Ana içeriğe geç
Sözlük

dinledi ile cümle

dinledi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ve bir grup bebek gelip İngilizce dinledi.So a group of babies came in and listened to English.
Tabiki, conferansta dinledikce, bircok sey geliyor.Of course, listening at the conference, there's many, many things that are coming.
Dinlediğiniz için çok teşekkür ederim. (Alkış)Thank you very much, you've been a great audience.
Ve onu dinlediğim zaman ondan hırıltılı bir ses geliyordu.And when I listened to her, she was making a wheezy sound.
Ve onun göğsünü stetoskopla dinlediğim zamanAnd when I listened to her chest with a stethoscope,
Mahkeme Jack Nicklaus ile Arnold Palmer'i dinledi.And they brought in Jack Nicklaus and Arnold Palmer.
Bu şarkıyı biz de dinledik ama "Öncü Bakteri Savaşçıları" kesinlikle harika.Well, we heard that one too, but "Pioneer Germ Fighters" totally rules.
"Bunların sesi o küçük olanlardan çok daha iyi," dinlediğinizi bile hatırlamadığınız halde."Sounds so much better than those little ones," which you can't even remember hearing.
Ve biz herkesi dinledik.And we were listening to everybody.
Bugün peynirli biftek yedim. sonra da walkman dinledim. süslü püslü bir walkman mi?Today, I had a cheesesteak Then I got a Walkman Like a fancy Walkman?
Bazıları dinledi, herkes değil.Some did, not everybody.
Biraz gerginim çünkü karım Yvonne bana dedi ki; "Geoff, TED Konuşmalarını dinledin."I'm a little nervous, because my wife Yvonne said to me, she said, "Geoff, you watch the TED Talks."
"Çenemi kapattım ve onları dinledim." (Gülüşler)I shut up, and listen to them." (Laughter)
Evet şimdi Beethoven'ın müziğini dinledik ve benim bu müzikle problemim şu, bu çok sıkıcıSo here we have this piece of music by Beethoven, and my problem with it is, it's boring.
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Then the professor listened to my story and he said,
etmesem de, sizleri dinledim ve sizlerden çok şey öğrendim.I earned your vote or not, I have listened to you. I have learned from you.
Sanırım geçici bir süre Prenses'in giyimi, dinlediği müzik, izlediği filmler...I think temporarily, the princess's fashion, music, movies...
Tamam. Benim hayalim; herkesin bilinçli dinlediği bir dünya.My vision for the world is to have everybody consciously listening.
Hepinize beni dinlediginiz icin tesekkur ederim.So, anyway, thank you so much for letting me speak.
Kiminiz dansı ya da resmi, veya demin dinlediğimiz gibi müziği seçmiş.Others chose dancing or painting, or making music like we just heard.
Önceden dinlediğiniz konuşmacıların hedeflerini paylaşıyorum.I share the goals of the speakers you heard before.
Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.So thank you and thank you for listening.
Az önce dinlediđimiz ţarký... ekmek ve balýđýn çođalmasýyla ilgiliydi.O que quer? Deixe-nos passar! Queremos ver o comitê.
Şikayeti aldım ve Bayan Ah Young'ın açıklamasını dinledim! Ben olayı senden daha iyi biliyorum!But I received the report and I heard your friend's explanation, I know more than you.
Eğer onları gerçekten dinlediyseniz, şunu söylemiş olmalılar:And if you actually listen to them they actually would have said,
Dinlediğiniz için hepinize teşekkür ederim.I thank you all for your attention.
Ve anlatmak zorunda olduklarımı dinlediğiniz için teşekkür ederim.And thanks for listening to what I had to say.
Bu versiyona büyükannemden dinlediğim hikayeleri ekledim.I actually included stories from my grandmother.
İlham almak için Liszt ve Tchaikovsky ve tüm muhteşem romantik bestekarları dinledim.So for inspiration, I listened to Liszt and Tchaikovsky and all the great Romantic composers.
Soyunun aracılığıyla yeryüzündeki bütün uluslar kutsanacak. Çünkü sözümü dinledin.››In your seed will all the nations of the earth be blessed, because you have obeyed my voice."
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.So Moses listened to the voice of his father-in-law, and did all that he had said.
Tanrının sırrını mı dinledin de, Yalnız kendini bilge görüyorsun?Have you heard the secret counsel of God? Do you limit wisdom to yourself?
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.As soon as they hear of me they shall obey me. The foreigners shall submit themselves to me.
Oysa Tanrı dinledi beni, Kulak verdi duamın sesine.But most certainly, God has listened. He has heard the voice of my prayer.
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››Because that Abraham obeyed my voice, and kept my charge, my commandments, my statutes, and my laws.
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Behold, I waited for your words; I gave ear to your reasons, whilst ye searched out what to say.
Öyleyse dinleyenleri, (meleklerin sözlerini dinlediklerine) açık bir delil getirsin.Let one who has heard then bring a clear proof.
Kendisine yaraştığı üzere Rabbini(n buyruğunu) dinlediği zaman!And hearkens to its Lord and is dutiful,
Ve kendisine yaraştığı üzere Rabbini(n buyruğunu) dinlediği zaman!And hearkens to its Lord and is dutiful,
Yoksa çoklarının söz dinlediklerini veya aklettiklerini mi sanırsın?Or do you think that most of them hear or understand?
Yoksa, üzerine çıkıp vahiy dinledikleri bir merdivenleri mi var?Or do they have a ladder (climbing which) they can hear (the secrets of heaven)?
Ey inananlar, Allah'a ve Peygamberine itaat edin, Kur'an'ı dinlediğiniz halde ondan yüz çevirmeyin.O believers, obey God and His Messenger, and do not turn away from him when you hear (him speak);
Yoksa onların, üzerine çıkıp gizli sırları dinledikleri bir merdivenleri mi var?Or do they have a ladder (climbing which) they can hear (the secrets of heaven)?
Ve hep yapageldiği gibi, Rabbinin buyruğunu dinlediği zaman...And hearkens to its Lord and is dutiful,
Ve hep yapageldiği gibi, Rabbinin buyruğunu dinlediği zaman... Seyredin siz: neler olacak o zaman!And hearkens to its Lord and is dutiful,
Benden yeterli özür dinledin," dedi.You have my apology."
Yoksa üzerine çıkıp (vahyi) dinledikleri bir merdivenleri mi var?Or do they have a ladder (climbing which) they can hear (the secrets of heaven)?
Biz onların, seni dinlerken nasıl dinlediklerini çok iyi biliriz.We know best of what they listen to, when they listen to you.
Şüphesiz biz, hayret verici bir Kur'ân dinledik.They said: 'Verily! We have heard a wonderful Recital (this Quran)!
"Doğrusu biz o hidayet rehberini dinlediğimizde ona iman ettik.And when we heard the guidance, we believed in it.
Gerçekten biz Musa'dan sonra indirilen ve kendisinden öncekileri tasdik eden bir kitap dinledik.Indeed, we have heard a Book, which has been sent down after Moses, confirming what was before it.
Web arayüzünün dinlediği port.The port the webinterface listens on.
SMTP sunucusunun dinlediği port numarası. Öntanımlı port 25' tir.The port number that the SMTP server is listening on. The default port is 25.
Strati, bir ay boyunca günde 16 saat mozaik üzerinde çalıştı ve Jackson'un müziğini dinledi.Strati spent 16 hours a day for one month working on the mosaic and listening to Jackson's music.
Konsey üyeleri, BM'nin statü müzakerelerindeki özel elçisi Martti Ahtisaari'yi de dinlediler.The Council members also heard from Martti Ahtisaari, the UN's special envoy for the status talks.
Hayranlar çok sayıda Saraybosnalı grubu dinledi. [Nikola Barbutov/SETimes]Fans listened to several Sarajevo-based bands. [Nikola Barbutov/SETimes]
Yetkili ayrıca eyaletteki Sırp azınlığın şikayetlerini de dinledi.He also heard the complaints of the province's Serb minority.
Her iki teşkilat da söz konusu telefon görüşmelerini dinlediğini yalanladı.Both agencies also denied bugging such calls.
Fox dinledi ve projeden vazgeçildi.Fox obliged, and the project was dropped.
Bir gompa, uygulayıcıların meditasyon yaptığı ve öğretileri dinlediği bir meditasyon odasıdır.A gompa is a meditation room where practitioners meditate and listen to teachings.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod