Evet şimdi Beethoven'ın müziğini dinledik ve benim bu müzikle problemim şu, bu çok sıkıcıОтож, ми маємо цей музичний твір Бетховена і, як на мене, його проблема в тому, що він нудний.
Evet şimdi Beethoven'ın müziğini dinledik ve benim bu müzikle problemim şu, bu çok sıkıcıТук имаме тази мелодия от Бетховен и проблемът е, че тя е скучна.
Evet şimdi Beethoven'ın müziğini dinledik ve benim bu müzikle problemim şu, bu çok sıkıcıאז יש לנו קטע מאת בטהובן, והבעיה שלי איתו היא, שהוא משעמם.
Evet şimdi Beethoven'ın müziğini dinledik ve benim bu müzikle problemim şu, bu çok sıkıcıلدينا هنا هذه المقطوعة الموسيقية لبتهوفن ومشكلتي فيها أنَّها مملة.
Evet şimdi Beethoven'ın müziğini dinledik ve benim bu müzikle problemim şu, bu çok sıkıcı私の問題はというと ちょっと退屈だって あ いや — 言っちゃった (笑)
Fiziksel sağlık tanımı yeterli değil ve Michael Specter'den biraz önce dinledik, yıllar içinde değişiyor.Ce concept est indéfini, comme nous venons de l'entendre de Michael Specter, il a évolué au cours des années.
Fiziksel sağlık tanımı yeterli değil ve Michael Specter'den biraz önce dinledik, yıllar içinde değişiyor.El concepto de salud física es indefinido como lo oímos de Michael Specter.
Fiziksel sağlık tanımı yeterli değil ve Michael Specter'den biraz önce dinledik, yıllar içinde değişiyor.Fyysisen terveyden käsite on määrittelemätön, kuten juuri kuulimme Michael Specteriltä.
Fiziksel sağlık tanımı yeterli değil ve Michael Specter'den biraz önce dinledik, yıllar içinde değişiyor.Het concept "fysieke gezondheid" is niet gedefinieerd, zoals Michael Specter zojuist vertelde.
Fiziksel sağlık tanımı yeterli değil ve Michael Specter'den biraz önce dinledik, yıllar içinde değişiyor.Il concetto di benessere fisico è indefinito, come abbiamo appena ascoltato da Michael Specter.
Fiziksel sağlık tanımı yeterli değil ve Michael Specter'den biraz önce dinledik, yıllar içinde değişiyor.O conceito de saúde física é indefinido, como acabámos de ouvir a Michael Specter.
Fiziksel sağlık tanımı yeterli değil ve Michael Specter'den biraz önce dinledik, yıllar içinde değişiyor.Pojęcie zdrowia fizycznego jest niezdefiniowane, co właśnie usłyszeliśmy od Michaela Spectera.
Fiziksel sağlık tanımı yeterli değil ve Michael Specter'den biraz önce dinledik, yıllar içinde değişiyor.Идеята за физическо здраве е неопределена, както Майкъл Спектър току-що ни обясни.
Fiziksel sağlık tanımı yeterli değil ve Michael Specter'den biraz önce dinledik, yıllar içinde değişiyor.Понятие физического здоровья не имеет чёткого определения, как мы только что услышали от Майкла Спектера.
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""Geoff, du schaust dir TED Talks an."
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""Geoff, du tittar ju på TED talks."
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""Geoff, je hebt de TED Talks gezien."
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""Geoff, oglądasz prelekcje TED".
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""Geoff, te uiți la TED Talk-uri."
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""Geoff, tu guardi i Discorsi TED."
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin."" Geoff, tu regardes les conférences de TED. "
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""Geoff, tú ves las charlas de TED".
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""Geoff, ty pozerávaš TED Talks."
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin."「Geoff,你有睇 TED 嘅演講嘎。」
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""당신, 테드 강연 봤죠."
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin."Аз казах, "Да скъпа, аз обичам изложенията на ТЕД".
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""Джефф, ти дивишся TED Talks".
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""Джефф, ты смотришь TED Talks?"
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""ג'ף, אתה צופה בהרצאות ב-TED."
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""(جيفري)، هل تشاهد محادثات TED؟"
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin."「もちろん TEDは大好きだよ」 すると妻は
Göğsünü dinledim.Auscultei o peito.
Göğsünü dinledim.Escuche su pecho.
Göğsünü dinledim.Ik luisterde naar zijn borst.
Göğsünü dinledim.Jag lyssnade på bröstkorgen.
Göğsünü dinledim.J'ai écouté la poitrine.
Göğsünü dinledim.Osłuchałem klatkę piersiową.
Göğsünü dinledim.Tôi lắng nghe khoang ngực.
Göğsünü dinledim.Άκουσα το στήθος.
Göğsünü dinledim.Преслушах го.
Gördüğünüz gibi, bu grafik İnsanların neden TED konuşmalarını dinlediğini gösteriyor.Ten, jak widzicie, przedstawia powody oglądania prelekcji TED.
Gördüğünüz gibi, bu grafik İnsanların neden TED konuşmalarını dinlediğini gösteriyor.Tento graf, ako si môžete všimnúť, je o dôvodoch, prečo sa ľudia na TED Talks dívajú.
Gördüğünüz gibi, bu grafik İnsanların neden TED konuşmalarını dinlediğini gösteriyor.Как видите, эта диаграмма описывает причины, по которым люди смотрят доклады TED.
Hakim geri döndü, birkaç gün daha toplanan delilleri dinledi.Ele regressou, houve mais alguns dias em que se escutou provas.
Hakim geri döndü, birkaç gün daha toplanan delilleri dinledi.Er fuhr zurück, die Beweisaufnahme dauerte noch ein paar Tage.
Hakim geri döndü, birkaç gün daha toplanan delilleri dinledi.Han åkte tillbaka. Sedan följde ytterligare några dagar med förhandling.
Hakim geri döndü, birkaç gün daha toplanan delilleri dinledi.Il est rentré, il y a eu quelques jours d'audience.
Hakim geri döndü, birkaç gün daha toplanan delilleri dinledi.판사는 돌아갔고 며칠 더 증거에 대한 심리를 했습니다. 그 말미에
Hakim geri döndü, birkaç gün daha toplanan delilleri dinledi.Ông ta trở về, có thêm một vài ngày nữa để nghe về các chứng cứ.
Hakim geri döndü, birkaç gün daha toplanan delilleri dinledi.S-a întors, au mai fost câteva zile de probe.
Hakim geri döndü, birkaç gün daha toplanan delilleri dinledi.Tornò dentro, ci fu qualche altro giorno di udienza per le prove.
Hakim geri döndü, birkaç gün daha toplanan delilleri dinledi.Volvió, hubo unos días más de pruebas que se escucharon.
Hakim geri döndü, birkaç gün daha toplanan delilleri dinledi.Vrátil se, zbývalo ještě pár dní k vyslechnutí dalších důkazů.
Hakim geri döndü, birkaç gün daha toplanan delilleri dinledi.Wrócił do biura. Minęły kolejne dni zeznań.
Hakim geri döndü, birkaç gün daha toplanan delilleri dinledi.Πήγε πίσω, υπήρχαν μερικές μέρες για τις ενδείξεις που ακούστηκαν.
Hakim geri döndü, birkaç gün daha toplanan delilleri dinledi.Он вернулся и заслушал ещё несколько свидетельств.
Hakim geri döndü, birkaç gün daha toplanan delilleri dinledi.הוא חזר לבית המשפט, היו עוד כמה ימי שמיעת עדויות.
Hakim geri döndü, birkaç gün daha toplanan delilleri dinledi.عاد مجددا، كان هناك بضعة أيام أخرى من الأدلة التي استُمع لها. في النهايه
Hakim geri döndü, birkaç gün daha toplanan delilleri dinledi.証言を聴く時間が まだ数日残っていましたが 結局判事は再審請求を受理しました
Hall, o ne başkanı ne de kuyruk ne yapabilir bilinçli dinledi diye duydum.Bà Hội trường nghe tận tâm, cô có thể làm cho không phải đầu cũng không đuôi của những gì cô nghe thấy.