Bu müziği dinle ve rahatla.Listen to this music and relax.
O bu günlerde anne babasının sözünü dinlemiyor.These days he disobeys his parents.
Gel, çocuk, otur. Otur ve dinlen.Come, boy, sit down. Sit down and rest.
Burada dinlenelim.Let's rest here.
Burada dinlenirsen daha iyi olurdu.It would be better if you took a rest here.
Kate bütün gün radyo dinledi.Kate listened to the radio all day.
Klasik müzik dinlemeyi severim.I like to listen to classical music.
Babamın bir dinlenmeye ihtiyacı var. O üç saattir bahçede çalışmaktadır.Dad needs to take a rest. He's been working in the garden for three hours.
Konuşmayı bırakın ve beni dinleyin.Stop talking and listen to me.
Eski müzik formatlarını dinlemek bana memleketimi hatırlatıyor.Listening to oldies reminds me of my hometown.
Biraz boş zamanım olduğunda ben her zaman klasik müzik dinlemenin tadını çıkarırım.I always enjoy listening to classical music when I have some free time.
Alice kız kardeşini dinlemiyordu.Alice wasn't listening to her sister.
Keşke ebeveynlerimi dinleseydim.If only I had listened to my parents!
Lise günlerimi düşünmeden o şarkıyı dinleyemem.I can not hear that song without thinking of my high school days.
Evde her gün radyo dinler misin?Do you listen to the radio at home every day?
Yorgun olduğun için, dinlensen iyi olur.As you are tired, you had better take a rest.
Doktorunuzun tavsiyesini dinlemelisiniz.You should follow your doctor's advice.
Radyo dinlemeye düşkün müsünüz?Are you fond of listening to the radio?
Radyodaki haberi dinledin mi?Did you hear the news on the radio?
İyice dinlenmen lazım.It is necessary that you take a good rest.
Dinlendikten sonra çalışmana devam etmelisin.After you have taken a rest, you must carry on your study.
Hangi CD'yi dinlemek istersin?Which CD do you want to listen to?
Benimle her zaman tartışıyorsun, beni asla dinlemiyorsun.You always bandy words with me: you never listen to me.
Saat dokuzda haberi radyoda dinleyebilirsin.You can hear the news on the radio at nine o'clock.
Keşke tavsiyeni dinleseydim.I wish I had listened to your advice.
Dinlediğin müzik neydi?What was the music you were listening to?
Onların dinlerini göz önünde bulundurmalısın.You should think of their religions.
Onun söylediklerini dinlemek zorunda değilsin.You don't have to listen to what he says.
Onun dersini dinlemek için elli kadar çok öğrenci toplandı.As many as fifty students gathered to hear his lecture.
Bir saat yürüdükten sonra dinlenmek için durduk.After walking for an hour, we stopped to take a rest.
Hepinizi sırayla dinleyeceğim.I'll hear all of you in turn.
İyi bir manzarası olan bir yerde bir dinlenme için duralım.Let's stop for a rest somewhere with a good view.
Ne yapacağıma karar veremedim, bu nedenle sadece yüreğimi dinledim.I couldn't decide what to do, so I just followed my heart.
Konuşmacı mesajını dinleyicilere anlatamadı.The lecturer couldn't get his message across to the audience.
Bir dersi dinlerken sessiz olmalısın.When listening to a lecture, you should be quiet.
Sen hiç Beethoven'ın "Ninth"'ini dinledin mi?Have you ever listened to Beethoven's "Ninth"?
Şimdi ihtiyacımız olan bir dinlenme.What we need now is a rest.
Niçin oturmuyorsun ve dinlenmiyorsun?Why don't you sit down and relax?
Oturun ve bir süre dinlenin.Sit down and rest for a while.
Oturup dinlenmek için sakin bir yer güzel olurdu.A quiet place to sit and rest would be nice.
Dünkü konserde geniş bir dinleyici kitlesi vardı.There was a large audience at yesterday's concert.
Dün gece benim gösterimi dinledin mi?Did you hear my show last night?
Dün akşam televizyonda başkanın konuşmasını dinledik.Yesterday evening we heard the President talk on television.
Çalışmayı bırakalım ve bir süre dinlenelim.Let's stop working and relax for a while.
Dinle bak, çocuklar büyüklerine itaat etmelidir.Children should obey their elders, mind you.
Sana kaç kere söylesem de, asla dinlemezsin.You never listen, no matter how many times I tell you.
Sana söyleyeceklerimi dikkatlice dinle.Listen carefully to what I am going to tell you.
Biz bir süre dinlendik.We rested for a while.
Bir süre onu dinledik.We listened to her for some time.
Biz orada bir saat dinlendik.We rested there for an hour.
Biz dinlenmeden daha uzağa gidemeyiz.We cannot go any farther without a rest.
Biz bir tek kelime kaçırmamak için dikkatle dinledik.We listened carefully in order not to miss a single word.
Bir tek kelimesini bile kaçırmamak için dikkatlice dinledik.We listened carefully in order not to miss a single word.
Biz müzik dinlemenin keyfini çıkardık.We enjoyed listening to the music.
Biz onun tavsiyesini dinlemeliyiz.We should have taken his advice.
Lütfen tavsiyemi dinle.Please take my advice.
Beni dikkatlice dinle ve gerçekten ne demek istediğimi anlayacaksın.Listen to me carefully, and you will understand what I really mean.
Beni dikkatlice dinle.Listen to me carefully.
Beni dinle, lütfen?Listen to me, will you?
Beni dinle lütfen.Please listen to me.