Ve kısa bile olsa, topluluğun, tüm topluluğun dinlediği hikâyeci siz oluyorsunuz.Макар и за кратко, вие ставате разказвачът, когото слуша общността, цялата общност.
Ve kısa bile olsa, topluluğun, tüm topluluğun dinlediği hikâyeci siz oluyorsunuz.ואז לרגע קצר, אתה הופך להיות מספר הסיפור שאליו הקהילה, כל הקהילה, מאזינה.
Ve kısa bile olsa, topluluğun, tüm topluluğun dinlediği hikâyeci siz oluyorsunuz.وربما بشكل بسيط تصبح القصصى بذاته حيث يستمع اليك المجتمع، المجتمع باكمله
Ve kısa bile olsa, topluluğun, tüm topluluğun dinlediği hikâyeci siz oluyorsunuz.コミュニティ全体があなたに耳を傾けるのです バーンスタインがそれを可能にしているのです 素晴らしいと思いませんか?
Ve onlar ayrıca bana dinlemeyi öğrettiler--ki beni dinlediler.Eles também me ensinaram a ouvir, porque me ouviram.
Ve onlar ayrıca bana dinlemeyi öğrettiler--ki beni dinlediler.És tanítottak valamit a figyelésről -- azzal, hogy ők meghallgattak engem.
Ve onlar ayrıca bana dinlemeyi öğrettiler--ki beni dinlediler.Ils m'ont aussi appris à écouter -- justement en m'écoutant.
Ve onlar ayrıca bana dinlemeyi öğrettiler--ki beni dinlediler.그들은 듣는 게 무엇인지도 가르쳐 주었습니다. 그들이 제 말을 들어주는 행위,
Ve onlar ayrıca bana dinlemeyi öğrettiler--ki beni dinlediler.Mi hanno anche insegnato ad ascoltare, proprio ascoltandomi per primi.
Ve onlar ayrıca bana dinlemeyi öğrettiler--ki beni dinlediler.Och de hade också lärt mig att lyssna, att de lyssnade på mig.
Ve onlar ayrıca bana dinlemeyi öğrettiler--ki beni dinlediler.Oni ma naučili počúvať a oni počúvali mňa.
Ve onlar ayrıca bana dinlemeyi öğrettiler--ki beni dinlediler.Oni również nauczyli mnie o słuchaniu, że słuchali mnie.
Ve onlar ayrıca bana dinlemeyi öğrettiler--ki beni dinlediler.Sie lehrten mich auch etwas über das Zuhören - nämlich dass sie mir zuhörten.
Ve onlar ayrıca bana dinlemeyi öğrettiler--ki beni dinlediler.Taky mě učila o naslouchání - a naslouchala mi.
Ve onlar ayrıca bana dinlemeyi öğrettiler--ki beni dinlediler.Tot ei m-au învățat despre ascultare -- căci m-au ascultat.
Ve onlar ayrıca bana dinlemeyi öğrettiler--ki beni dinlediler.Y ellos también me enseñaron sobre escuchar -- que ellos me escucharan.
Ve onlar ayrıca bana dinlemeyi öğrettiler--ki beni dinlediler.Ze leerden me ook wat luisteren is -- door naar mij te luisteren.
Ve onlar ayrıca bana dinlemeyi öğrettiler--ki beni dinlediler.Вие също така ме научихте да слушам - защото ме слушаха.
Ve onlar ayrıca bana dinlemeyi öğrettiler--ki beni dinlediler.Они научили меня слушать, слушая меня.
Ve onlar ayrıca bana dinlemeyi öğrettiler--ki beni dinlediler.והם לימדו אותי על הקשבה- שהם הקשיבו לי.
Ve onlar ayrıca bana dinlemeyi öğrettiler--ki beni dinlediler.وكما علموني أيضا الإستماع -- لقد استمعوا لي.
Ve onlar ayrıca bana dinlemeyi öğrettiler--ki beni dinlediler.沈黙から生まれてきたのはそういうものでした
Ve onları dinlediğinizde, sevdikleri ve sevmedikleri şeyler hakkında da söyleyecek bir sürü sözleri var.A keď ich počúvate, majú toho veľa na srdci o tom, čo sa im páči a čo nie.
Ve onları dinlediğinizde, sevdikleri ve sevmedikleri şeyler hakkında da söyleyecek bir sürü sözleri var.Als je naar hen luistert, hebben ze ook veel te vertellen over wat ze al dan niet leuk vinden.
Ve onları dinlediğinizde, sevdikleri ve sevmedikleri şeyler hakkında da söyleyecek bir sürü sözleri var.그리고 그들이 하는말을 들어보면 무엇이 좋고 나쁜지에대한 의견이 많고
Ve onları dinlediğinizde, sevdikleri ve sevmedikleri şeyler hakkında da söyleyecek bir sürü sözleri var.Og når man lytter til dem, har de også en masse at sige, om hvad de kan lide og hvad de ikke kan lide.
Ve onları dinlediğinizde, sevdikleri ve sevmedikleri şeyler hakkında da söyleyecek bir sürü sözleri var.Quando as ouvimos, elas também têm muito a dizer sobre o que gostam e o que não gostam.
Ve onları dinlediğinizde, sevdikleri ve sevmedikleri şeyler hakkında da söyleyecek bir sürü sözleri var.И когато ги слушаш, те имат много да кажат за това, какво харесват и какво - не.
Ve onları dinlediğinizde, sevdikleri ve sevmedikleri şeyler hakkında da söyleyecek bir sürü sözleri var.וכשתקשיב להם, יהיה להם גם הרבה לומר מה הם אוהבים ומה הם לא,
Ve onları dinlediğinizde, sevdikleri ve sevmedikleri şeyler hakkında da söyleyecek bir sürü sözleri var.وعندما تستمع إليهم، فان لديهم أيضاً الكثير ليقولونه حول ما أعجبهم وما لم يعجبهم،
Ve onları dinlediğinizde, sevdikleri ve sevmedikleri şeyler hakkında da söyleyecek bir sürü sözleri var.沢山意見を聞かせてくれました 最初に大丈夫と踏んだルートが駄目だったこともありましたが
Ve onu dinlediğim zaman ondan hırıltılı bir ses geliyordu.A když jsem si ji poslechl, vydávala sípavý zvuk.
Ve onu dinlediğim zaman ondan hırıltılı bir ses geliyordu.Când am auscultat-o, am auzit un șuierat.
Ve onu dinlediğim zaman ondan hırıltılı bir ses geliyordu.E mentre la ascoltavo, faceva un sibilo.
Ve onu dinlediğim zaman ondan hırıltılı bir ses geliyordu.Escuché un sonido resollante.
Ve onu dinlediğim zaman ondan hırıltılı bir ses geliyordu.Et quand je l'ai écoutée, elle émettait un sifflement.
Ve onu dinlediğim zaman ondan hırıltılı bir ses geliyordu.Haar ademhaling maakte een piepend geluid.
Ve onu dinlediğim zaman ondan hırıltılı bir ses geliyordu.색색거리는 소리를 내며 숨을 쉬고 있었는데
Ve onu dinlediğim zaman ondan hırıltılı bir ses geliyordu.Słuchając jej, wydawała chrapliwy dźwięk.
Ve onu dinlediğim zaman ondan hırıltılı bir ses geliyordu.Và khi tôi nghe bà thở, bà phát ra tiếng khò khè.
Ve onu dinlediğim zaman ondan hırıltılı bir ses geliyordu.Voľným uchom bolo u nej počuť sipot.
Ve onu dinlediğim zaman ondan hırıltılı bir ses geliyordu.Και όταν την άκουσα, έκανε έναν ασθματικό ήχο.
Ve onu dinlediğim zaman ondan hırıltılı bir ses geliyordu.Когато я слушах, тя издаваше хъркащи звуци.
Ve onu dinlediğim zaman ondan hırıltılı bir ses geliyordu.Коли я слухав її, вона хрипіла.
Ve onu dinlediğim zaman ondan hırıltılı bir ses geliyordu.Я прислушался, она издавала хриплые звуки.
Ve onu dinlediğim zaman ondan hırıltılı bir ses geliyordu.כשהאזנתי לה, היא השמיעה קולות של התנשמות כבדה.
Ve onu dinlediğim zaman ondan hırıltılı bir ses geliyordu.وعندما استمعت اليها, سمعتها تقوم بأصوات صافره.
Ve onu dinlediğim zaman ondan hırıltılı bir ses geliyordu.胸に聴診器をあててみると
Ve onun göğsünü stetoskopla dinlediğim zamanAhogy hallgattam, ziháló hangot hallatott.
Ve onun göğsünü stetoskopla dinlediğim zaman청진기로 흉부를 진찰했을 때
Ve onun göğsünü stetoskopla dinlediğim zamanY cuando la ausculté, escuché un sonido quebradizo en ambos lados,
Ve onun göğsünü stetoskopla dinlediğim zamanכאשר האזנתי לחזה שלה באמצעות המסכת,
Ve onun göğsünü stetoskopla dinlediğim zamanوعندما كنت استمع الى صدرها بسماعة الطبيب،
Ve onun göğsünü stetoskopla dinlediğim zaman両側からピチピチという音が聞こえ
Ve sonra orjinali dinlediniz.Bạn nghe bản nhạc gốc.
Ve sonra orjinali dinlediniz.En dan hoorde je het origineel.
Ve sonra orjinali dinlediniz.E poi avete sentito l'originale.
Ve sonra orjinali dinlediniz.Et puis, vous avez entendu l'original.
Ve sonra orjinali dinlediniz.여러분은 원곡을 들어보셨습니다.
Ve sonra orjinali dinlediniz.Potem usłyszeliście oryginał.