Yüzlerce şarkıyı dinledikten sonra Jackson ve Jones albümü düzenledi.Após ouvirem centenas de canções, Jackson e Jones escolheram um grupo, contendo as que seriam gravadas.
Daha sonraları: "Albümü dinledikten sonra bir grup kurmaya karar verdim." dedi.Later zei hij: "Ik besliste toen dat ik een band zou opstarten."
Bir gece uzun uzun eski albümleri dinledik.In de jaren erna volgden talloze andere albums.
Del Rey konuyla ilgili; "David demoyu dinledikten bir gün sonra benimle çalışmak istediğini söyledi.Lana oświadczyła: "David zapytał czy zechciałabym z nim pracować dzień po otrzymaniu ode mnie wersji demo.
Daha sonraları: "Albümü dinledikten sonra bir grup kurmaya karar verdim." dedi.Пізніше він додав: «Альбом подобається мені все більше, як звичайному слухачу.
Castro'nun planlarını dinledikten sonra 26 Temmuz Hareketine üye olarak katılır.Meghallgatja Castro tervét és aláírja részvételi szándékát a júliusi 26.-i forradalomban.
Bir gece uzun uzun eski albümleri dinledik.Új albumot sokáig nem adtak ki.
Del Rey konuyla ilgili; "David demoyu dinledikten bir gün sonra benimle çalışmak istediğini söyledi.Del Rey totesi, että "David pyysi minua työskentelemään kanssaan vain päivä sen jälkeen kun hän sai demoni.
Bir tek kelimesini bile kaçırmamak için dikkatlice dinledik.Kuuntelimme tarkkaavaisesti, jotta yksikään sana ei jäisi kuulematta.
Bir gece uzun uzun eski albümleri dinledik.Albumet holdt seg høyt på albumlistene over meget lang tid.
Bu insanlardan dinlediklerinin izlerini yazdığı kitaplarda kolayca görmek mümkündür.Dalam buku-buku yang ditulisnya itu tampak pandangan Mintaredja yang bersifat moderat tentang Islam.
Del Rey konuyla ilgili; "David demoyu dinledikten bir gün sonra benimle çalışmak istediğini söyledi.Dia menjelaskan bahwa "David memintaku untuk bekerja dengannya sehari setelah dia mendapatkan demoku.
Yüzlerce şarkıyı dinledikten sonra Jackson ve Jones albümü düzenledi.Sau khi nghe hàng trăm bài hát, Jackson và Jones quyết định sẽ thu âm một nhóm bài.
Bu insanlardan dinlediklerinin izlerini yazdığı kitaplarda kolayca görmek mümkündür.通信簿に「人の話を聞いていない」とよく書かれる。
Bu insanlardan dinlediklerinin izlerini yazdığı kitaplarda kolayca görmek mümkündür.依字面上來看,可以解釋為「可輕鬆閱讀的小說」。
Daha sonraları: "Albümü dinledikten sonra bir grup kurmaya karar verdim." dedi.לאחר זמן מה, אני פשוט סוג של מחליט להקליט אותם".
Yüzlerce şarkıyı dinledikten sonra Jackson ve Jones albümü düzenledi.Nakon preslušavanja stotine pjesama Jackson i Jones su suzili izbor za snimanje.
Bir gece uzun uzun eski albümleri dinledik.Nahrala niekoľko dodnes známych albumov.
Yüzlerce şarkıyı dinledikten sonra Jackson ve Jones albümü düzenledi.Nick je skupaj z Joejem in Kevinom sam napisal več pesmi za album.
Bir gece uzun uzun eski albümleri dinledik.Vėliau pasirodė dar keletas nuosaikaus poproko albumų.
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.De fapt, probabil cea mai buna Sadana, este să te asculți, și aceasta va aduce claritate.
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.De hecho, quizas la mejor Sadana , es a medida que estás escuchando, asi estas despejando.
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.Eigenlijk is de grootste sadana misschien wel, dat je - terwijl je luistert - je allerlei uitklaart.
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.En fait peut-être que le plus grand sadana c'est - lorsque tu es à l'écoute - que tout se dissipe.
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.Itse asiassa, suurin sadana on; kuten kuuntelet, siten puhdistat.
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.Ve skutečnosti, snad ta nejlepší duchovní cesta je: Jak posloucháte, tak jste čištěni.
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.Vielleicht ist es die größte Sadana, beim Zuhören innerlich klar zu werden.
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.W rzeczywistości, może najlepsza sadana jest kiedy słuchasz, wtedy jesteś czysty.
Ameliyat sırasında insanları öldürmemenin zekice basit bir çözümünü dinledik, bir kontrol listesi yapmak.우리는 수술 중 환자의 죽음을 막는 간단하고 멋진 해결책을 들었습니다. 체크 리스트를 도입하는 거죠.
Ameliyat sırasında insanları öldürmemenin zekice basit bir çözümünü dinledik, bir kontrol listesi yapmak.Kuulimme täällä muistilistasta, joka estää kuolemantapauksia leikkauksissa.
Ameliyat sırasında insanları öldürmemenin zekice basit bir çözümünü dinledik, bir kontrol listesi yapmak.Počuli sme brilantne jednoduché riešenie, ako nezabiť ľudí pri operácii, a to mať zoznam úloh.
Ameliyat sırasında insanları öldürmemenin zekice basit bir çözümünü dinledik, bir kontrol listesi yapmak.Slišali smo briljantno preprosto rešitev, kako ne ubiti človeka med operacijo. Imeti je treba seznam.
Ameliyat sırasında insanları öldürmemenin zekice basit bir çözümünü dinledik, bir kontrol listesi yapmak.Slyšeli jsme o skvělém a jednoduchém řešení jak nezabíjet lidi při operacích, - mít kontrolní seznam úkolů.
Ameliyat sırasında insanları öldürmemenin zekice basit bir çözümünü dinledik, bir kontrol listesi yapmak.Usłyszeliśmy też, że można zapobiec śmierci pacjenta na stole operacyjnym korzystając z prostej listy.
Ameliyat sırasında insanları öldürmemenin zekice basit bir çözümünü dinledik, bir kontrol listesi yapmak.Vi hörde en briljant enkel lösning för att inte ta död på folk vid operationer: Ha en checklista.
Ameliyat sırasında insanları öldürmemenin zekice basit bir çözümünü dinledik, bir kontrol listesi yapmak.We hoorden een briljante oplossing om sterven bij operaties te verhinderen: zorg dat je een checklist hebt.
Ameliyat sırasında insanları öldürmemenin zekice basit bir çözümünü dinledik, bir kontrol listesi yapmak.Мы слышали о простом блестящем решении, чтобы люди не умирали во время операций — завести контрольный список.
Ameliyat sırasında insanları öldürmemenin zekice basit bir çözümünü dinledik, bir kontrol listesi yapmak.שמענו על פתרון נפלא ופשוט שעוזר לא להרוג אנשים שעוברים ניתוח, והוא לעשות רשימה.
Ameliyat sırasında insanları öldürmemenin zekice basit bir çözümünü dinledik, bir kontrol listesi yapmak.سمعنا بحل بسيط ومتألق لكي نقلل من قتل الناس في أثناء الجراحات، بإنشاء قائمة مراجعة.
Ameliyat sırasında insanları öldürmemenin zekice basit bir çözümünü dinledik, bir kontrol listesi yapmak.単純で素晴らしい解決策を聞きました チェックリストを使う方法です 恥のことを語らずには この手術の問題は解決できません
Arkada oturup küçük bir çocuđu neden dinlediklerini sorguluyordum.Ich saß hinten und dachte: "Er ist nur ein Kind, warum hören sie ihm zu? Aber sie taten es...
Arkada oturup küçük bir çocuđu neden dinlediklerini sorguluyordum.Ik zat vanachter en dacht: hij is maar een jongen, waarom luisteren ze naar hem?
Arkada oturup küçük bir çocuđu neden dinlediklerini sorguluyordum.Jeg sad i baggrunden og tænkte: Han er kun et barn, hvorfor lytter de til ham?
Arkada oturup küçük bir çocuđu neden dinlediklerini sorguluyordum.J'étais assise au fond, me disant : "C'est un gosse ! Pourquoi l'écoutent-ils ?"
Arkada oturup küçük bir çocuđu neden dinlediklerini sorguluyordum.Ma perché stanno a sentirlo?
Arkada oturup küçük bir çocuđu neden dinlediklerini sorguluyordum.Me encontraba sentada al fondo, pensando: es sólo un crío, ¿por qué lo escuchan?
Arkada oturup küçük bir çocuđu neden dinlediklerini sorguluyordum."Nó chỉ là một<br/>đứa trẻ! Tại sao mọi người lại nghe nó?"
Arkada oturup küçük bir çocuđu neden dinlediklerini sorguluyordum.Seděla jsem vzadu a přemýšlela, že je to jen dítě. Proč mu všichni naslouchají? Ale oni naslouchali...
Arkada oturup küçük bir çocuđu neden dinlediklerini sorguluyordum.Καθόμουν στο πίσω μέρος, και σκεφτόμουν: είναι απλά ένα παιδί, γιατί τον ακούν;
Arkada oturup küçük bir çocuđu neden dinlediklerini sorguluyordum.Аз бях седнал в дъното, мислейки си: той е просто хлапе, защо тези хора го слушат? Но те го слушаха...
Biz oturduk ve dinledik. Bizim hiçbir sorumuz yoktu.우리는 앉아서 경청. 우리는 질문이 없.
Bunları dinledikçe kendi kendime düşünüyordumAlso hör ich mir das alles an und denke mir,
Bunları dinledikçe kendi kendime düşünüyordumAscult toate acestea, și mă întreb,
Bunları dinledikçe kendi kendime düşünüyordumAsí que estoy escuchando todo esto, ya saben, y estoy como,
Bunları dinledikçe kendi kendime düşünüyordum Bu adam gerçek mi?A jak to poslouchám, říkám si - je to vůbec možné?
Bunları dinledikçe kendi kendime düşünüyordum Bu adam gerçek mi?Alors j'écoute tout ça, vous savez, et je me demande, est-ce que ce gars dit la vérité ?
Bunları dinledikçe kendi kendime düşünüyordum Bu adam gerçek mi?Dus ik hoor dit alles aan en ik denk: is deze gast serieus?
Bunları dinledikçe kendi kendime düşünüyordum Bu adam gerçek mi? Söylediklerini uyduruyor mu?Minä kuuntelen tätä ja ajattelen, onko tämä tyyppi tottakaan.
Bunları dinledikçe kendi kendime düşünüyordum Bu adam gerçek mi? Söylediklerini uyduruyor mu?Så jag lyssnar på allt det här och jag tänker, ni vet, hittar han på något av det här?
Bunları dinledikçe kendi kendime düşünüyordumE mentre stavo ascoltando tutto questo, ecco, mi domandavo