İlham almak için Liszt ve Tchaikovsky ve tüm muhteşem romantik bestekarları dinledim.그런데 영감을 받기 위해 리스트, 차이코프스키 그리고 여러 위대한 로맨틱 작곡가의 음악을 들었습니다.
İlham almak için Liszt ve Tchaikovsky ve tüm muhteşem romantik bestekarları dinledim.Para me inspirar, ouvi Liszt e Tchaikovsky e todos os grandes compositores românticos.
İlham almak için Liszt ve Tchaikovsky ve tüm muhteşem romantik bestekarları dinledim.Takže, pro inspiraci jsem poslouchala Liszta a Čajkovského a další velké romantické skladatele.
İlham almak için Liszt ve Tchaikovsky ve tüm muhteşem romantik bestekarları dinledim.Takže som pre inšpiráciu počúvala Liszta a Čajkovského, a všetkých veľkých romantických skladateľov.
İlham almak için Liszt ve Tchaikovsky ve tüm muhteşem romantik bestekarları dinledim.Έτσι, για έμπνευση άκουσα Λίστ και Τσαΐκόφσκι και όλους τους μεγάλους Ρομαντικούς συνθέτες.
İlham almak için Liszt ve Tchaikovsky ve tüm muhteşem romantik bestekarları dinledim.За въхновение слушах Лист и Чайковски и всички големи романтични композитори.
İlham almak için Liszt ve Tchaikovsky ve tüm muhteşem romantik bestekarları dinledim.Чтобы обрести вдохновение, я слушала Листа и Чайковского, а также всех великих романтических композиторов.
İlham almak için Liszt ve Tchaikovsky ve tüm muhteşem romantik bestekarları dinledim.אז, להשראה הקשבתי לליסט וצ'ייקובסקי וכל המלחינים הרומנטיים הגדולים.
İlham almak için Liszt ve Tchaikovsky ve tüm muhteşem romantik bestekarları dinledim.لذا .. وللإلهام فإني أستمع ل " ليسزت " و " تشايكوفيسكي " وكل المؤلفين العظام للموسيقى الرومانسية
İlham almak için Liszt ve Tchaikovsky ve tüm muhteşem romantik bestekarları dinledim.ロマン派の作曲家の曲をよく聴きました それから先生と一緒に曲全体の構成を作ります
İlki bebekler bizi dikkatlice dinliyor, ve bizi dinledikçe istatistik tutuyorlar -- istatistik tutuyorlar.Die Babys hören uns bewusst zu und während sie das tun, sammeln sie Daten für Statistiken.
İlki bebekler bizi dikkatlice dinliyor, ve bizi dinledikçe istatistik tutuyorlar -- istatistik tutuyorlar.첫 번째는, 아기들은 우리를 열심히 경청합니다. 그리고 우리가 말하는 것을 들을 때, 통계를 얻습니다. 그들은 통계를 수집합니다.
İlki bebekler bizi dikkatlice dinliyor, ve bizi dinledikçe istatistik tutuyorlar -- istatistik tutuyorlar.Primul e că bebelușii ne ascultă atent și fac statistici în timp ce ne ascultă -- întocmesc statistici.
İlki bebekler bizi dikkatlice dinliyor, ve bizi dinledikçe istatistik tutuyorlar -- istatistik tutuyorlar.Prvič, dojenčki nas pozorno poslušajo in med poslušanjem izvajajo statistiko.
İlki bebekler bizi dikkatlice dinliyor, ve bizi dinledikçe istatistik tutuyorlar -- istatistik tutuyorlar.Prvou je, že bábätká nás uprene počúvajú a robia si štatistiku, kým nás počúvajú -- robia si štatistiku.
İlki bebekler bizi dikkatlice dinliyor, ve bizi dinledikçe istatistik tutuyorlar -- istatistik tutuyorlar.Za prvé, děti nám pozorně naslouchají a vedou si statistiky o tom co slyší - vedou si statistiky.
İlki bebekler bizi dikkatlice dinliyor, ve bizi dinledikçe istatistik tutuyorlar -- istatistik tutuyorlar.הראשון הוא שהתינוקות מקשיבים לנו ברוב-קשב, והם דוגמים סטטיסטית בעודם מאזינים לנו -- הם נוטלים דגימות.
İlki bebekler bizi dikkatlice dinliyor, ve bizi dinledikçe istatistik tutuyorlar -- istatistik tutuyorlar.私たちの話し声を 統計処理しているのです 2人の母親が 「マザリーズ(母親語)」を話すのを聞いてみましょう
İnsanlar bunu dinlediler ve şu sonuça vardılar: -ki aynı sonuca çalışmamızda biz de varmıştık-Așa că oamenii aud de asta și ajung la următoarea concluzie, la care am ajuns și noi făcând studiul.
İnsanlar bunu dinlediler ve şu sonuça vardılar: -ki aynı sonuca çalışmamızda biz de varmıştık-As pessoas ouvem isto e concluem o seguinte, tal como nós concluímos no estudo.
İnsanlar bunu dinlediler ve şu sonuça vardılar: -ki aynı sonuca çalışmamızda biz de varmıştık-Když se na to podíváte, řeknete si, stejně jako my při vytváření studie:
İnsanlar bunu dinlediler ve şu sonuça vardılar: -ki aynı sonuca çalışmamızda biz de varmıştık-그래서 사람들은 이것을 듣고서 연구 중에 우리가 그랬던 것처럼 결론짓습니다.
İnsanlar bunu dinlediler ve şu sonuça vardılar: -ki aynı sonuca çalışmamızda biz de varmıştık-Menschen hören dies also und schließen folgendes, genau wie wir, als wir die Studie durchführten.
İnsanlar bunu dinlediler ve şu sonuça vardılar: -ki aynı sonuca çalışmamızda biz de varmıştık-Mensen die dit horen, trekken de volgende conclusie, net als wij deden gedurende de studie.
İnsanlar bunu dinlediler ve şu sonuça vardılar: -ki aynı sonuca çalışmamızda biz de varmıştık-Słuchacze wyciągają podobny wniosek jak my, podczas badań:
İnsanlar bunu dinlediler ve şu sonuça vardılar: -ki aynı sonuca çalışmamızda biz de varmıştık-Thế nên, người dân nghe theo và họ rút ra kết luận sau, như chúng tôi đã làm khi triển khai nghiên cứu.
İnsanlar bunu dinlediler ve şu sonuça vardılar: -ki aynı sonuca çalışmamızda biz de varmıştık-Tout le monde entend ceci et conclut, comme nous l'avons fait pendant l'étude:
İnsanlar bunu dinlediler ve şu sonuça vardılar: -ki aynı sonuca çalışmamızda biz de varmıştık-Έτσι, άνθρωποι τα ακούνε αυτά και καταλήγουν στα ακόλουθα, όπως κάναμε εμείς, στην διάρκεια της μελέτης.
İnsanlar bunu dinlediler ve şu sonuça vardılar: -ki aynı sonuca çalışmamızda biz de varmıştık-Значи, хората чуват това и си правят следното заключение, както и ние, докато правихме изследването.
İnsanlar bunu dinlediler ve şu sonuça vardılar: -ki aynı sonuca çalışmamızda biz de varmıştık-И вот люди слышат эту историю и приходят к такому выводу, так же как и мы, в процессе данного исследования.
İnsanlar bunu dinlediler ve şu sonuça vardılar: -ki aynı sonuca çalışmamızda biz de varmıştık-אז, אנשים שומעים את זה ומה שהם מסיקים, בדומה למה שהסקנו אנחנו במחקרנו:
İnsanlar bunu dinlediler ve şu sonuça vardılar: -ki aynı sonuca çalışmamızda biz de varmıştık-إذاً، يسمع الناس هذا ويستخلصون الآتي، كما خلصنا نحن، عبر الدراسة.
İnsanlar bunu dinlediler ve şu sonuça vardılar: -ki aynı sonuca çalışmamızda biz de varmıştık-我々の研究結果も同様です 私はステージ1について話したくはありません
İnsanların neden TED konuşmalarını dinlediğini gösteriyor.사람들이 테드 강연을 보는 이유에 대한 것인데요.
İnsanların neden TED konuşmalarını dinlediğini gösteriyor.las razones por las que la gente ve las charlas de TED.
İnsanların neden TED konuşmalarını dinlediğini gösteriyor.le ragioni per cui la gente guarda i TED Talks.
İnsanların neden TED konuşmalarını dinlediğini gösteriyor.les raisons pourquoi les gens regardent des TED Talks.
İnsanların neden TED konuşmalarını dinlediğini gösteriyor.סיבות שאנשים רואים הרצאות של TED.
İnsanların neden TED konuşmalarını dinlediğini gösteriyor.أسباب مشاهدة الناس لمحادثات TED
İnsanların neden TED konuşmalarını dinlediğini gösteriyor.グラフを出している間に よく使われるような
İşimiz iyi gidiyor." Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Chiar aici la TED am audiat conferinţe ale mai multor eroi morali.
İşimiz iyi gidiyor." Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Durante este TED hemos escuchado charlas de varios héroes morales.
İşimiz iyi gidiyor." Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Juist ook op deze TED konden we luisteren naar verschillende morele helden.
İşimiz iyi gidiyor." Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Zrovna na tomto TEDu jsme slyšeli přednášky několika morálních hrdinů.
İşimiz iyi gidiyor." Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Точно на този TED чухме истории от няколко морални героя.
İşte bu gördüğü şey. Hakim geri döndü, birkaç gün daha toplanan delilleri dinledi.Végignézte, majd visszament, és a következő pár napban meghallgatta a további bizonyítékokat.
İzlediğiniz ve dinlediğiniz için teşekkür ederim.(拍手)
İzlediğiniz ve dinlediğiniz için teşekkür ederim.Bardzo dziękuję za uwagę.
İzlediğiniz ve dinlediğiniz için teşekkür ederim.Cảm ơn rất nhiều vì đã xem và nghe.
İzlediğiniz ve dinlediğiniz için teşekkür ederim.Grazie mille per aver guardato ed ascoltato.
İzlediğiniz ve dinlediğiniz için teşekkür ederim.Hartelijk dank voor het kijken en luisteren.
İzlediğiniz ve dinlediğiniz için teşekkür ederim.경청해 주셔서 감사합니다.
İzlediğiniz ve dinlediğiniz için teşekkür ederim.Köszönöm szépen, hogy megtekintették és meghallgattak.
İzlediğiniz ve dinlediğiniz için teşekkür ederim.Merci beaucoup de votre attention et de votre regard.
İzlediğiniz ve dinlediğiniz için teşekkür ederim.Muchas gracias por mirar y escuchar.
İzlediğiniz ve dinlediğiniz için teşekkür ederim.Vă mulțumesc mult că ați privit și ați ascultat.
İzlediğiniz ve dinlediğiniz için teşekkür ederim.Vielen Dank fürs Zusehen und Zuhören.
İzlediğiniz ve dinlediğiniz için teşekkür ederim.Σας ευχαριστώ πάρα πολύ που είδατε και ακούσατε.
İzlediğiniz ve dinlediğiniz için teşekkür ederim.Дуже дякую за те, що дивилися та слухали.
İzlediğiniz ve dinlediğiniz için teşekkür ederim.Много благодаря, че гледахте и слушахте.