Sen iyi bir dinleyicisin.You're a good listener.
Tom seni dinleyecektir.Tom will listen to you.
Tom sizi dinleyecektir.Tom will listen to you.
Tom seni dinleyecek.Tom will listen to you.
Tom sizi dinleyecek.Tom will listen to you.
Tom dinleyiciler içinde.Tom is in the audience.
Ben Tom'a dinleteceğim.I'll get Tom to listen.
Dinlenmeye başlıyorum.I'm starting to relax.
Tom Mary'yi dinledi.Tom listened to Mary.
Tom jazz dinler.Tom listens to jazz.
Gözlerimi dinlendiriyorum.I'm resting my eyes.
Ben iyi bir dinleyiciyim.I'm a good listener.
Dinlenmek zorundasın.You have to rest.
Dinlenmek zorundasınız.You have to rest.
Hey, dinle!Hey, listen!
Bush bütün dinlere saygı duyuyor.Bush respects all religions.
Sen bizim ne tür müzik dinlediğimize dikkat ediyor musun?Do you care what kind of music we listen to?
Dinlenmenin onun üzerinde harika bir etkisi vardı.Getting rest had a wonderful effect on him.
Yoksullar için hiç dinlenme yoktur.There is no rest for the poor.
O, öğretmeni hiç dinlemez.She never listens to the teacher.
Herkes beni dinlesin!Listen up, everybody!
Dinle millet!Listen, everybody!
Biraz daha uzun dinlenmelisin.You should rest a little bit longer.
Dün müzik dinledim.I listened to music yesterday.
Kocam soğuk algınlığına yakaladı ve yatakta dinleniyor.My husband caught a cold and he's resting in bed.
Evde kaldım bu yüzden dinlenebildim.I stayed home so I could rest.
Herhangi biri müzik dinlemekle ilgileniyor mu?Is anyone interested in listening to music?
Bu operanın Fransızca versiyonunu hiç dinledin mi?Have you ever listened to the French version of this opera?
Kediler güneşte dinleniyorlar.The cats are relaxing in the sun.
Tom kapıyı açtı ve içeri girmeye karar vermeden önce dinledi.Tom opened the door and listened before he decided to walk in.
Tom Mary'nin açıklamasını daha dikkatli dinlemeliydi.Tom should've listened more carefully to Mary's explanation.
Çok az zamanımız var, bu yüzden dikkatlice dinle.We have very little time, so listen carefully.
Tom gözlerini kapayıp müziği dinledi.Tom closed his eyes and listened to the music.
Biraz dinlendikten sonra daha iyi hissedersin.You'll feel better after you get some rest.
Tom kulağını kapıya koyup dinledi.Tom put his ear to the door and listened.
Tom ve Mary müzik dinlemiyorlardı.Tom and Mary weren't listening to music.
Tom söylediğin her şeyi dinledi mi?Did Tom listen to everything you said?
Tom Mary'nin söylediklerini dinledi.Tom listened to what Mary was saying.
İstediğin herhangi bir şeyi dinleyebilirsin.You can listen to anything you want.
Tom sadece klasik müzik dinler.Tom only listens to classical music.
Polis Tom'un dinleme cihazı takmasını istedi.The police asked Tom to wear a wire.
Hala Tom'un düşüncesini dinlemek istiyorum.I still want to hear Tom's opinion.
Seni dinlemeliydik, Tom.We should've listened to you, Tom.
Tom asla öğretmenini dinlemez.Tom never listens to the teacher.
Tom duyuruyu dinledi.Tom listened to the announcement.
Tom bir kaset dinledi.Tom listened to a cassette tape.
Tom ve Mary asla beni dinlemez.Tom and Mary never listen to me.
Tom Mary'yi dinlemeliydi.Tom should've listened to Mary.
Tom'u dinlemeliydin.You should've listened to Tom.
Dinlenmek için ne yapıyorsun?What do you do for relaxation?
Tom bile bize dinlemeyecek.Tom won't even listen to us.
Bunu dinlesen iyi olur.You'd better listen to this.
Tom asla hiç kimseyi dinlemez.Tom never listens to anyone.
Bence oda dinlenmişti.I think this room is bugged.
Dinlemiyor muydun, Tom?Weren't you listening, Tom?
Dinlemen gerekmiyor mu?Shouldn't you be listening?
Telefonumun dinlendiğini düşünüyorum.I think my phone is bugged.
Beni dinlesen iyi edersin.You'd better listen to me.
Tom'u dinlemen gerekiyor.You need to listen to Tom.
Tom'u dinlemeniz gerekiyor.You need to listen to Tom.