Okul arkadaşım Marx Kirchner... ...birlikte onun evine gittik... ...ve geç saatlere kadar müzik dinledik.قابلنا ماركشنر في المتنزه ثم ذهبنا معه إستمعنا إلى الموسيقى وبقينا حتى وقت متأخرا
Önceden dinlediğim tüm dillerdeDans n'importe quelle langue jamais entendue
Önceden dinlediğim tüm dillerdeبكل اللغات التي سمعت من قديم الأزل
Önceden dinlediğiniz konuşmacıların hedeflerini paylaşıyorum.Am aceleași țeluri ca ante-vorbitorii mei.
Önceden dinlediğiniz konuşmacıların hedeflerini paylaşıyorum.Bliskie są mi cele, o których dzisiaj słyszeliśmy.
Önceden dinlediğiniz konuşmacıların hedeflerini paylaşıyorum.Comparto los objetivos de los oradores que me precedieron.
Önceden dinlediğiniz konuşmacıların hedeflerini paylaşıyorum.Eu partilho os objetivos dos oradores que ouviram antes.
Önceden dinlediğiniz konuşmacıların hedeflerini paylaşıyorum.Gli obiettivi degli oratori che hanno parlato da questo palco.
Önceden dinlediğiniz konuşmacıların hedeflerini paylaşıyorum.Ich teile das Ziel der Redner, die wir vorher gehört haben.
Önceden dinlediğiniz konuşmacıların hedeflerini paylaşıyorum.Ik deel de doelen van de sprekers die aan het woord zijn geweest.
Önceden dinlediğiniz konuşmacıların hedeflerini paylaşıyorum.Jeg deler de mål som de forrige talere nævnte.
Önceden dinlediğiniz konuşmacıların hedeflerini paylaşıyorum.Je partage les objectifs des intervenants que vous avez entendu avant.
Önceden dinlediğiniz konuşmacıların hedeflerini paylaşıyorum.또한 여러분들이 이전에 들었던 강연자들과도 공유하고 있습니다.
Önceden dinlediğiniz konuşmacıların hedeflerini paylaşıyorum.Mục đích của tôi cũng giống với những diễn giả vừa trình bày
Önceden dinlediğiniz konuşmacıların hedeflerini paylaşıyorum.Sdílím cíle řečníků, které jste do teď slyšeli.
Önceden dinlediğiniz konuşmacıların hedeflerini paylaşıyorum.Ugyanazok a céljaim, azokkal az előadókkal, akiket korábban hallottunk.
Önceden dinlediğiniz konuşmacıların hedeflerini paylaşıyorum.Έχω τους ίδιους στόχους με τους ομιλητές που προηγήθηκαν.
Önceden dinlediğiniz konuşmacıların hedeflerini paylaşıyorum.Споделям мечтите на говорителите, които чухте преди.
Önceden dinlediğiniz konuşmacıların hedeflerini paylaşıyorum.Я поділяю прагнення попередніх промовців.
Önceden dinlediğiniz konuşmacıların hedeflerini paylaşıyorum.Я разделяю цели тех, кто выступал здесь до меня.
Önceden dinlediğiniz konuşmacıların hedeflerini paylaşıyorum.אני שותף למטרות של הדוברים שהיו לפניי.
Önceden dinlediğiniz konuşmacıların hedeflerini paylaşıyorum.انا أشارك ذات الاهداف التي تحدث عنها المتحدثين من قبلي
Önceden dinlediğiniz konuşmacıların hedeflerini paylaşıyorum.他のスピーカーと同じなのです 私は
Önde gelen kişilerden önde gelen hikayeler dinledik.Abbiamo ascoltato storie notevoli narrate da oratori degni di nota.
Önde gelen kişilerden önde gelen hikayeler dinledik.Am ascultat poveştile remarcabile ale unor oratori remarcabili.
Önde gelen kişilerden önde gelen hikayeler dinledik.Chúng ta đã nghe một số câu chuyện đáng chú ý từ những diễn giả đáng kính.
Önde gelen kişilerden önde gelen hikayeler dinledik.Hallottunk néhány rendkívüli előadást néhány rendkívüli előadótól.
Önde gelen kişilerden önde gelen hikayeler dinledik.Hemos escuchado historias extraordinarias de oradores extraordinarios.
Önde gelen kişilerden önde gelen hikayeler dinledik.Kita telah mendengar banyak cerita luar biasa dari banyak pembicara luar biasa.
Önde gelen kişilerden önde gelen hikayeler dinledik.저명한 강사들로부터 주목할 만한 얘기를 들어 왔습니다.
Önde gelen kişilerden önde gelen hikayeler dinledik.Nous avons entendu des histoires remarquables, d'orateurs remarquables.
Önde gelen kişilerden önde gelen hikayeler dinledik.Ouvimos histórias notáveis de oradores notáveis.
Önde gelen kişilerden önde gelen hikayeler dinledik.Počuli sme niekoľko pozoruhodných príbehov od pozoruhodných rečníkov.
Önde gelen kişilerden önde gelen hikayeler dinledik.Slyšeli jsme pozoruhodné příběhy z úst pozoruhodných lidí.
Önde gelen kişilerden önde gelen hikayeler dinledik.Usłyszeliśmy fascynujące historie fascynujących mówców.
Önde gelen kişilerden önde gelen hikayeler dinledik.We hebben geluisterd naar opmerkelijke verhalen van opmerkelijke sprekers.
Önde gelen kişilerden önde gelen hikayeler dinledik.Wir haben einige bemerkenswerte Geschichten von einigen bemerkenswerten Rednern gehört.
Önde gelen kişilerden önde gelen hikayeler dinledik.Ακούσαμε καταπληκτικές ιστορίες από καταπληκτικούς ομιλητές.
Önde gelen kişilerden önde gelen hikayeler dinledik.Сейчас мы услышали несколько замечательных историй от замечательных лекторов.
Önde gelen kişilerden önde gelen hikayeler dinledik.Чухме някои забележителни истории от някои забележителни оратори.
Önde gelen kişilerden önde gelen hikayeler dinledik.שמענו סיפורים מרתקים מפי דוברים מרתקים.
Önde gelen kişilerden önde gelen hikayeler dinledik.سبق وسمعنا قصص جديرة بالملاحظة من بعض المتحدثين الجديرين بالملاحظة.
Önde gelen kişilerden önde gelen hikayeler dinledik.私が気づいた重要なことは
O'nun dinlediği, iyonosferimizle etkileşen bir solar fırtınaydı.Amit hallott, nem volt más, mint az ionoszféránkkal kapcsolatba
O'nun dinlediği, iyonosferimizle etkileşen bir solar fırtınaydı.Bol to solárny vietor reagujúci s našou ionosférou, čo počúval.
O'nun dinlediği, iyonosferimizle etkileşen bir solar fırtınaydı.Era o vento solar a interagir com a nossa ionosfera que ele estava a ouvir.
O'nun dinlediği, iyonosferimizle etkileşen bir solar fırtınaydı.Het was een zonnewind die interageerde met onze ionosfeer waar hij naar luisterde.
O'nun dinlediği, iyonosferimizle etkileşen bir solar fırtınaydı.Watson이 들었던 소리는 태양풍이 지구의 이온층과 상호작용을 해서 생긴 현상으로
O'nun dinlediği, iyonosferimizle etkileşen bir solar fırtınaydı.זו הייתה רוח סולרית היוצרת אינטראקציה עם היונוספירה שלנו אליה הוא האזין --
O'nun dinlediği, iyonosferimizle etkileşen bir solar fırtınaydı.كانت الرياح الشمسية تتفاعل مع الغلاف الجوي الخاص بالارض وهذا ما كان يستمع إليه --
O'nun dinlediği, iyonosferimizle etkileşen bir solar fırtınaydı.地球のイオン圏と相互作用していたのです 彼が聞いていたのは 私たちが地球の南極、北極で
Onun mevcut durumu, bu beyhude fikirler, başını geçti o itti kendini sağ kapıya karşı dinledi.그가 밀고있는 동안 자신의 현재 상황에서, 이러한 쓸데 아이디어가 그의 머리를 관통한 자신이 바로 문에 및 경청.
Onun mevcut durumu, bu beyhude fikirler, başını geçti o itti kendini sağ kapıya karşı dinledi.במצב הנוכחי שלו, רעיונות סרק כגון עבר בראשו, בעוד הוא נדחף עצמו ממש ליד הדלת והקשבתי.
Onun mevcut durumu, bu beyhude fikirler, başını geçti o itti kendini sağ kapıya karşı dinledi.في وضعه الحالي ، ذهبت أفكار عقيمة من خلال رأسه ، في حين انه دفع الحق ضد نفسه الباب واستمع.
Onun mevcut durumu, bu beyhude fikirler, başını geçti o itti kendini sağ kapıya karşı dinledi.彼自身は、右上のドアに対して、と聞いた。 時々彼の一般的な極度の疲労で彼はそれ以上を聞いて、彼の頭をさせないことができる
Orda öyle oturdum ve dinledim.Doar stăteam acolo și ascultam.
Orda öyle oturdum ve dinledim.Ik zat daar maar en luisterde.
Orda öyle oturdum ve dinledim.J'étais juste là, assise, et j'écoutais.
Orda öyle oturdum ve dinledim.저는 그저 그곳에 앉아서 듣기만 했죠.
Orda öyle oturdum ve dinledim.Po prostu tam siedziałam i słuchałam.