O şarkının salsa sürümünü dinledin mi?Have you listened to the salsa version of that song?
O şarkının salsa versiyonunu dinledin mi?Have you listened to the salsa version of that song?
Linda telefonda Dan'in sesini dinledikten sonra ağlamaya başladı.After listening to Dan's voice on the phone, Linda started crying.
Ben neden seni dinledim?Why did I ever listen to you?
Sana gönderdiğim MP3 dosyasını dinledin mi?Did you listen to the MP3 file I sent you?
Ben müzik dinledim.I listened to music.
Trompette melodi çalarken onu sık sık dinledim.I often listened to him playing the melody on the trumpet.
O gerçekten beni onun seni dinlediği şekilde dinlemiyor.He doesn't really listen to me the way he listened to you.
Bu sabah koşarken Tom'un ne dinlediğini düşünüyorsun?What do you think Tom was listening to while jogging this morning?
Ben herkesi dinledim.I listened to everybody.
Erkek çocukları dikkatle dinledi.The boys listened attentively.
Yalanlarını yeterince dinledim.I've had enough of your lying.
Bu şarkıyı dinlediğim ilk zamanı hatırlıyorum.I remember the first time I listened to this song.
Tom sabırla Mary'yi dinledi.Tom patiently listened to Mary.
Biz okyanusu dinledik.We listened to the ocean.
Tom okyanusun sesini dinledi.Tom listened to the sound of the ocean.
Tom, dalgaların sahile vurma sesini dinledi.Tom listened to the sound of the waves crashing on the beach.
Tom, dalgaların sahile vurmasını dinledi.Tom listened to the sound of the waves crashing on the beach.
Onlar dersi dikkatle dinledi.They listened to the lecture very attentively.
Tom Mary'nin ezberlediği şiiri ezbere okumasını dinledim.Tom listened to Mary recite the poem that she had memorized.
Tom şimdiye kadar dinlediğim en iyi şarkıcılardan biri.Tom is one of the best singers I've ever heard.
Tom'un dinlediğini umalım.Let's hope Tom is listening.
Tom sadece opera dinlediğinde iç huzur bulur.Tom only finds inner peace when he listens to opera.
Allah dualarımı dinledi.God listened to my prayers.
Gözlerimi kapadım ve okyanusun sesini dinledim.I closed my eyes and listened to the sound of the ocean.
Tom gözlerini kapadı ve sahile çarpan dalgaların sesini dinledi.Tom closed his eyes and listened to the sound of the waves crashing on the beach.
Tom'un haricinde herkes dikkatlice dinledi.Everyone but Tom listened carefully.
Tom beni dikkatlice dinledi.Tom listened to me carefully.
Seni dinlediğime çok memnun oldum.I'm so glad I listened to you.
Seni dinlediğime memnun oldum.I'm glad I listened to you.
Sana dinlediğim için memnunum.I'm glad I listened to you.
Gençliğimde Beatles dinledim.I listened to the Beatles in my youth.
Bu şimdiye kadar dinlediğim en güzel şarkılarından biridir.This is one of the most beautiful songs I've ever heard.
Bu, hayatımda şimdiye kadar dinlediğim en güzel şarkılarından biridir.This is one of the most beautiful songs I've ever heard in my life.
Bu konuyu yeterince dinlediğimizi düşünüyorum.I think we have heard enough on this.
Tom oturdu ve Mary'yi dinledi.Tom sat and listened to Mary.
Tom Mary'nin hikâyesini dinledi.Tom listened to Mary's story.
Tom orman seslerini dinledi.Tom listened to the sounds of the forest.
Tom benim fikrimi dinledi.Tom listened to my opinion.
Sadece dinledim ve sessiz kaldım.I just listened and kept quiet.
Dinlediğiniz müzik iç dünyanızı yansıtıyor.The music you listen to reflects your inner world.
Bu şarkıyı dinlediğimde, gözümden yaşlar boşaldı.When I listened to this song, I broke down in tears.
Tom yatağa oturdu ve dikkatle dinledi.Tom sat up in bed and listened carefully.
Tom dinlediği her şeyi beğeniyordu.Tom liked everything he heard.
Sabırla dinledi.She listened patiently.
Tom sabırla dinledi.Tom listened patiently.
O soruyu kaç kere dinlediniz?How many times have you heard that question?
Sadece dinledim.I just listened.
Dinlediğini sandım.I thought you were listening.
Tom Mary'nin dinlediğini düşünüyordu.Tom thought Mary was listening.
Sami, Leyla'yı dinledi.Sami listened to Layla.
Dikkatli biçimde dinledi.He listened carefully.
Ben dikkatle dinledim.I listened carefully.
Sessizce onu dinledi.He listened to her in silence.
Tom Mary'yi dikkatle dinledi.Tom paid very close attention to Mary.
Onun hepsini dinledikten sonra, o ağladı.Upon hearing it all, he cried.
Dikkatle dinledim.I listened intently.
Tom gerçekten birinin dinlediğini düşünüyor mu?Does Tom really think anyone is listening?
Tom söylenenleri dikkatle dinledi.Tom paid close attention to what was being said.
Tom'un odasından gelen müzik dinlediğimi sanıyordumI thought I heard music coming from Tom's room.