Ana içeriğe geç
Sözlük

dinle ile cümle

dinle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Dinle, Pete, her şey kontrol altında.- Pretty good.
Biz öğrenince siz de öğreneceksiniz. - Pekala Karl, dinle.When we know, you'll know.
- Dinle, Karl. Bu çok gizli. - Efendim, ben Donanma'dan emekliyim.- Listen, Karl, this is top secret.
- Harry, hiç komik değil. - Harry, dinle.Harry, this is not funny!
Dinle, Harry.What?
- Dinle, Grace.- Listen to me, Grace.
- Hayır, sen dinle, Harry. Ben büyüdüm.- No, you listen to me, Harry.
Dünyanın en zeki adamlarından. Onu dinleseniz iyi olur.Pretty much the smartest man on the planet.
Grace'den sadece 5 dakika büyüksün. Neden seni dinleyecekmişim?You are about five minutes older than Grace is.
Yukarıda da beni dinleyeceksin.Out there, you gotta listen to me.
Dinle, bu NASA bilgisayarı, aşırı ihtiyatlı.Listen, that NASA computer is just playin' it safe.
- Dinle, bunu yapmamız imkansız.Listen, there's no possible way we can do that.
Dinle, oraya gittiğinde kendi başınayken, her şey olabilir.Listen. Once you get up there, you're gonna be on your own.
Harry, çeneni kapat ve dinle.Let's go back to the cargo bay and get the transmission... Harry, guess what.
Tamam, beni dikkatle dinle.Okay, listen to me carefully.
- Dinle... - Kapa çeneni!- Listen...
Evet, onu dinle.Yes. You'll listen to him.
Tamam, millet, dinleyin.All right, people, listen up.
Bunu çözmek için fikri olan birileri varsa da onu dinlemekten mutluluk duyarız.And if you guys have ideas to help us solve this, we'd love to hear about it.
Her neyse, daha sonra dinlemeye devam edebilirsiniz umarım bu sorgu işe yarar.Anyway, you can all enjoy it for yourselves -- hopefully that search will work.
(Bir dinleyici:Her uterus would be torn.
Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım.I appreciate your listening to this story.
Şarkıyı hiç dinlemedim!I wasn't listening to the song.
- Dinleyin çocuklar!Listen, kids.
Kimse yeterince dikkatli dinlemiyor. Ama ben bunun doğru olduğuna kesinlikle inanıyorum.No one's quite listening hard enough, but I very much believe it's true.
Bu sabah tren gelirken onun radyo 4 şey dinledim.I listened to his Radio 4 thing this morning on the way in on the train.
Bilirsiniz, ama tutup da Radiohead dinlemez, değil mi?You know, but it doesn't listen to Radiohead, does it?
Çünkü, aynı şeylerin dinler için de geçerli olduğunu söylemek istiyorum.Because I want to say that much the same thing is true of religions.
Dinler, doğa olaylarıdır. İnekler kadar doğaldırlar.Religions are natural phenomena -- they're just as natural as cows.
Buna, dinlerin, tümden gelimle incelenmesi, diyebiliriz.And you might say it's about the reverse engineering of religions.
Demek istiyorum ki: "Hayır, dinler önemli bir doğa olayıdır.I want to say, no, religions are an important natural phenomenon.
Örneğin, dün akşam Al Gore'dan dinlediğimiz küresel ısınma.like global warming, as we heard so eloquently last night from Al Gore.
Günümüzdeki dinler mükemmelen tasarlanmışlardır-- mükemmelen.Today's religions are brilliantly designed -- brilliantly designed.
Ama onları diğer dinlerden de haberdar edin.But also let them know about other religions.
Kimin gerçeklerini dinleyeceğiz?Whose truth are we going to listen to?
Dinlerin, zekice bir uyarlaması.It's a very clever adaptation of religions.
Dinlemeyin, dinlemeyin!Don't listen, don't listen!
Bu, diğerleri kadar güzel değil. Sadece Dünya dinlerini gösteriyor.Here's one, not as beautiful as the others; it simply shows the religions of the world.
Burada da dinlerin günümüzdeki dökümünü görüyoruz.Here's one that shows the sort of current breakdown of the different religions.
Dinlediğiniz için teşekkürler.Thanks very much for your attention.
Şimdi şunu dinleyin:Now listen to this:
Bebekler bunu izlerken sadece dinlediler.Babies just listen to this while they watch that.
Ancak yarım tonluk bu kumsal canavarı için dinlenmeye vakit yokBut for this 500-pound beach master there's no time to relax
Şimdi, dinleyin, bu ötenazi için bir adım gibi görünüyor.Now, listen, that sounds like a pitch for euthanasia.
İşte burda bir A380 kabin dinlenme bölümü mesneti var.So this is a bracket of an A380 crew rest compartment.
Seni dinlemeyeceđiz, çünkü seni çok seviyoruz.Could you please tell her Ezel?
Peki ama buradan bahsetme, Telefonlar dinleniyorOk, but don't mention anything here. They're listening.
Şimdi dinle ! 9'da gideceğim !You listen, I'll leave by nine.
Onu rahat bırakın ! Dinlenmesi gerek !Don't disturb him, let him have a rest.
Dinlen !You take a rest.
Yine içgüdülerimi dinledim.My hunches again.
Istediğim beni dinlemeniz ve yapmanız.So what I want you to do is just listen to me and do it.
Sonra başka birşeye bağlı olur. ve sonra dinlenir.And it has to settle. And then it's dependent on something else.
Dinlemek için.To listen.
Doktorunuzun yönlendirmelerini dinleyin ve bebeğinizin çıkmak üzere olduğuna hazır olun.Really follow the direction of your care provider, and know that your baby is almost here.
Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada?And I speak, but this is an amazing audience, and what am I doing here?
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.But it's imperative that we listen because it's undeniable and definitive.
Şu aptal kızı dinlememeliydim.I shouldn't have listened to that stupid girl.
Niçin seni dinleyelim?Why should we listen to you?
Ama sonra yeniden geriye kalan yüzde doksandokuz kayıtlı mazemelerimizi dinleriz.But then we listen to the other 99 percent of our stuff recorded.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dinle ile cümle - Sayfa 48 - dinle kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App