Orda öyle oturdum ve dinledim.Simplemente me quedé sentada ahí y escuchaba..
Orda öyle oturdum ve dinledim.Stavo lì seduta ed ascoltavo.
Orda öyle oturdum ve dinledim.Просто седях там и слушах.
Orda öyle oturdum ve dinledim.Я сидела и слушала.
Orda öyle oturdum ve dinledim.רק ישבתי שם והקשבתי.
Orda öyle oturdum ve dinledim.جلست هنالك فقط واستمعت
Orda öyle oturdum ve dinledim.そのうち 彼はあの子を 廊下に連れて来て
Örneğin, dün akşam Al Gore'dan dinlediğimiz küresel ısınma.어젯밤 앨 고어가 멋지게 강연해준 지구 온난화 같은 현상들을요.
Örneğin, dün akşam Al Gore'dan dinlediğimiz küresel ısınma.כמו ההתחממות הגלובלית, עליה הירצה אמש ברהיטות אל גור.
Örneğin, dün akşam Al Gore'dan dinlediğimiz küresel ısınma.مثل الارتفاع الحراري الكوني، كما سمعنا ليلة أمس وبكل بلاغة من ال جور.
Örneğin, dün akşam Al Gore'dan dinlediğimiz küresel ısınma.今日の宗教は素晴しく デザインされています
Örneğin suç veya değil, olayların seyri en tekil arasında kesinlikle Şimdiye kadar dinledik.Наприклад злочину чи ні, але хід подій, безумовно, одним з найбільш особливих що я коли-небудь слухав.
Örneğin suç veya değil, olayların seyri en tekil arasında kesinlikle Şimdiye kadar dinledik.Например преступления или нет, но ход событий, безусловно, одним из самых особых что я когда-либо слушал.
O, tekrar etrafına bakındı dinledi, denizci doğru eğildi ve sesini indirdi:Dia memandang tentang dia lagi, mendengarkan, membungkuk ke arah para pelaut, dan merendahkan suaranya:
O, tekrar etrafına bakındı dinledi, denizci doğru eğildi ve sesini indirdi:Er sah sich wieder, hörte zu, beugte sich der Seemann, und senkte die Stimme:
O, tekrar etrafına bakındı dinledi, denizci doğru eğildi ve sesini indirdi:Hän näytti hänestä taas kuunteli, taivutettu kohti Mariner, ja laski hänen äänensä:
O, tekrar etrafına bakındı dinledi, denizci doğru eğildi ve sesini indirdi:Han såg sig omkring igen, lyssnade, böjd mot Mariner, och sänkte rösten:
O, tekrar etrafına bakındı dinledi, denizci doğru eğildi ve sesini indirdi:Hij keek om zich heen weer, luisterde, gebogen naar de zeeman, en liet zijn stem:
O, tekrar etrafına bakındı dinledi, denizci doğru eğildi ve sesini indirdi:Il regarda autour de lui à nouveau, écouté, se pencha vers le marin, et baissa la voix:
O, tekrar etrafına bakındı dinledi, denizci doğru eğildi ve sesini indirdi:그는 그를 다시 보았다 듣고는 마리너 향해 구부 러, 그의 음성을 낮춘 :
O, tekrar etrafına bakındı dinledi, denizci doğru eğildi ve sesini indirdi:Körülnézett ismét hallgatott, hajlott felé Mariner, és lehalkította a hangját:
O, tekrar etrafına bakındı dinledi, denizci doğru eğildi ve sesini indirdi:Miró a su alrededor otra vez, escuchaba, se inclinó hacia el marinero, y bajó la voz:
O, tekrar etrafına bakındı dinledi, denizci doğru eğildi ve sesini indirdi:Olhou em volta mais uma vez, ouviu, debruçou-se sobre o marinheiro, e baixou a voz:
O, tekrar etrafına bakındı dinledi, denizci doğru eğildi ve sesini indirdi:Ông nhìn quanh một lần nữa, lắng nghe, cong đối với các thủy thủ, và hạ thấp giọng:
O, tekrar etrafına bakındı dinledi, denizci doğru eğildi ve sesini indirdi:Pogledal je okoli njega spet poslušal, ukrivljen proti mornar, in znižal njegov glas:
O, tekrar etrafına bakındı dinledi, denizci doğru eğildi ve sesini indirdi:Rozejrzał się ponownie, słuchał, skłonność do załogi, i zniżył głos:
O, tekrar etrafına bakındı dinledi, denizci doğru eğildi ve sesini indirdi:Rozhlédl se kolem sebe znovu poslouchal, ohnuté směrem k námořník, a ztišil hlas:
O, tekrar etrafına bakındı dinledi, denizci doğru eğildi ve sesini indirdi:Rozhliadol sa okolo seba znova počúval, ohnuté smerom námorník, a stíšil hlas:
O, tekrar etrafına bakındı dinledi, denizci doğru eğildi ve sesini indirdi:Se uită din nou despre el, ascultat, aplecat spre Mariner, si a redus vocea lui:
O, tekrar etrafına bakındı dinledi, denizci doğru eğildi ve sesini indirdi:Si guardò intorno ancora una volta, ascoltò, piegato verso il marinaio, e abbassò la voce:
O, tekrar etrafına bakındı dinledi, denizci doğru eğildi ve sesini indirdi:Κοίταξε γύρω του και πάλι, άκουγε, λυγισμένα προς το ναυτικό, και χαμήλωσε τη φωνή του:
O, tekrar etrafına bakındı dinledi, denizci doğru eğildi ve sesini indirdi:Він озирнувся, знову слухали, схилившись до моряк, і знизив голос:
O, tekrar etrafına bakındı dinledi, denizci doğru eğildi ve sesini indirdi:Он огляделся, снова слушали, склонившись к моряк, и понизил голос:
O, tekrar etrafına bakındı dinledi, denizci doğru eğildi ve sesini indirdi:Той погледна отново за него, слушаше, наведе се към моряк и сниши глас:
O, tekrar etrafına bakındı dinledi, denizci doğru eğildi ve sesini indirdi:وقال انه يتطلع عنه مرة أخرى ، استمع ، عازمة نحو مارينر ، ويخفض صوته :
O, tekrar etrafına bakındı dinledi, denizci doğru eğildi ve sesini indirdi:"その事実は - 私は起こる - この透明人間についてだけ多少知っているする。
O uzak uçtu kadar ona dinledi.Ella le escuchaba, hasta que se fue volando.
O uzak uçtu kadar ona dinledi.Bà lắng nghe anh ta cho đến khi ông bay đi.
O uzak uçtu kadar ona dinledi.Dia mendengarkan sampai ia terbang menjauh.
O uzak uçtu kadar ona dinledi.Ea a ascultat el până când a zburat departe.
O uzak uçtu kadar ona dinledi.Ela escutava-o até que ele voou para longe.
O uzak uçtu kadar ona dinledi.Elle l'écoutait jusqu'à ce qu'il s'envole.
O uzak uçtu kadar ona dinledi.Hän kuunteli häntä, kunnes hän lensi pois.
O uzak uçtu kadar ona dinledi.Hon lyssnade på honom tills han flög iväg.
O uzak uçtu kadar ona dinledi.Hun lyttede til ham, indtil han fløj væk.
O uzak uçtu kadar ona dinledi.그가 멀리 날아가 때까지 그녀는 그의 말을 듣고.
O uzak uçtu kadar ona dinledi.Lei lo ascoltava fino a che non volò via.
O uzak uçtu kadar ona dinledi.Ő hallgatott rá, amíg ő elrepült.
O uzak uçtu kadar ona dinledi.Počúvala ho, až odletel.
O uzak uçtu kadar ona dinledi.Poslouchala ho, až odletěl.
O uzak uçtu kadar ona dinledi.Poslušala ga je, dokler ni odletela.
O uzak uçtu kadar ona dinledi.Sie hörte ihm zu, bis er weg flog.
O uzak uçtu kadar ona dinledi.Słuchała go, dopóki nie odleciał.
O uzak uçtu kadar ona dinledi.Ze luisterde naar hem totdat hij vloog weg.
O uzak uçtu kadar ona dinledi.Εκείνη άκουγε μέχρι που πέταξε μακριά.
O uzak uçtu kadar ona dinledi.Вона слухала його, поки він не полетів.
O uzak uçtu kadar ona dinledi.Она слушала его, пока он не улетел.
O uzak uçtu kadar ona dinledi.Тя слушаше с него докато той отлетя.
O uzak uçtu kadar ona dinledi.היא הקשיבה לו עד שהוא עף משם.
O uzak uçtu kadar ona dinledi.كانت تصغي إليه حتى طار بعيدا.