Ana içeriğe geç
Sözlük

dinle ile cümle

dinle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Dinleyip dinlemediğinize baktım sadece.I was seeing if you were listening.
İyi bir dinleyici kitlesisiniz.You've been a great audience.
Şuraya otur lütfen. dinlenmeye ihtiyacım var."I need to rest."
Ben söylemek zorunda kaldı dinledi, ben yürümeye başladı ve aşağı yakınWhen I had listened to all they had to tell, I began to walk up and down near
Saxe-Coburg Meydanı, biz dinledik, tekil bir hikaye sahne sabah.Saxe-Coburg Square, the scene of the singular story which we had listened to in the morning.
Biz aslında onları biraz daha uzun süre dinlemiş olan insanlardan dinliyor olacağız.We aren't going to try to collapse everything into two minute segments.
Davalı Peter Sunde'yi dinleyebiliriz.Hearing with the defendant Peter Sunde.
Senin seks hikayelerini çok dinledik biz.I've heard your sex stories.
Önce dinleyiciyi tanımak istiyorum. Aranızda kimler daha önce böcek yedi?And I would like to know what the audience is, and so who of you ever ate insects?
Dinle, düţünüyordum da...Listen, I've been thinking...
Evimi hiç bırakmadım, tüm gücümle savundum, ama beni dinlemedilerI never left my house and defended it strongly, but they didn't listen to me.
Kediler azıcık daha zordur çünkü neyi dinleyeceklerini seçme eğilimindedirler.Cats are a tad more difficult because they tend to pick and choose what they want to listen to.
Birisi dedi ki, " Bunu dinlemen lazım. "Somebody said, "You have to listen to this."
Konuşma sanatı, yani kelimeleri dinleyici üzerinde en yüksek etkiyi bırakacak şekilde kullanabilmek.Rhetoric, the art of organizing the world of words to maximum effect.
Devam ederken beni çağırın... ...ben biraz dinleneceğim.Call me when we resume, I will be resting briefly.
Bu, TED seminerleri için dinlerken yaşadığınız deneyim.Here's the experience you all had while listening to the TED Talks.
İşimiz iyi gidiyor." Bu TED'de bile bir çok ahlak timsalinden konuşmalar dinledik.Just at this TED we heard talks from several moral heroes.
Dün, Willie Smiths'in Endonezya'nın yeniden ağaçlandırılması üzerine konuşmasını dinledik.Yesterday we heard Willie Smits talk about re-foresting in Indonesia.
Dinlememizi kaybediyoruz.We are losing our listening.
İletişim zamanımızın yaklaşık yüzde 60'ını dinlemeye harcıyoruz, ama bunda çok da iyi değiliz.We spend roughly 60 percent of our communication time listening, but we're not very good at it.
Dinlemeyi sesten anlam çıkarma olarak tanımlayalım.Let's define listening as making meaning from sound.
Seste ve dinlemede niyet çok önemlidir.Intention is very important in sound, in listening.
Başlangıçta da söylediğim gibi, dinlememizi kaybediyoruz.I said at the beginning, we're losing our listening.
Doğru ve dikkatli dinlemenin değeri tamamen yok oldu.The premium on accurate and careful listening has simply disappeared.
Bu senaryoda hiç kimse kimseyi dinlemiyor.In this scenario, nobody's listening to anybody.
Dinlememizi kaybediyor olmamız ciddi bir problem.This is a serious problem that we're losing our listening.
Çünkü dinleme bizim anlamaya olan erişimimizdir.Because listening is our access to understanding.
Bilinçli dinleme her zaman anlayışı yaratır.Conscious listening always creates understanding.
Dinlemenizin kalitesini geliştirmek için harika bir egzersiz.It's a great exercise for improving the quality of your listening.
Bunu dinlemede, iletişimde kullanabilirisiniz.You can use this in listening, in communication.
Yani hayatım dinlemekle geçiyor.So I live to listen.
Bu nedenle okullarımızda dinlemeyi bir beceri olarak öğretmeliyiz.That's why we need to teach listening in our schools as a skill.
Beni bugün dinlediğiniz için teşekkür ederim.Thank you for listening to me today.
Tekrar Tony Hayward'dan dinleyelim.Let's hear from Tony Hayward again.
Eğer dinlemek isterseniz, bilançoları, aktifi, pasifi konu alan videolar da var. -There's a bunch of videos on assets and liabilities and balance sheets if this confuses you.
Dinlediğiniz David Balakrishanan'dan Skylife'dıWhat you just heard is "Skylife" by David Balakrishnan.
Doktorlar bunu yapmamış olsaydı, şu anda bu konuşmayı dinleyen pekçok kişi hayatta olmazdı.And many people in this audience probably wouldn't be alive if doctors didn't do this.
Ondan dinleyelim:Back in the 1840's, Ada was already thinking about that.
Dinlemek isteyip istememeniz size kalmış.People do use computers to compose music today.
Bu maymunlardan bazıları başka bir maymuna para öder onların sorunları dinlemesi içinSome of the monkeys pay another monkey to listen to their problems
Dün dinledik, değil mi?We heard about that yesterday.
Demek ki daha bir başlangıç girişimlerinin neler olduğu dinledik.So, that's a start, and we've heard of all their other initiatives.
Şimdi, bugün yeni teknolojiler ve bağlantılar hakkında çok şey dinledik.Now we've heard a lot today about new technology and connection.
- Dinlenip kafamý dinleyeceđim.- I’m gonna chill, feel the vibe.
Tamam, dinle, zil çaldý ve artýk deđiţiklik zamaný.Okay, listen, it’s ding-ding, all change around here.
Dinleyin, bunu konuţarak halletmelisiniz.Listen, I want you both to talk it through.
Ýliţkinizden konuţmanýzý dinlemeye geliyoruz!Coming to listen to you guys talk about your relationship!
Dinle, aradýđýný ona söyleyeceđim.Look, I’il tell her you called.
Ţimdi biz gidip biraz... dinlenelim, biraz uzanalým.So we’re just gonna like, chill have a little lie down.
- Ţunu dinle!- Listen to this!
Dün yeni gereçlerin önemini dinledik.We heard yesterday about the importance of new materials.
Buna dikkatinizi çekerek, dinlediğiniz için teşekkür etmek isterim.And with that note, I would like to thank you for listening.
1 yaşına gelen bebekler kendilerine bir şeyler okunmasını çok severler. Müzik dinlemeyi de öyle.At 12 months of age the babies like to be read to.
Tüm bu kültürler, dinlenmek için zaman ayırıyorlar.Each of these cultures take time to downshift.
Daha fazla dinlemeyin.Don't listen anymore.
Ama size söyliyeyim, bu noktada, insanlar beni dinlediler.But I tell you, at this point, people listened to me.
Beni dinlememeye nasıl cüret edersin!- Geez, really... - How dare you continue to drive!
Ne olursa olsun, minnetle dinleyeceğim.And whatever you say, I'll read it gratefully.
İki, üç, beş kere dinleyebilirim.I can hear it two, three, five times.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.If I had to hear it 24 hours, non-stop, it might be very tiring.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod