Ana içeriğe geç
Sözlük

dinledi ile cümle

dinledi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu Odysseus'un şarkıyı dinlediği haline benzer.Ini seperti odysseus saat mendengar lagu itu.
Bu Odysseus'un şarkıyı dinlediği haline benzer.이것은 노래를 듣고 있을 때의 오디세우스와 같습니다.
Bu Odysseus'un şarkıyı dinlediği haline benzer.To jak Odyseusz, gdy słyszy pieśń.
Bu Odysseus'un şarkıyı dinlediği haline benzer.To je jako Odysseus, když slyší tu píseň.
Bu Odysseus'un şarkıyı dinlediği haline benzer.Είναι σαν τον Οδυσσέα την ώρα που ακούει το τραγούδι.
Bu Odysseus'un şarkıyı dinlediği haline benzer.Оно похоже на Одиссея, желающего услышать песню,
Bu Odysseus'un şarkıyı dinlediği haline benzer.Скажімо, коли Одіссей чує пісню.
Bu Odysseus'un şarkıyı dinlediği haline benzer.Това е Одисей, когато чува песента.
Bu Odysseus'un şarkıyı dinlediği haline benzer.כמו אודיסאוס בעת שהוא מקשיב לשיר.
Bu Odysseus'un şarkıyı dinlediği haline benzer.والتي هي نفس أوديسيوس عندما يستمع للأغنية
Bu Odysseus'un şarkıyı dinlediği haline benzer.セイレーンに近づきたくなるこの心理が一例です。
Burada ilham verici birçok konuşma dinlediniz.여러분들은 여기서 많은 고무적인 얘기를 들으셨을 거고
Burada ilham verici birçok konuşma dinlediniz.ושמעתם כל כך הרבה סיפורים מעוררי השראה כאן, ואני שמעתי כלכך הרבה אמש,
Burada ilham verici birçok konuşma dinlediniz.وكنت قد سمعت الكثير من القصص الملهمة هنا، وسمعت الكثير من الليلة الماضية،
Burada ilham verici birçok konuşma dinlediniz.私も一つ皆さんと共有したいと思います
Bu sabah tren gelirken onun radyo 4 şey dinledim.Eu estive a ouvir o programa dele Radio 4 hoje de manhã no caminho para o comboio.
Bu sabah tren gelirken onun radyo 4 şey dinledim.Άκουσα το πράγμα του Radio 4 σήμερα το πρωί στο δρόμο σε στο τρένο.
Bu şarkıyı biz de dinledik ama "Öncü Bakteri Savaşçıları" kesinlikle harika.Azt is hallottuk persze, de a Gének üzenete sokkal menőbb. (Nevetés)
Bu şarkıyı biz de dinledik ama "Öncü Bakteri Savaşçıları" kesinlikle harika.Bon, celle-là aussi on l'a entendue, mais la lutte contre les germes, ça déchire. (Rires)
Bu şarkıyı biz de dinledik ama "Öncü Bakteri Savaşçıları" kesinlikle harika.Den hørte vi også, men "Banebrydende bakteriebekæmpelse" styrer for vildt.
Bu şarkıyı biz de dinledik ama "Öncü Bakteri Savaşçıları" kesinlikle harika. --(Gülüşmeler)Nós também ouvimos isso, mas o "Pioneer Germ Fighters" dominou totalmente!
Bu şarkıyı biz de dinledik ama "Öncü Bakteri Savaşçıları" kesinlikle harika.Jo, vi hörde den också, men "pionjärer i Bakteriebekämpning" regerar totalt. (Skratt)
Bu şarkıyı biz de dinledik ama "Öncü Bakteri Savaşçıları" kesinlikle harika.Kita dulu mendengarkan itu juga, tapi "Pelopor-pelopor Pejuang terhadap Kuman" lebih luar biasa. (Tertawa)
Bu şarkıyı biz de dinledik ama "Öncü Bakteri Savaşçıları" kesinlikle harika.우리도 그 이야기를 듣기는 했지만, "초기 세균 전사자들" 이 완전히 장악합니다. (웃음)
Bu şarkıyı biz de dinledik ama "Öncü Bakteri Savaşçıları" kesinlikle harika.L'abbiamo ascoltata anche noi, ma "Pionieri che batterono i Germi" vince di brutto! (risate)
Bu şarkıyı biz de dinledik ama "Öncü Bakteri Savaşçıları" kesinlikle harika.Naja, wir haben das auch gehört, aber "Pioneer Germ Fighters" ist viel geiler. (Lachen)
Bu şarkıyı biz de dinledik ama "Öncü Bakteri Savaşçıları" kesinlikle harika.No, kyllä mekin saimme kuulla satuja, mutta bakteerien toiminta on kiinnostavampaa. (Naurua)
Bu şarkıyı biz de dinledik ama "Öncü Bakteri Savaşçıları" kesinlikle harika.No, my to taky poslouchaly, ale průkopničtí bojovníci s mikroby byli prostě klasa! (smích)
Bu şarkıyı biz de dinledik ama "Öncü Bakteri Savaşçıları" kesinlikle harika.No, saj sva jo tudi midve slišali, vendar "Pionirski borci z mikrobi" so zakon. (smeh)
Bu şarkıyı biz de dinledik ama "Öncü Bakteri Savaşçıları" kesinlikle harika.Şi noi am auzit asta, dar "Pionieri in lupta cu microbii" e mult mai bună. (Râsete)
Bu şarkıyı biz de dinledik ama "Öncü Bakteri Savaşçıları" kesinlikle harika.También nos leían ese, pero "Cazadores de Microbios" es mucho mejor. (Risas)
Bu şarkıyı biz de dinledik ama "Öncü Bakteri Savaşçıları" kesinlikle harika.Też tego słuchałyśmy, ale "Pionierzy w walce z zarazkami" rządzą.
Bu şarkıyı biz de dinledik ama "Öncü Bakteri Savaşçıları" kesinlikle harika.Εντάξει, το έχουμε ακούσει και αυτό, αλλά οι "Μαχητές μικροβίων" σκίζουν. (Γέλιο)
Bu şarkıyı biz de dinledik ama "Öncü Bakteri Savaşçıları" kesinlikle harika.Вообще, и мы её слушали, но борцы с микробами невероятно круче. (Смех)
Bu şarkıyı biz de dinledik ama "Öncü Bakteri Savaşçıları" kesinlikle harika.Е, чували сме и това, но "Пионери в борбата с микробите" си го бива далеч повече. (Смях)
Bu şarkıyı biz de dinledik ama "Öncü Bakteri Savaşçıları" kesinlikle harika.Так, ми це теж слухали, але перші борці з мікробами - це круто. (Сміх)
Bu şarkıyı biz de dinledik ama "Öncü Bakteri Savaşçıları" kesinlikle harika.טוב, היינו שומעות גם את זה אבל "חידושים במלחמה בחיידקים" שווה יותר. (צחוק)
Bu şarkıyı biz de dinledik ama "Öncü Bakteri Savaşçıları" kesinlikle harika.صحيح أننا سمعناها ولكن سلسلة " مقاتلوا الجراثيم الرواد " كانت تسيطر على الموقف دائما (ضحك)
Bu şarkıyı biz de dinledik ama "Öncü Bakteri Savaşçıları" kesinlikle harika.(笑) 私は4歳の頃から書くのが好きで
Bu soğuk günde, söylediklerimi sonuna kadar dinlediğiniz için... ...çok teşekkür ederim.Hogy egy ilyen hideg napon... a mondandóm végéig figyeltek rám, igazán... köszönöm.
Bu soğuk günde, söylediklerimi sonuna kadar dinlediğiniz için... ...çok teşekkür ederim.انه يوم بارد, والبقاء هنا والاستماع الى خطابي للنهاية انا حقا شاكرة لكم
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Aj tu na TEDe sme počuli prednášať niekoľko morálnych hrdinov.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.A TED -nél is hallhattunk már beszédeket több morális hőstől.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Cũng chỉ ở TED thôi chúng ta đã nghe bài phát biểu của một vài anh hùng đạo đức.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Di TED saja kita telah dengarkan ceramah dari beberapa pahlawan moral.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Här på TED har vi hört föredrag från flera moraliska hjältar.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.In diesem TED haben wir einige Reden von moralischen Helden gehört.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Netop på denne TED hørte vi taler fra flere moralske helte.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Proprio qui da TED abbiamo sentito i discorsi di diversi eroi morali.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Rien qu'à cette conférence nous avons entendu plusieurs héros moraux.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Só nesta sessão da TED ouvimos falar de vários heróis morais.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.이번 TED에서도 인상적인 영웅들이 많았습니다.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Tylko tu, na tej konferencji TED, usłyszeliśmy już wykłady kilku moralnych bohaterów.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Σε αυτό το συνέδριο του TED, ακούσαμε ομιλίες από πολλούς ηθικούς ήρωες.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.На цій конференції ми чули виступи декількох моральних героїв.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Прямо на этой конференции TED мы слышали выступления нескольких этических героев.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.גם ב-TED הנוכחי שמענו הרצאות מפי כמה גיבורים מוסריים.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.ومن نفس المنطلق سمعنا هنا في TED أحاديث عن العديد من الأبطال الذين تحلوا بالأخلاق.
Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.特に感銘を受けた話が2つあります
Bu versiyona büyükannemden dinlediğim hikayeleri ekledim.Am inclus povești ale bunicii.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod