Ana içeriğe geç
Sözlük

dinle ile cümle

dinle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom kimsenin tavsiyesi asla dinlemeyen bir üne sahiptir.Tom has a reputation of never listening to anybody's advice.
Tom hemen hemen hiç radyo dinlemez.Tom hardly ever listens to the radio.
Tom, Mary'nin sevdiği tür müzikleri dinlemekten bıktı.Tom got tired of listening to the kind of music Mary liked.
Tom sadece güneşte oturmayı ve müzik dinlemeyi oldukça eğlenceli buldu.Tom found it pretty enjoyable just to sit in the sun and listen to music.
Mary onunla konuşurken Tom gerçekten dinlemiyor.Tom doesn't really listen when Mary is talking to him.
Tom Mary'nin söylediğini dinlemiyor.Tom doesn't listen to what Mary says.
Tom tavsiye dinlemez.Tom doesn't listen to advice.
Tom Mary'nin problemlerinin tamamını duymak istemiyordu fakat sessizce oturdu ve dinledi.Tom didn't want to hear about all of Mary's problems, but he sat quietly and listened.
Tom söylediğimi dinlemedi.Tom didn't listen to what I said.
Tom Mary'nin tavsiyesini dinlemedi.Tom didn't follow Mary's advice.
Tom Mary'nin tavsiyesini dinleme zahmetinde bulunmadı.Tom didn't bother to listen to Mary's advice.
Tom sadece keyif çatmaya ve dinlenmeye karar verdi.Tom decided to just kick back and relax.
Tom Mary'nin onu dinlemeyi bile niçin reddettiğini anlayamadı.Tom couldn't understand why Mary refused to even listen to him.
Tom evin etrafında koşan çocuklardan dolayı evde dinlenemedi.Tom couldn't relax at home with his children running around the house.
Tom hangi CD'yi dinleyeceğine karar veremedi.Tom couldn't decide what CD to listen to.
Tom Mary'nin ne söylediğini açıkça dinlemiyordu.Tom clearly wasn't listening to what Mary was saying.
Tom ayağını vurmadan müzik dinleyemez.Tom can't listen to music without tapping his foot.
Burada oturup senin dedikodunu dinlemekten daha iyi yapacak işlerim var.I've got better things to do than to sit here listening to your gossip.
Burada durmak ve senin hakaretlerini dinlemekten daha iyi yapacak işlerim var.I have better things to do than stand here and take your insults.
Dinleyin ve en iyi yanıtı seçin.Listen and choose the best answer.
Dinle, o ne dediğini bilmiyor.Listen, he doesn't know what he says.
Oturdu ve radyo dinledi.He sat and listened to the radio.
Çocukların hepsi içerdeler, Şimdi istirahat edebilir ve dinlenebiliriz.Our kids are all tucked in. Now we can kick back and relax.
Ben sadece biraz müzik dinlemek istedim.I just wanted to listen to some music.
Tom dinlemiyordu.Tom wasn't listening.
Köpek ona hakaret ettiği zaman ay dinlemez.The moon doesn't listen when the dog insults it.
Zaman zaman dinlenmek ve her şeyi unutmak istiyorum.From time to time, I want to relax and forget everything.
Tom dinlenmiş hissettiğini ve tekrar yürüyüşe hazır olduğunu söyledi.Tom said he felt rested and was ready to start hiking again.
Birkaç dakika dinlenelim.Let's rest for a few minutes.
Tom biraz dinlenmeli.Tom should get some rest.
Tom Mary'yi asla dinlemez.Tom never listens to Mary.
Tom'un dinlenmesi gerekir.Tom needs to relax.
Tom'un biraz dinlenmesi gerekiyor.Tom needs to get some rest.
Tom'un biraz dinlenmeye ihtiyacı var.Tom needs some rest.
Tom'un biraz daha dinlenmeye ihtiyacı var.Tom needs some more rest.
Tom ilgi ile dinledi.Tom listened with interest.
Onlar bazen klasik müzik dinlediler.They listened to the classical music sometimes.
Onun mesajını dinledin mi?Did you hear his message?
Şimdi, dinle!Now, listen!
Klasik müzik dinlemeyi çok severim.I like listening to classical music a lot.
Çocuklar, dinleyin!Children, listen!
Tom genelde klasik rock çalan bir radyo istasyonunu dinler.Tom usually listens to a radio station that plays classic rock.
Ben hiç dindar değilim ama Latince Rabbin Duası'nı dinlemek beni ürpertir.I've never been religious, but hearing the Lord's Prayer in Latin makes me shudder.
Daha az konuşur ve daha çok dinlersen, kesinlikle bir şey öğrenirsin.If you spoke less and listened more, you'd definitely be able to learn something.
Söylediklerimin anlamını iyi dinleyin.Listen well to the meaning of what I'm saying.
Ben müzik dinlemekten hoşlanırım.I like to listen to music.
O adamı dinlemeyin.Don't listen to that man.
Eğer benim tavsiyemi dinleseydin böyle bir çıkmaz içinde olmazdın.If you had followed my advice, you wouldn't be in such a fix now.
Böyle bir yerde dinlenmek için zamanı değildi.It was not time for relaxing at a place like this.
O, müzik dinlerken bir mektup yazıyordu.He was writing a letter while listening to music.
O, dini müzik dinler.She listens to religious music.
Artık o boktan şarkıyı dinlemeye tahammül edemem!I can't stand listening that shitty song anymore!
O, çay içer ve müzik dinler.He drinks tea and listens to music.
O sadece ellili yılların rock gruplarını dinler.He only listens to rock bands from the fifties.
O beni dinledi.She listened to me.
Albümü tekrar dinle ve daha sonra ondan hoşlanıp hoşlanmadığını bana söyle.Listen to the album again and tell me later if you like it.
Milli diyet tartışmasının yayınını dinledin mi?Did you listen to the broadcast of the National Diet's debate?
O söylemeye çalıştığım şeyi asla dinlemez.He never listens to what I am trying to say.
Seve seve ricamı dinledi.She readily listened to my request.
Nazik bir şekilde ricamı dinledi.She kindly listened to my request.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod