Tom'u dinlemelisin.You need to listen to Tom.
Tom'u dinlemelisiniz.You need to listen to Tom.
Neden dinlemiyordun?Why weren't you listening?
Neden dinlemiyordunuz?Why weren't you listening?
Dinleyin, bir sorunumuz var.Listen, we have a problem.
Beni dinlemen gerek.You need to listen to me.
Tom kanepede dinlendi.Tom relaxed on the couch.
Karını dinle Tom.Listen to your wife, Tom.
Tom seni dinlemeyecek.Tom won't listen to you.
Onlar asla beni dinlemez.They never listen to me.
Neden burada dinlenmiyoruz?Why don't we rest here?
Tom dinlemeyi reddetti.Tom refused to listen.
Tom seni dinledi mi?Did Tom listen to you?
Kalbini dinle.Listen to your heart.
Beni dinle, lütfen.Listen to me, please.
Müziği dinle.Listen to the music.
Senin dinlemen gerekiyor.You need to listen.
Biraz dinlenmeye ihtiyacın var.You need some rest.
Tom'un şimdi dinlenmeye ihtiyacı var.Tom needs rest now.
Bir dakika dinlen.Relax for a minute.
Yağmuru dinle.Listen to the rain.
Tom biraz dinlendi.Tom relaxed a bit.
Bir süre dinlen.Relax for a while.
Beni dinle, Tom.Listen to me, Tom.
Tom'un bir dinlenmeye ihtiyacı var.Tom needs a rest.
Beni dinle, tamam mı?Listen to me, OK?
Ona bir dinlenme ver.Give it a rest.
Bu dinlenme tesisi müziği.That's elevator music.
Smooth jazz dinlediler.They listened to smooth jazz.
O buraya dinlenmek için mi geliyor?Is she coming here to relax?
Bence senin sorunun insanlar bir şeyler açıklarken dikkatlice dinlememen.I think your problem is that you don't listen carefully when people are explaining things.
Herkesin kişisel sorunlarını dinlemekten usanmış olmalısın.You must be getting tired of listening to everyone's personal problems.
Sorunlarımı dinlemek istediğini sanmıyorum.I don't think you want to hear about my problems.
Senin sorunun çok dikkatli dinlememendir.Your problem is you don't listen very carefully.
Tom sorunlarımı dinlemek istemiyordu.Tom didn't want to hear about my problems.
Geçen pazarı evde dinlenerek geçirdim.I spent last Sunday relaxing at home.
Beni dinleyin!Listen to me!
Sen gerçekten kötü bir dinleyicisin.You're a really bad listener.
Tom şu anda dinleniyor.Tom is resting at the moment.
Biraz Chopin dinleyelim.Let's listen to some Chopin.
Evde kalmalısın ve birkaç gün dinlenmelisin.You should stay home and rest for a few days.
Tom'u daha yakından dinlemeliydim.I should've listened to Tom more closely.
Tom seni dinlemeliydi.Tom should've listened to you.
Tom sizi dinlemeliydi.Tom should've listened to you.
Mary yerine Tom'u dinlemeliydim.I should've listened to Tom instead of Mary.
Tom'un şarkı söylemesini dinlemeliydin. O gerçekten iyiydi.You should've heard Tom sing. He was really good.
Senin beni dinlemen gerekir.You should listen to me.
O, genç vaizin vaazını dinledi.She listened to the young preacher's sermon.
Tom konuştuğunda insanlar dinler.When Tom talks, people listen.
Konuştuğum zaman kimse beni dinlemiyor.No one listens to me when I talk.
Bir dinle bir tarikat arasındaki fark nedir?What's the difference between a religion and a cult?
Klasik müzik dinlemeyi seviyorum.I love listening to classical music.
Klasik müzik dinlemeyi seversin, değil mi?You love listening to classical music, don't you?
O, klasik müzik dinlemeyi seviyor.He loves listening to classical music.
O klasik müzik dinlemeyi seviyor.She loves listening to classical music.
Mary klasik müzik dinlemeyi sever.Mary loves listening to classical music.
Klasik müzik dinlemeyi severiz.We love listening to classical music.
Onlar klasik müzik dinlemeyi seviyor.They love listening to classical music.
Kalemini yere koy ve dinle.Put down your pencil and listen.
Tom'un tavsiyesini dinlemeliydin.You should've followed Tom's advice.