Ana içeriğe geç
Sözlük

dinledi ile cümle

dinledi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Herkes Tom'un hikayesini dinledi.Everyone listened to Tom's story.
Tom Mary'nin yanına oturdu ve sessizce dinledi.Tom sat next Mary and listened quietly.
Tom dikkatlice dinledi, ama hiçbir şey duymadı.Tom listened carefully, but he didn't hear anything.
Dün gece radyo dinledim.I listened to the radio last night.
Sami caminin arka tarafında oturup Kuran dinledi.Sami sat in the back of the mosque and listened to the Quran.
Sami birkaç Kuran ayeti dinledi.Sami listened to a few verses from the Quran.
Tom Mary'nin dinlediğini düşünüyordu, ama o dinlemiyordu.Tom thought Mary was listening, but she wasn't.
Sami hikayeyi dinledi.Sami listened to the story.
Sami anlatıyı dinledi.Sami listened to the story.
Sami sohbeti dinledi.Sami heard the conversation.
Sami çocukların televizyon programlarını dinledi.Sami listened to children's TV programs.
Sami sesli postayı dinledi.Sami listened to the voice mail.
Gerçekten herhangi birinin dinlediğini düşünüyor musun?Do you really think anyone is listening?
Tom'un çok dikkatli dinlediğini sanmıyorum.I don't think Tom was listening very carefully.
Dün klasik müzik dinledin mi?Did you listen to classical music yesterday?
Yaşlı adam abuk subuk konuşurken Tom sabırla dinledi.Tom listened patiently as the old man rambled on.
Tom damar şarkılar dinledi.Tom listened to sad music.
Tom hüzünlü parçalar dinledi.Tom listened to sad music.
Sami kasetin diğer yarısını dinledi.Sami listened to the other half of the tape.
Sami camide cuma hutbesini dinledi.Sami listened to the Friday sermon at the mosque.
Sami Fazıl'ın okuduğu cuma hutbesini dinledi.Sami listened to the Friday sermon delivered by Fadil.
Kıpırdamadan sessizce dinledi.He stood motionless, listening carefully.
Gece geç saatlere kadar odasında müzik dinledi.He listened to music in his room until late at night.
Onu inanmadan dinlediler.They listened to him with disbelief.
Seyirciler sessizce dinledi.The audience listened quietly.
Tom onlara bir hikaye okurken çocuklar sessizce dinlediler.The children listened quietly as Tom read them a story.
Stefan kalkıp dinledi.Stefan got up and listened.
"'Elbette' Candan dinledik"."'Elbette' Candan dinledik".
Halk ise devlet tarafından yayınlanan kanun yerine ulema'nın fetvalarını dinledi.The people followed the ulama's fatwas instead of state issued law.
Eminem parçayı dinledi ve rap'ini bunun üzerine yazdı."Eminem then heard the track, and he wrote the rap to it."
Londra'da bir çocuk olarak J.S. Bach ile karşılaştı ve müziğini dinledi.In London as a child, he met J. C. Bach and heard his music.
Madonna ses örneklerini söz yazmak için ilham gelene kadar tekrar tekrar dinledi.Madonna listened to the samples, over and over again, until she was inspired to write lyrics.
Şarâb-ı erguvânî (içip) erganûn dinlediler.And they had conversations about what they listened to.
Sonra tekrar dinledim ve gerçekte kızgındım.I went and listened to it and was really upset.
O 1929 yılında Münih Üniversitesi girdi ve Arnold Sommerfeld'in derslerini dinledi.She entered the University of Munich in 1929, where she listened to lectures by Arnold Sommerfeld.
Yüzlerce şarkıyı dinledikten sonra Jackson ve Jones albümü düzenledi.After listening to hundreds of songs, Jackson and Jones decided upon a batch to record.
Veloso, Gilberto’yu ilk olarak 17 yaşındayken dinledi ve müzisyeni “müzik ilahı” olarak tanımladı.Veloso was 17 years old when he first heard Gilberto, whom he describes as his "supreme master".
Castro'nun planlarını dinledikten sonra 26 Temmuz Hareketine üye olarak katılır.He listens to Castro's plans and signs on as a member of the July 26th Movement.
Ledger sadece Ennis'in nasıl hareket ettiğini, konuştuğunu ve dinlediğini bilmiyor.Ledger doesn't just know how Ennis moves, speaks and listens; he knows how he breathes.
Genç bir kız iken Inna çok çeşitli müzik türlerini dinledi.As a child, she was exposed to many different types of music.
Gaga, "Government Hooker"ın sözlerini parçayı ilk kez dinledikten kısa süre sonra yazdı.Gaga began writing verses for "Government Hooker" immediately after being sent the recording.
Diğerlerini kıskanmadı, öğüt verdi ve dinledi.He listened, watched and learned from them all.
Alanis Morissette, Sting ve Tina Turner'ı severek dinlediğinden söz etti.Alanis Morissette, Sting and Tina Turner were among her favorite artists.
Daha çok ben konuştum o dinledi."He did the talking and I did the listening.
Muhammed de Ali’yi dinledi.Sung by Muhammad Ali.
Birlikte Winehouse'un saatler uzunluğundaki vokal kayıtlarını dinlediler.They worked together on listening to thousands of hours of vocals by Winehouse.
Dinledikçe farklılaşan, tekrarladıkça kilitlerini açan çok özel bir albüm." diye yazdı.A very special album that unlocks the inner closed doors as one listens to it repeatedly."
Stüdyodayken tek dinlediğim albüm kendi albümümdü.With this album, it was just me in my home studio.
Bir keresinde, ailem Şabat’ta radyo dinlediğinden radyoyu parçaladım.” .At one point, I heard my parents listening to the radio on the Sabbath and I smashed it."
Kayıtları yeniden dinlediğimde, onun yeniden ne kadar özel bir sanatçı olduğunu anladım."Listening back to the sessions, it really brought home to me what a special player he was."
Pevees'in sözünü dinlediği tek kişidir.She is the only person Chamo will listen to.
Göğsünü dinledim.I listened to the chest.
Newtown'daki trajedi gerçekleştiğinden bu yanda, bir çok kişinin fikrini dinledik.Now, over the month since the tragedy in Newtown, we've heard from so many.
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleWhen I had listened to all they had to tell, I began to walk up and down near
Avcı hala onun yerini korudu ve av köpekleriyle dinledi.The hunter still kept his place and listened to the hounds.
Önde gelen kişilerden önde gelen hikayeler dinledik.We've heard some remarkable stories from some remarkable speakers.
20 dakika boyunca müthiş bir müziği dinledi.He had had 20 minutes of glorious music.
Dinlediğiniz için teşekkür ederim.And thank you for listening.
Kalbimin sesini mi dinledim?Did I follow my gut?
Mary, onun için bir mezar, şaşkın bir ifade ile dinledi.Mary listened to her with a grave, puzzled expression.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod