten usandım.I'm tired of always listening to the same kind of music.
Ne tür müzik dinlemeyi seversin?What kind of music do you like listening to?
Dinlemezsen seni mirastan yoksun ederim!If you don't listen, I'm disinheriting you!
Dinlemezsen seni evlatlıktan reddederim!If you don't listen, I'm disinheriting you!
Siz beyleri dinlemeyi seviyorum.I love listening to you guys.
Siz arkadaşlaın şarkı söylemesini dinlemeyi seviyorum.I love listening to you guys sing.
Konuşmam ve dinlemem, yazım kadar iyi değildir.My speaking and listening are not as good as my writing.
Tom Mary'ye ne tür müzik dinlemeyi sevdiğini sordu.Tom asked Mary what kind of music she liked to listen to.
Bir fıkra dinlemek ister misin?Want to hear a joke?
Onu dinleme. O sana yalan söylüyor.Don't listen to him. He's lying to you.
Onu dinleme. Tom sana yalan söylüyor.Don't listen to him. Tom is lying to you.
Onu dinlemeyin. O size yalan söylüyor.Don't listen to her. She's lying to you.
Tom'u dinleme. O sana yalan söylüyor.Don't listen to Tom. He's lying to you.
Kendimi dinlemeyi sevmiyorum.I don't like hearing myself.
Söylentileri dinleme.Don't listen to rumors.
Sesli mesajı dinlemekten nefret ederim.I hate listening to voicemail.
Her halükârda, hiç kimse onun tavsiyesini dinlemedi.In any case, no one listened to his advice.
Tom beni dinlemeyi reddetti.Tom refused to listen to me.
Tom'u dinlemeyi severim.I like listening to Tom.
Tom'un hikayeleri anlatmasını dinlemeyi seviyorum.I like listening to Tom tell stories.
Tom'un gitar çalmasını dinlemeyi seviyorum.I like listening to Tom play the guitar.
Onları dinlemekten keyif aldım.I enjoyed listening to them.
Sadece beni dinlemeni istiyorum.I just want you to listen to me.
Geri bildirimini dinlemek için sabırsızlanıyorum.I look forward to hearing your feedback.
Kimse beni dinlemek istemedi.No one wanted to listen to me.
Bunun hakkında daha fazla konuşmanızı dinlemek isterim.I'd like to hear you talk more about that.
Tom ev ödevini yaparken müzik dinlemekten hoşlanıyor.Tom likes to listen to music while he's doing his homework.
Sizi dinlemeyi bıraktık.We have stopped listening to you.
Sizi dinlemeyi durduruk.We have stopped listening to you.
İnsanların endişelerini dinlemek istiyorum.I want to hear people's concerns.
Konuşmanızı dinlemedim.I didn't listen to your speech.
Tom bunu dinlemek istemedi.Tom didn't want to hear it.
Dinlemek için aşağıya tıklayın.Click below to listen.
Dikkat etmek ve dinlemek zorundayız.We have to pay attention and listen.
Tom klasik müzik dinlemeyi seviyor.Tom enjoys listening to classical music.
Sezgini dinlemelisin.You should listen to your intuition.
Şarkı söylememi dinlemek ister misin?Would you like to hear me sing?
Tom eski radyo programlarını dinlemekten hoşlanıyor.Tom likes to listen to old radio programs.
Tom Mary'yi dinlemeyi reddetti.Tom refused to listen to Mary.
Tekrar şarkı söylemeni dinlemek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to hear you sing again.
Seni artık dinlemeyeceğim.I won't listen to you anymore.
Bir şey çevirirken müzik dinlemekten hoşlanırım.I like listening to music while I'm translating something.
Ben sık sık klasik müzik dinlemem.I don't often listen to classical music.
Tom Mary'nin söylediği bir şeyi dinlemeyi reddetti.Tom refused to listen to anything Mary said.
Sami, Leyla'nın söylediği bir şeyi dinlemeyi reddetti.Sami refused to listen to anything Layla said.
Sami annesini dinlemeyecek.Sami won't listen to his mother.
Sami annesini hiç dinlemez.Sami would never listen to his mother.
Rachmaninoff dinlemeyi seviyorum.I love listening to Rachmaninoff.
Tom asla annesini dinlemez.Tom never listens to his mother.
Tom annesini dinlemeyecektir.Tom won't listen to his mother.
Tom'u dinlemeliydik.We should've listened to Tom.
Polis bir dinleme cihazını suçlunun arabasına sakladı.The police hid a listening device in the criminal's car.
Bir hikaye dinlemek isterim.I'd like to hear a story.
Korkunç bir hikaye dinlemek ister misiniz?Would you like to hear a scary story?
Dili okuyabiliyorum ama onu hiç dinlemedim.I can read the language, but I've never heard it.
Söylemek zorunda olduğum şeyi dinlemek istemediler.They didn't want to listen to what I had to say.
Onun söylemek zorunda olduğu şeyleri dinlemek istemedim.I didn't want to listen to what he had to say.
Tom ve Mary'nin tartışmasını dinlemek istemedim.I didn't want to listen to Tom and Mary arguing.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod