Linda müzik dinlemek için parka gitti.Linda went to the park to listen to the music.
Rahatlamak için rahatlatıcı müzik dinlemem gerekiyor.In order to relax, I need to listen to soothing music.
Telsizi dinlerken telefonun çaldığını duydum.Listening to the radio, I heard the telephone ring.
Radyo dinlerken uyuya kaldım.While listening to the radio, I fell asleep.
Radyodaki İngilizce programlarını dinlersen bedava İngilizce öğrenebilirsin.If you listen to English programs on the radio, you can learn English for nothing.
Radyoda onun konferansını dinledik.We listened to his lecture on the radio.
Dikkatlice dinle.Listen carefully.
Dikkatlice dinleyin, yoksa onun söylediklerini kaçıracaksın.Listen carefully, or you'll miss what he says.
Sonunda hepsi bitti. Şimdi dinlenebiliriz.It is finally all over. Now we can relax.
Yan gelip yatarsan ve dinlenirsen çok daha iyi hissedersin.If you sit back and rest, you will feel much better.
Tavsiyemi dinleseydin, böyle bir sorunun içinde olmazdın.If you had taken my advice, you wouldn't be in such trouble.
Bob benim tavsiyemi dinleseydi, şimdi her şey tamam olacaktı.If Bob had taken my advice, everything would be all right now.
Mary arkadaşının tavsiyesi dinlemeyecektir.Mary won't listen to her friend's advice.
Hepiniz, dinleyin.Listen, all of you.
Yakında dinleneceğiz.We will take a rest soon.
Madonna'nın konseri büyük bir dinleyici çekti.Madonna's concert drew a large audience.
Önce, her iki tarafı dinlemeliyim.First, I should hear both sides.
Otur ve bir süre dinlen.Sit down and take it easy for a while.
Sadece birkaç kişi onu dinledi.Only a few people listened to him.
Tom, bütün gün çalışıyordu, dinlenmek istedi.Tom, who had been working all day, wanted to have a rest.
Tony sık sık müzik dinlemedi.Tony did not often hear music.
Hangisi bizim son dinlenme yerimiz olacak?Which one will be our final resting place?
Nerede dinleneceğimize karar vermedik.We haven't decided where to take a rest.
Niçin nedeni dinlemiyorsun?Why will you not listen to reason?
Dikkatli dinlemen için sana yalvarıyorum.I beg of you to listen carefully.
Sanırım daha fazla dinlenmelisin.I think you should get more rest.
Canım dinlenmek istiyor.I feel like taking a rest.
Niçin biraz dinlenmiyorsun?Why don't you rest a bit?
Bir süre dinlenelim.Let's take a rest for a while.
Duralım ve dinlenelim.Let's stop and take a rest.
Hiçbiri konuşanı dinlemiyordu.None were listening to the speaker.
Daha yarısını dinlemedin.You haven't heard the half of it yet.
Sorunla ilgili gerçekleri dinleyin.Listen to the facts relative to the issue.
Suç hakkında dinlemek korkunçtu.It was horrible to hear about the crime.
O haberi dinlediğinde titriyordu.She was trembling as she listened to the news.
Öğretmenin nasihatını dinlemeliyiz.We ought to take the teacher's advice.
Kız gözlerini kapatarak papazı dinledi.The girl, closing her eyes, listened to the pastor.
Kız annesi ile birlikte alışverişe gideceğini söyledi ve söylediğimi dinlemedi.The girl said she was going shopping with her mother, and didn't listen to what I said.
Bu ayin onların dinlerinin bir parçasıdır.This rite is part of their religion.
Bilginin konuşması dinlenmeye değer.The speech of the scholar is well worth listening to.
Yaralı adam şimdi dinlenmede.The injured man is now at rest.
O müzik defalarca dinlemeye değer.That music is worth listening to many times.
Konuşma dinleyicileri derinden etkiledi.The speech deeply affected the audience.
O tür bir hikayeyi ağlamadan dinleyemiyorum.I cannot hear such a story without weeping.
Teybi dinleyelim.Let's listen to the tape.
Sonra dolma kalem elimden düştü ve ben sadece dinledim.Then the pen fell from my hand and I just listened.
Ve ben onun kayıtlarını hiç dinlememiştim.And I had never listened to his records.
Benim orada dinlenmek için hiçbir şansım yoktu.I had no chance to relax there.
Evet,yoğun işimi unutabileceğim ve dinlenebileceğim.Yes, I will be able to forget my busy work and relax.
Susan müzik dinlemekten hoşlanır.Susan enjoys listening to music.
John dikkatle dinledi.John listened carefully.
George, radyoyu dinlemiyorsan, onu kapat.George, if you are not listening to the radio, turn it off.
Dinlendikten sonra daha iyi hissettim.I felt better after I took a rest.
İzleyicinin şikayetlerini sabırla dinledikten sonra, hakimler sonuçları değiştirdi.After patiently listening to the audience's complaints, the judges changed the results.
Hiç kimse onu dinlemek için durmaz.No one stops to listen to him.
Eğer Jane daha fazla dinlenmezse, O bir sinir krizi geçirebilir.If Jane does not rest more, she may have a nervous breakdown.
Konuşmayı bırakın ve müziği dinleyin.Do stop talking and listen to the music.
Sen hiç böylesine iyi bir müzik dinledin mi?Have you ever listened to such a good music?
Ben bu hikayeyi defalarca kez dinledim.I've heard this story scores of times.
Bu iş bittiğinde iyice dinlenebilirim.I can take a good long rest when this work is finished.