Ve sonra orjinali dinlediniz.Și apoi ați auzit originalul.
Ve sonra orjinali dinlediniz.Und dann hörten Sie das Original.
Ve sonra orjinali dinlediniz.Y ya pudieron escuchar la versión original.
Ve sonra orjinali dinlediniz.Затем вы услышали оригинал.
Ve sonra orjinali dinlediniz.И освен това, вие чухте оригинала.
Ve sonra orjinali dinlediniz.ואז אתם שומעים את המקור.
Ve sonra orjinali dinlediniz.و ها أنتم سمعتم التسجيل الأصلي.
Ve sonra orjinali dinlediniz.究極的には、私は体験から始めました。
Ve uzmanlar ne derse dinlediler ve onların tavsiyelerine uydular, doğru olsun ya da olmasın.En zij luisterden naar alles was de experts zeiden en volgden hun advies, hoe goed of slecht ook.
Ve uzmanlar ne derse dinlediler ve onların tavsiyelerine uydular, doğru olsun ya da olmasın.És bármit is mondott a szakértő, hallgattak rá és megfogadták a tanácsát, akár igaz volt, akár nem.
Ve uzmanlar ne derse dinlediler ve onların tavsiyelerine uydular, doğru olsun ya da olmasın.Escuchaban lo que decían los expertos y seguían su consejo fuese correcto o incorrecto.
Ve uzmanlar ne derse dinlediler ve onların tavsiyelerine uydular, doğru olsun ya da olmasın.Họ lắng nghe bất cứ cái gì mà các chuyên gia nói tiếp nhận lời khuyên, dù đúng hay sai.
Ve uzmanlar ne derse dinlediler ve onların tavsiyelerine uydular, doğru olsun ya da olmasın.사람들은 전문가가 무슨말을 하든지 그들의 조언을 받다들였습니다. 그게 맞든지 틀리든지요.
Ve uzmanlar ne derse dinlediler ve onların tavsiyelerine uydular, doğru olsun ya da olmasın.Och de lyssnade på vad experterna än sade, och lydde deras råd, rätt eller fel.
Ve uzmanlar ne derse dinlediler ve onların tavsiyelerine uydular, doğru olsun ya da olmasın.Ouviram tudo o que disseram os peritos e aceitaram os seus conselhos, fossem certos ou errados.
Ve uzmanlar ne derse dinlediler ve onların tavsiyelerine uydular, doğru olsun ya da olmasın.Počúvali čokoľvek, čo odborníci povedali a verili ich radám, či boli pravdivé alebo nie.
Ve uzmanlar ne derse dinlediler ve onların tavsiyelerine uydular, doğru olsun ya da olmasın.Poslouchali všechno, co experti říkali, a dávali na jejich radu, bez ohledu na to, jestli dobrou nebo špatnou.
Ve uzmanlar ne derse dinlediler ve onların tavsiyelerine uydular, doğru olsun ya da olmasın.Słuchali wszystkiego, co mówili eksperci i przyjmowali ich radę, niezależnie od poprawności.
Ve uzmanlar ne derse dinlediler ve onların tavsiyelerine uydular, doğru olsun ya da olmasın.Άκουγαν οτιδήποτε τους έλεγαν οι ειδικοί και ακολουθούσαν τις συμβουλές τους, είτε ήταν σωστές είτε λάθος.
Ve uzmanlar ne derse dinlediler ve onların tavsiyelerine uydular, doğru olsun ya da olmasın.И те слушали каквото им казвали експертите и взимали техния съвет, независимо верен или не.
Ve uzmanlar ne derse dinlediler ve onların tavsiyelerine uydular, doğru olsun ya da olmasın.І вони слухали, що б не говорили експерти, і дослухалися їх порад, як вірних так і хибних.
Ve uzmanlar ne derse dinlediler ve onların tavsiyelerine uydular, doğru olsun ya da olmasın.Они слушали все, что бы ни говорили эксперты, и следовали их советам, плохим ли или хорошим.
Ve uzmanlar ne derse dinlediler ve onların tavsiyelerine uydular, doğru olsun ya da olmasın.והם הקשיבו לכל מה שהמומחים אמרו ושמעו לעצתם, לא משנה אם היא נכונה או לא.
Ve uzmanlar ne derse dinlediler ve onların tavsiyelerine uydular, doğru olsun ya da olmasın.و قد استمعوا الى ما قاله الخبراء و أخذوا بنصيحتهم، سواء كانت صحيحة أو خاطئة.
Ve uzmanlar ne derse dinlediler ve onların tavsiyelerine uydular, doğru olsun ya da olmasın.正誤を問わず、助言を受け入れました しかし専門家でも間違いは犯します
Vurarak, dokunarak muayene ettim. Göğsünü dinledim.Ich klopfte ab, ich tastete ab, ich hörte den Brustkorb ab.
Vurarak, dokunarak muayene ettim. Göğsünü dinledim.Jeg bankede, palperede, lyttede til brystet.
Vurarak, dokunarak muayene ettim. Göğsünü dinledim.전 그의 가슴을 두드리고, 만지고, 귀 기울여 들었습니다
Vurarak, dokunarak muayene ettim. Göğsünü dinledim.Kopogtattam, megtapogattam, meghallgattam a mellkasát.
Vurarak, dokunarak muayene ettim. Göğsünü dinledim.Proklepal jsem, prohmatal, poslechl jeho hruď.
Vurarak, dokunarak muayene ettim. Göğsünü dinledim.Saya mengetuk, meraba, mendengarkan dadanya.
Vurarak, dokunarak muayene ettim. Göğsünü dinledim.Toccai, palpai e ascoltai il petto.
Vurarak, dokunarak muayene ettim. Göğsünü dinledim.Я перкутировал, я пальпировал, я слушал шумы в груди.
Vurarak, dokunarak muayene ettim. Göğsünü dinledim.נקשתי. מיששתי. האזנתי לחזהו.
Vurarak, dokunarak muayene ettim. Göğsünü dinledim.طرقت ولمست واستمعت إلى صدره.
Vurarak, dokunarak muayene ettim. Göğsünü dinledim.彼はその時点で気づいていたに違いないだろう
Web arayüzünün dinlediği port.A webes felület által használt port.
Web arayüzünün dinlediği port.De poort waarop de webinterface luistert.
Web arayüzünün dinlediği port.Der Port, auf dem die Web-Oberfläche Verbindungen entgegen nimmt.
Web arayüzünün dinlediği port.El puerto por el que escucha la interfaz web.
Web arayüzünün dinlediği port.La porta in cui è in ascolto l' interfaccia web.
Web arayüzünün dinlediği port.O porto onde a interface Web aceita pedidos.
Web arayüzünün dinlediği port.Porten som webbgränssnittet lyssnar på.
Web arayüzünün dinlediği port.Porten som webgrænsefladen lytter på.
Web arayüzünün dinlediği port.Port, na kterém bude webové rozhraní naslouchat.
Web arayüzünün dinlediği port.Port, na ktorom webové rozhrane načúva.
Web arayüzünün dinlediği port.Port nasłuchiwania dla interfejsu WWW.
Web arayüzünün dinlediği port.Port sur lequel l'interface Web écoute.
Web arayüzünün dinlediği port.Portul folosit de interfața web.
Web arayüzünün dinlediği port.Vrata, na katerih posluša spletni vmesnik.
Web arayüzünün dinlediği port.Web- käyttöliittymän kuuntelema portti.
Web arayüzünün dinlediği port.Η θύρα ακρόασης της διασύνδεσης ιστού.
Web arayüzünün dinlediği port.Порт, на котором будет работать Веб- интерфейс
Web arayüzünün dinlediği port.Порт, на якому очікуватиме на з’ єднання інтерфейс мережі.
Web arayüzünün dinlediği port.ウェブインターフェースが待ち受けするポート
Yakın zamanda Robin Williams'ın bir konuşmasını dinledim.사실, 저는 최근 로빈 윌리암스(역주: 유명 코미디 배우)가 자신은 지금보다 코카인 복용 문제를 일으켰을 당시가 훨씬 더 재미있는 사람이었다고
Yakın zamanda Robin Williams'ın bir konuşmasını dinledim.למעשה, לאחרונה ראיתי את רובין וויליאמס מספר איך הוא חשב שהוא הרבה יותר מצחיק
Yakın zamanda Robin Williams'ın bir konuşmasını dinledim.في الواقع، لقد رأيت روبن ويليم مؤخرا يتحدث عن كيف انه كان يظن انه اكثر مرحا و تسلية
Yakın zamanda Robin Williams'ın bir konuşmasını dinledim.コカインを使っていた頃のほうが ずっとウケたと話していました
Yehoyadanın ölümünden sonra Yahuda önderleri gelip kralın önünde eğildiler. Kral da onları dinledi.A po smrti Jehojadovej prišly kniežatá Júdove a poklonily sa kráľovi. Vtedy ich vypočul kráľ a dovolil.