Ana içeriğe geç
Sözlük

dinledi ile cümle

dinledi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.فسمع موسى لصوت حميه وفعل كل ما قال.
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.於 是 摩 西 聽 從 他 岳 父 的 話 、 按 著 他 所 說 的 去 行
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.於是 摩西 聽從 他 岳父 的話 、 按 著 他 所 說 的 去行
Namaste, dinlediğiniz için teşekkürlerNamaste! Dziękuję za wysłuchanie.
Namaste, dinlediğiniz için teşekkürler Yapan:Mais d'une manière mentale et spirituelle
Namaste, dinlediğiniz için teşekkürler Yapan:Nos, úgy néz ki, hogy mára már kifutottam az időből.
Newtown'daki trajedi gerçekleştiğinden bu yanda, bir çok kişinin fikrini dinledik.Ahora, más de un mes después de la tragedia de Newtown, hemos escuchado a mucha gente.
Newtown'daki trajedi gerçekleştiğinden bu yanda, bir çok kişinin fikrini dinledik.뉴타운의 비극이 있은지 한 달이 넘었습니다. 우리는 아주 많은 사람들로부터 이야기를 들었지요.
Newtown'daki trajedi gerçekleştiğinden bu yanda, bir çok kişinin fikrini dinledik.Tak więc, podczas miesiąca, jaki upłynął od tragedii w Newtown, skontaktowało się z nami tak wielu.
Newtown'daki trajedi gerçekleştiğinden bu yanda, bir çok kişinin fikrini dinledik.当然ながら 話を伺って最も心動かされたのは 亡くなられたお子様と教師の方々の
Ne yaptım? Kalbimin sesini mi dinledim?내가 뭘 했지? 내가 본능을 따랐나?
Ne yaptım? Kalbimin sesini mi dinledim?Τι έκανα; Ακολούθησα το ένστικτό μου;
Ne yaptım? Kalbimin sesini mi dinledim?מה עשיתי? האם פעלתי לפי תחושותיי?
Ne yaptım? Kalbimin sesini mi dinledim?كيف فعلت ذلك ؟ هل تبعت حدسك ؟
Ne yaptım? Kalbimin sesini mi dinledim?投票してもらったのか?法務部に聞いたのか?」
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.E ho sempre sentito la stessa storia, una storia che da allora abbiamo sentito centinaia di volte.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.I zawsze padała ta sama odpowiedź, która odtąd powtarzała się setki razy.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.그리고 전 매번 같은 이야기를 들었고 그때 이후로도 수백번을 들었습니다.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.Og jeg hørte den samme historie igen og igen, en historie vi har hørt hundredvis af gange siden.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.Și am auzit aceeași poveste de nenumărate ori. O poveste pe care am auzit-o cu toții de sute de ori de atunci.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.Steeds weer kreeg ik een verhaal, dat we daarna nog honderden keren gehoord hebben.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.Újra és újra ugyanazt a történetet hallottam, azt a történetet, amit azóta több százszor is.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.Y oía la misma historia una y otra vez, una historia que escuchamos cientos de veces desde entonces.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.Άκουγα την ίδια ιστορία ξανά και ξανά, μια ιστορία που έχουμε ακούσει εκατοντάδες φορές έκτοτε.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.И я слышала одну и ту же историю снова и снова, историю, которую с тех пор мы слышали сотни раз.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.Чувах един и същ отговор отново и отново, отговор, който сме чували стотици пъти оттогава.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.ושמעתי את אותו הסיפור שוב ושוב, סיפור ששמענו מאות פעמים מאז.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.وسمعت نفس القصة مرارا وتكرارا، قصة سمعناها مئات المرات منذ ذلك الحين.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.以来同じ答えを何百回も聞きました 『毎日患者がクリニックにやってきます
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."Cô nhìn ngọn lửa đỏ và lắng nghe gió "wutherin '."
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."Dia melihat api merah dan mendengarkan angin "wutherin '."
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."Ela olhou para o fogo vermelho e ouvi o vento "wutherin".
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."Elle regarda le feu rouge et écouté le vent "wutherin".
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."Guardò il fuoco rosso e ascoltare il vento "wutherin '".
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."Hän katseli punaisia ​​tulen ja kuuntelimme tuulen "wutherin '."
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."Hon såg på den röda elden och lyssnade på vinden "wutherin '."
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."Hun så på de røde ild og lyttede til vinden "wutherin '."
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."Miró el rojo fuego y escuchó al viento "wutherin".
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."Podívala se na červené ohně a poslouchal vítr "wutherin."
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."Pogledala je na rdeči ogenj in poslušala veter "wutherin '."
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."Pozrela sa na červené ohňa a počúval vietor "wutherin."
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."Ránézett a piros tüzet, és hallgatta a szél "wutherin."
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."Sa uitat la foc roşu şi am ascultat vântul "wutherin". "
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."Sie sah das rote Feuer und lauschten dem Wind "wutherin '."
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."Spojrzała na czerwony ogień i słuchał wiatru "wutherin".
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."그녀는 빨간 불을 쳐다보면서 바람을 들어 "wutherin."
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."Ze keek naar de rode vuur en luisterde naar de wind "wutherin '."
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."Κοίταξε το κόκκινο φωτιά και άκουσα για την περάτωση της "wutherin". "
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."Вона подивилася на червоний вогонь і слухали вітер "wutherin".
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."Она посмотрела на красный огонь и слушали ветер "wutherin".
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."Тя погледна в червен огън и слушат на вятъра "wutherin". "
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."היא הסתכלה על האש אדום והקשבתי הרוח "wutherin '".
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."بدا أنها في النار الحمراء واستمع الى الريح "wutherin".
O kırmızı ateş baktı ve rüzgar dinledi "wutherin '."それは、これまで以上に大きく"wutherin"ように見えた。
Okul arkadaşım Marx Kirchner... ...birlikte onun evine gittik... ...ve geç saatlere kadar müzik dinledik.Elmentünk hozzá, ...és zenét hallgattunk estig.
Okul arkadaşım Marx Kirchner... ...birlikte onun evine gittik... ...ve geç saatlere kadar müzik dinledik.Ne-am întâlnit cu Mark Echner în parc, apoi am mers la el acasă, am ascultat muzică şi am vorbit până târziu.
Okul arkadaşım Marx Kirchner... ...birlikte onun evine gittik... ...ve geç saatlere kadar müzik dinledik.Nous sommes allés chez lui ...et nous avons écouté de la musique jusqu'à tard dans la nuit.
Okul arkadaşım Marx Kirchner... ...birlikte onun evine gittik... ...ve geç saatlere kadar müzik dinledik.We zijn naar zijn huis gegaan, ...en hebben tot laat in de avond naar muziek geluisterd.
Okul arkadaşım Marx Kirchner... ...birlikte onun evine gittik... ...ve geç saatlere kadar müzik dinledik.Мы пошли к нему домой и там допоздна слушали с ним музыку.
Okul arkadaşım Marx Kirchner... ...birlikte onun evine gittik... ...ve geç saatlere kadar müzik dinledik..החבר לכיתה מקס קישנר... הלכנו אליו .והאזנו למוסיקה עד הערב
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod