Ana içeriğe geç
Sözlük

dinle ile cümle

dinle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Biraz dinlenme bizi çok iyi yapardı.A little rest would do us a lot of good.
Biraz dinlenmek istiyor musun?Do you want to rest for a bit?
Odaklanmanı ve beni dinlemeni istiyorum.I need you to focus and listen to me.
Radyo dinleyerek çok zaman harcarım.I spend a lot of time listening to the radio.
Tom'un tavsiyesini dinlemeni istiyorum.I want you to listen to Tom's advice.
Bir süre dinlenmek ve ağırdan almak istiyorum.I'd like to relax and take it easy for a while.
Burada oturmayacağım ve bütün gün şikâyet etmeni dinlemeyeceğim.I'm not going to sit here and listen to you complaining all day.
Doktor dinlenmeni istediğini söyledi.The doctor said he wants you to rest.
Tom'un seni dinleyeceğini sana ne düşündürüyor?What makes you think Tom will listen to you?
Sadece dinler misin?Would you just listen?
Dinleniyor olmalısın.You should be resting.
Yakından dinlemelisin.You should listen closely.
İyi bir dinlenmeyi hak ettin.You've earned a good rest.
Bir dinlenmeyi hak ettin.You've earned a rest.
Bundan sonra biraz daha dikkatli dinlemelisin.You've got to listen a little more carefully from now on.
Tom her zaman kahvaltı yaparken radyoda haber dinler.Tom always listens to the news on the radio while he's eating breakfast.
Tom sık sık müzik dinlemez.Tom doesn't often listen to music.
Tom ranzasında dinleniyor.Tom is relaxing on his bunk.
Tom biraz dinlenmeye başlıyor.Tom is starting to relax a little.
Tom Mary'nin dinlemediğini fark etti.Tom realized Mary wasn't listening.
Tom genellikle klasik müzik dinler.Tom usually listens to classical music.
Gözlerinizi dinlendirmeye çalışın.Try to rest your eyes.
Annesini dinlemeyi reddediyor.She refuses to listen to her mother.
O, annesini dinlemeyi reddediyor.He refuses to listen to his mother.
Babanı dinle.Obey your father.
Bu şarkıyı dinlemek bana dans etmeyi istetiyor.Listening to this song makes me want to dance.
Albümü dinlemeyi neredeyse bitirdim.I've almost finished listening to the album.
Ebeveynlerini dinlemelisin.You should listen to your parents.
Sanırım birçok genç rock müzik dinlemeyi tercih ediyor.I think that most young people prefer to listen to rock music.
Bu şarkıyı dinlemek beni ağlatıyor.Listening to this song makes me cry.
Mary sakin bir göle yakın bahçesinde dinlenmeyi seviyor.Mary likes to relax in her garden by a quiet lake.
Bu şarkı onu her dinleyişimde beni ağlatır.This song makes me cry every time I listen to it.
Tom dinlemekten kendini alamadı.Tom couldn't help but listen.
Dinle, gerçekten ilgilenmiyorum.Listen, I'm not really interested.
Tom hiç kimsenin kendisini dinlemediğinin farkında değildi.Tom wasn't aware that nobody was listening to him.
Lütfen söylediğimi dikkatlice dinle.Please listen carefully to what I say.
Tom gerçekten dinlemiyor.Tom isn't really listening.
Tom Mary'yi dinlemiyor.Tom isn't listening to Mary.
Tom artık dinlemiyor.Tom isn't listening anymore.
Belki Tom'u dinlemeliydik.Maybe we should've listened to Tom.
Tom biraz dinlensin.Let Tom get some rest.
Tom'u pencerenizin dışında dinlerken gördüm.I saw Tom outside your window, listening.
Tom'u kapınızın dışında gizlice dinlerken gördüm.I saw Tom outside your door, eavesdropping.
Her şeye rağmen Tom dinlenmeye başladı.Despite everything, Tom started to relax.
Ben sadece parkta dinlenmek ve bir kitap okumak istiyorum.I just want to relax in the park and read a book.
Tom Mary'ye önemli bir şey söylemeye çalışıyordu fakat o dinlemiyordu.Tom was trying to tell Mary something important, but she wasn't listening.
O kadar Wagner'i dinleyemem. Polonya'yı fethetme dürtüsüne başlıyorum.I can't listen to that much Wagner. I start getting the urge to conquer Poland.
Sen yanlış bir şey söyleyinceye kadar kimse dinlemez.Nobody listens until you say something wrong.
Düşmanlar düşmanlarını dinler mi?Do enemies listen to their enemies?
Yarın dinlenebilmemiz için bunu bugün bitirelim.Let's finish this today, so that we can rest tomorrow.
Tom, Mary'nin piyano çalışını dinlemekten hoşlandı.Tom liked to listen to Mary play the piano.
Bu şarkıyı dinle, Tom.Listen to this song, Tom.
Ben uzun zamandır bu şarkıyı dinlemedim.I haven't heard this song in a long time.
Müzik dinlemiyorum.I'm not listening to music.
Sadece otur ve beni dinle.Just sit down and listen to me.
Söylemek zorunda olduğum şeyi dikkatlice dinle.Listen carefully to what I have to say.
Ne tür müzik dinlersin?What kind of music do you listen to?
Sen hiç Brandenburg Konçertolarını dinledin mi, Johann Sebastian Bach tarafından?Have you ever listened to the Brandenburg Concertos, by Johann Sebastian Bach?
Tom rahatlamış ve dinlenmiş görünüyor.Tom looks relaxed and rested.
Tom gevşemiş ve dinlenmiş görünüyordu.Tom looked relaxed and rested.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod