Ana içeriğe geç
Sözlük

dinledim ile cümle

dinledim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Orda öyle oturdum ve dinledim.Po prostu tam siedziałam i słuchałam.
Orda öyle oturdum ve dinledim.Simplemente me quedé sentada ahí y escuchaba..
Orda öyle oturdum ve dinledim.Stavo lì seduta ed ascoltavo.
Orda öyle oturdum ve dinledim.Просто седях там и слушах.
Orda öyle oturdum ve dinledim.Я сидела и слушала.
Orda öyle oturdum ve dinledim.רק ישבתי שם והקשבתי.
Orda öyle oturdum ve dinledim.جلست هنالك فقط واستمعت
Orda öyle oturdum ve dinledim.そのうち 彼はあの子を 廊下に連れて来て
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleAls ich hörte, alle mussten sie sagen, ich fing an, auf und ab gehen in der Nähe
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleCând am ascultat tot ce a trebuit să spun, am început să meargă în sus şi în jos în apropiere
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleDa jeg havde lyttet til alle de skulle fortælle, begyndte jeg at gå op og ned i nærheden af
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleKdyž jsem naslouchal všem museli říct, začal jsem chodit nahoru a dolů v blízkosti
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleKeď som načúval všetkým museli povedať, začal som chodiť hore a dole v blízkosti
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleKetika saya telah mendengarkan semua mereka harus katakan, aku mulai berjalan naik dan turun dekat
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleKhi tôi đã nghe tất cả họ đã phải nói, tôi bắt đầu đi bộ lên và xuống gần
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleKiedy słuchałem wcześniej wszystko, co do powiedzieć, zacząłem chodzić w górę iw dół w pobliżu
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleKo sem poslušal vse, kar je bilo povedati, sem začel hoditi gor in dol v bližini
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleKun olin kuunnellut kaikki ne oli kertoa, aloin kävellä ylös ja alas lähellä
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleLorsque j'avais écouté tout ce qu'ils avaient à dire, j'ai commencé à monter et descendre près de
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleMikor meghallgatta az összes kellett mondani, kezdtem járni fel és le közelében
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleNär jag hade lyssnat på allt de hade att berätta, jag började gå upp och ned i närheten
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleQuando avevo ascoltato tutto ciò che dovevano dire, ho cominciato a camminare su e giù vicino
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleToen ik luisterde naar alles wat ze moesten vertellen, ik begon te lopen op en neer in de buurt
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleΌταν είχα ακούσει όλα αυτά έπρεπε να πω, άρχισα να περπατήσει πάνω και κάτω στην περιοχή
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleКогато бях слушал всички те трябваше да кажа, аз започнах да се изкачват и слизат в близост до
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleКогда я слушал все, что они были сказать, я начал ходить вверх и вниз рядом
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleКоли я слухав усе, що вони були сказати, я почав ходити вгору і вниз поруч
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım내가 가진 경우를 들어 그들이했던 모든
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldımכאשר האזנתי לכל היה עליהם
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldımعندما كنت قد استمعت إلى كل ما كان علي
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım私は近い上下に歩き始めた、教えて
Şikayeti aldım ve Bayan Ah Young'ın açıklamasını dinledim!Aku talah melapporkan ini dan dan aku sudah mendengar penjelasan dari Min Ah Young!
Şikayeti aldım ve Bayan Ah Young'ın açıklamasını dinledim! Ben olayı senden daha iyi biliyorum!De megkaptam a jelentést és hallottam a a barátnője magyarázatát, így jobban tudom magánál.
Şikayeti aldım ve Bayan Ah Young'ın açıklamasını dinledim! Ben olayı senden daha iyi biliyorum!Ma ho ricevuto io il rapporto, e ascoltato la spiegazione della tua amica.
Şikayeti aldım ve Bayan Ah Young'ın açıklamasını dinledim! Ben olayı senden daha iyi biliyorum!Mais j'ai reçu le rapport et j'ai entendu l'explication de votre amie, j'en sais plus que vous.
Şikayeti aldım ve Bayan Ah Young'ın açıklamasını dinledim!Nhưng thông báo đã thu hồi lại. Qua cô, tôi cũng hiểu rõ căn nguyên vấn đề.
Şikayeti aldım ve Bayan Ah Young'ın açıklamasını dinledim!لقد أعلمت بالأمر، وسمعت توضيحا من الآنسة ، مين اه يونغ
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Aj, očekával jsem na slova vaše, poslouchal jsem důvodů vašich dotud, dokudž jste vyhledávali řeči,
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Dengan sabar aku mendengarkan ketika kamu berbicara, dan menanti ketika kamu mencari kata-kata yang bijaksana
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Ecco, ho atteso le vostre parole, ho teso l'orecchio ai vostri argomenti. Finché andavate in cerca di argoment
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Eis que aguardei as vossas palavras, escutei as vossas considerações, enquanto buscáveis o que dizer.
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Glejte, čakal sem besed od vas, poslušal sem vašo razsodnost, dokler bi bili iznašli, kar je odgovoriti,
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.He aquí, he esperado vuestras palabras; he escuchado vuestras razones, mientras rebuscabais qué decir
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Hľa, čakal som na vaše slová; počúval som až na vašu umnosť, dokiaľ nevyzkúmate slov.
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Ímé, én végig vártam beszédeiteket, figyeltem, a míg okoskodtatok, a míg szavakat keresgéltetek.
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.J`ai attendu la fin de vos discours, J`ai suivi vos raisonnements, Votre examen des paroles de Job.
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Jeg biede på, at I skulde tale, lyttede efter forstandige Ord, at I skulde finde de rette Ord;
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Jeg ventet på eders ord, jeg lyttet efter forstandig tale fra eder, mens I grundet på hvad I skulde si.
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.내가 당신들의 말을 기다렸고 당신들이 할 말을 합당하도록 하여보는 동안에 그 변론에 내 귀를 기울였더니
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Otom oczekiwał słów waszych, a przysłuchiwałem się dowodom waszym, czekając, ażbyście doszli rzeczy.
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Ιδου, επροσμενα τους λογους σας ηκροασθην τα επιχειρηματα σας, εωσου εξετασητε τους λογους.
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Вот, я ожидал слов ваших, – вслушивался в суждения ваши, доколе вы придумывали, что сказать.
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Ето, чаках докато вие говорехте, Слушах разсъжденията ви, Когато търсехте какво да кажете;
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.הן הוחלתי לדבריכם אזין עד תבונתיכם עד תחקרון מלין׃
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.هانذا قد صبرت لكلامكم. اصغيت الى حججكم حتى فحصتم الاقوال.
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.你 們 查 究 所 要 說 的 話 . 那 時 我 等 候 你 們 的 話 側 耳 聽 你 們 的 辯 論
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.你 們 查究 所要說的話.那時 我 等候 你 們 的 話側耳聽 你 們 的 辯論
Sonra onlardan biri beni aradı konuşmasının yarısını dinledim veAsí que la próxima vez que uno me llamó lo dejé seguir hasta la mitad de su discurso y luego le dije:
Sonra onlardan biri beni aradı konuşmasının yarısını dinledim veCând a mai sunat unul, l-am lăsat până la jumătatea discursului și i-am spus:
Sonra onlardan biri beni aradı konuşmasının yarısını dinledim veDus de volgende keer dat er een belde liet ik hem half uitpraten en zei toen:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod