Hall, o ne başkanı ne de kuyruk ne yapabilir bilinçli dinledi diye duydum.부인 홀 그녀가 어떤 머리도없고 꼬리도를 만들 수 conscientiously 경청 그녀는 들었어요.
Hall, o ne başkanı ne de kuyruk ne yapabilir bilinçli dinledi diye duydum.Csarnok hallgatta lelkiismeretesen tudta, hogy nem vezetője, sem farka, amit hallotta.
Hall, o ne başkanı ne de kuyruk ne yapabilir bilinçli dinledi diye duydum.Doamna Hall ascultat conştiincios ea ar putea face nici cap, nici coadă de ceea ce a auzit.
Hall, o ne başkanı ne de kuyruk ne yapabilir bilinçli dinledi diye duydum.Ga Hall poslušal vestno ona bi lahko niti glave niti repa o tem, kaj je slišala.
Hall, o ne başkanı ne de kuyruk ne yapabilir bilinçli dinledi diye duydum.La señora Hall escuchado conciencia podía hacer ni pies ni cabeza de lo que oyó.
Hall, o ne başkanı ne de kuyruk ne yapabilir bilinçli dinledi diye duydum.Mme Hall écouté délicatesse qu'elle pouvait faire ni queue ni tête de ce elle a entendu.
Hall, o ne başkanı ne de kuyruk ne yapabilir bilinçli dinledi diye duydum.Mrs Aula mendengarkan dengan sungguh-sungguh dia bisa membuat kepala atau ekor tidak apa ia mendengar.
Hall, o ne başkanı ne de kuyruk ne yapabilir bilinçli dinledi diye duydum.Mrs. Hall hörte gewissenhaft sie konnte weder Kopf noch Schwanz, was machen sie hörte.
Hall, o ne başkanı ne de kuyruk ne yapabilir bilinçli dinledi diye duydum.Mrs Hall luisterden nauwgezet kon ze kop noch staart van wat te maken hoorde ze.
Hall, o ne başkanı ne de kuyruk ne yapabilir bilinçli dinledi diye duydum.Mrs Hall lyssnade samvetsgrant hon kunde göra varken vet ut eller vad hon hörde.
Hall, o ne başkanı ne de kuyruk ne yapabilir bilinçli dinledi diye duydum.Pani Hall słuchał sumiennie mogła zrobić ani głowy, ani ogona, co usłyszała.
Hall, o ne başkanı ne de kuyruk ne yapabilir bilinçli dinledi diye duydum.Paní Hall svědomitě poslouchal, že mohl dělat ani hlavu, ani ocasem, co slyšela.
Hall, o ne başkanı ne de kuyruk ne yapabilir bilinçli dinledi diye duydum.Pani Hall svedomito počúval, že mohol robiť ani hlavu, ani chvostom, čo počula.
Hall, o ne başkanı ne de kuyruk ne yapabilir bilinçli dinledi diye duydum.Rouva Hall kuunteli tunnollisesti hän voisi tehdä ei päätä eikä häntää, mitä hän kuuli.
Hall, o ne başkanı ne de kuyruk ne yapabilir bilinçli dinledi diye duydum.Signora Hall ascoltato coscienziosamente poteva fare né capo né coda di quello che sentì.
Hall, o ne başkanı ne de kuyruk ne yapabilir bilinçli dinledi diye duydum.Sra. Salão ouviu conscientemente ela poderia fazer nem pé nem cabeça do que ela ouviu.
Hall, o ne başkanı ne de kuyruk ne yapabilir bilinçli dinledi diye duydum.Η κ. Hall άκουσε ευσυνείδητα θα μπορούσε να κάνει ούτε κεφάλι ούτε ουρά για το τι άκουσε.
Hall, o ne başkanı ne de kuyruk ne yapabilir bilinçli dinledi diye duydum.Г-жа зала слушаше съвестно тя може да направи главата, нито опашката на това, което тя чу.
Hall, o ne başkanı ne de kuyruk ne yapabilir bilinçli dinledi diye duydum.Миссис Холл слушал добросовестно она могла сделать ни головы, ни хвоста, что она слышала.
Hall, o ne başkanı ne de kuyruk ne yapabilir bilinçli dinledi diye duydum.Місіс Гол слухав сумлінно вона могла зробити ні голови, ні хвоста, що вона чула.
Hall, o ne başkanı ne de kuyruk ne yapabilir bilinçli dinledi diye duydum.استمعت السيدة قاعة بضمير أنها لا يمكن أن تجعل رأس ولا ذيل ما سمعت.
Hall, o ne başkanı ne de kuyruk ne yapabilir bilinçli dinledi diye duydum.彼女は聞いた。 Heはほとんど日光が留学していないが、夕暮れに彼は最高こもって行くだろう
Hepinize beni dinlediginiz icin tesekkur ederim.Ad ogni modo, grazie mille per avermi fatto parlare.
Hepinize beni dinlediginiz icin tesekkur ederim.Deci, oricum, vă mulțumesc mult pentru că m-ați lăsat să vorbesc.
Hepinize beni dinlediginiz icin tesekkur ederim.Donc, en fait, merci beaucoup de m'avoir laissé m'exprimer.
Hepinize beni dinlediginiz icin tesekkur ederim.Dus heel veel dank voor uw aandacht.
Hepinize beni dinlediginiz icin tesekkur ederim.En cualquier caso, muchas gracias por dejarme hablar.
Hepinize beni dinlediginiz icin tesekkur ederim.Então, muito obrigado por me deixarem falar. (Aplausos)
Hepinize beni dinlediginiz icin tesekkur ederim.Hát, ennyi, nagyon köszönöm, hogy beszélhettem.
Hepinize beni dinlediginiz icin tesekkur ederim.Joka tapauksessa, kiitos, että sain puhua teille.
Hepinize beni dinlediginiz icin tesekkur ederim.Kakorkoli, hvala za vašo pozornost.
Hepinize beni dinlediginiz icin tesekkur ederim.이야기를 들어주셔서 대단히 감사합니다.
Hepinize beni dinlediginiz icin tesekkur ederim.No každopádně vám mockrát děkuji, že jste mě něchali mluvit.
Hepinize beni dinlediginiz icin tesekkur ederim.So, wie auch immer, herzlichen Dank, dass Sie mir erlaubt haben, hier zu sprechen.
Hepinize beni dinlediginiz icin tesekkur ederim.Tack så mycket för att jag fick prata.
Hepinize beni dinlediginiz icin tesekkur ederim.Tak czy owak, dziękuję bardzo że mogłem do was przemawiać.
Hepinize beni dinlediginiz icin tesekkur ederim.Terima kasih banyak untuk kesempatan berbicara kali ini.
Hepinize beni dinlediginiz icin tesekkur ederim.Tuy nhiên, cảm ơn các bạn rất nhiều vì đã ủng hộ buổi nói chuyện của tôi.
Hepinize beni dinlediginiz icin tesekkur ederim.Τέλος πάντων, σας ευχαριστώ που μ' αφήσατε να μιλήσω.
Hepinize beni dinlediginiz icin tesekkur ederim.Благодаря ви много за възможността да говоря.
Hepinize beni dinlediginiz icin tesekkur ederim.В любом случае, спасибо что позволили мне рассказать всё это.
Hepinize beni dinlediginiz icin tesekkur ederim.בכל מקרה, תודה רבה על ההזדמנות לדבר.
Hepinize beni dinlediginiz icin tesekkur ederim.على كل حال شكرا جزيلا للسماح لي بالتحدث.
Hepinize beni dinlediginiz icin tesekkur ederim.所以,無論如何,謝謝你們讓我來演講。
Her şeyi General Armstrong'dan dinledim.A General Armstrong contou-me tudo.
Her şeyi General Armstrong'dan dinledim.General Armstrong berättade för mig.
Her şeyi General Armstrong'dan dinledim.General Armstrong forklarede mig det.
Her şeyi General Armstrong'dan dinledim.Kuulin siitä kenraali Armstrongilta.
Her şeyi General Armstrong'dan dinledim.La general Armstrong me lo ha contado todo.
Her şeyi General Armstrong'dan dinledim.Mi ha raccontato tutto il generale Armstrong.
Her şeyi General Armstrong'dan dinledim.Mówiła mi o tym generał Armstrong.
Her şeyi General Armstrong'dan dinledim.Μου τα είπε όλα η στρατηγός Άρμστρονγκ.
Her şeyi General Armstrong'dan dinledim.Я узнал обо всём этом от генерала Армстронг.
İlham almak için Liszt ve Tchaikovsky ve tüm muhteşem romantik bestekarları dinledim.Also hörte ich Liszt und Tchaikowsky zur Inspiration, und all die großen romantischen Komponisten.
İlham almak için Liszt ve Tchaikovsky ve tüm muhteşem romantik bestekarları dinledim.Así que para inspiración escucho a Liszt y Tchaikovsky y a todos los grandes compositores románticos.
İlham almak için Liszt ve Tchaikovsky ve tüm muhteşem romantik bestekarları dinledim.Dla inspiracji słuchałam Liszta, Czajkowskiego i innych kompozytorów romantyzmu.
İlham almak için Liszt ve Tchaikovsky ve tüm muhteşem romantik bestekarları dinledim.Dus, voor inspiratie heb ik geluisterd naar Liszt en Tsjaikovski en alle grote romantische componisten.
İlham almak için Liszt ve Tchaikovsky ve tüm muhteşem romantik bestekarları dinledim.Ho ascoltato quindi, per ispirarmi, Liszt, Tchaikovsky e tutti i grandi compositori romantici.
İlham almak için Liszt ve Tchaikovsky ve tüm muhteşem romantik bestekarları dinledim.Hogy ihletet kapjak, Lisztet és Csajkovszkijt hallgattam, és minden nagy romantikus zeneszerzőt.
İlham almak için Liszt ve Tchaikovsky ve tüm muhteşem romantik bestekarları dinledim.Jadi, untuk mencari ilham, saya mendengarkan Liszt dan Tchaikovsky dan komposer romantis hebat lainnya.