Ana içeriğe geç
Sözlük

dini ile cümle

dini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir kadın hakları savunucusu dini mi hatırlatıyordu?האם פעילה לזכויות נשים מעודדת אמונה דתית?
Bir kadın hakları savunucusu dini mi hatırlatıyordu?هل كانت داعية حقوق المرأة هذه مؤيدة للدين؟
Bir kadın hakları savunucusu dini mi hatırlatıyordu?宗教を引き合いに出すなんて! しかしサキーナは型破りです
'Birleşmiş Müslüman Camii' adında yeni bir dini organizasyon kurmuştu.국가에서 그를 따라 하는 사람들을 위해
Birlik, felsefi ve dini cemaatlerin statülerine karşıeşit ölçüde saygılıdır.Az Unió ugyanígy tiszteletben tartja a világnézeti szervezetek jogállását.
Birlik, felsefi ve dini cemaatlerin statülerine karşıeşit ölçüde saygılıdır.De Unie eerbiedigt tevens de status van levensbeschouwelijke en niet-con- fessionele organisaties.
Birlik, felsefi ve dini cemaatlerin statülerine karşıeşit ölçüde saygılıdır.La Unión respetará asimismo el estatuto de las organizaciones filosóficas y no confesionales.
Birlik, felsefi ve dini cemaatlerin statülerine karşıeşit ölçüde saygılıdır.L’Unione rispetta ugualmente lo status delle organizzazioni filosofiche e non confessionali.
Birlik, felsefi ve dini cemaatlerin statülerine karşıeşit ölçüde saygılıdır.L’Union respecte également le statut des organisations philosophiques et non confessionnelles.
Birlik, felsefi ve dini cemaatlerin statülerine karşıeşit ölçüde saygılıdır.Sie gelten nicht als Besitzstand, der von beitrittswilligen Ländern angenommen werden muss.
Birlik, felsefi ve dini cemaatlerin statülerine karşıeşit ölçüde saygılıdır.Únia rovnako rešpektuje postavenie filozofických anekonfesionálnych orga- nizácií.
Birlik, felsefi ve dini cemaatlerin statülerine karşıeşit ölçüde saygılıdır.Unia szanuje na równi status organizacji filozoficznych i niewyznaniowych.
Birlik, felsefi ve dini cemaatlerin statülerine karşıeşit ölçüde saygılıdır.Unie rovněžuznává status filozofických a nekonfesních organizací.
Birlik, felsefi ve dini cemaatlerin statülerine karşıeşit ölçüde saygılıdır.Unija enako spoštuje status svetovnonazorskih in nekonfesionalnih organi- zacij.
Birlik, felsefi ve dini cemaatlerin statülerine karşıeşit ölçüde saygılıdır.Unionen respekterer ligeledes filosofiske og konfessionsløse organisationers status.
Birlik, felsefi ve dini cemaatlerin statülerine karşıeşit ölçüde saygılıdır.Unionen skall även respektera filosofiska och konfessionslösa organisatio- ners ställning.
Birlik, felsefi ve dini cemaatlerin statülerine karşıeşit ölçüde saygılıdır.Unioni kunnioittaa myös elämänkatsomuksellisten ja ei-tunnustuksellisten järjestöjen asemaa.
Birlik, felsefi ve dini cemaatlerin statülerine karşıeşit ölçüde saygılıdır.Uniunea respectă, de asemenea, statutul organizaţiilor cu caracter filozofic şi al celor neconfesionale.
Birlik, felsefi ve dini cemaatlerin statülerine karşıeşit ölçüde saygılıdır.Η Ένωση σέβεται p i α ρ οµο ί ως το καθεστώς των φιλοσοφικών και µη οµολο- γιακών οργανώσεων.
Bir özellik, dini ikiliğin geleneği:Az egyik tulajdonság a vallási dualizmus:
Bir özellik, dini ikiliğin geleneği: Bilinç, fiziksel dünyanın bir parçası değildir.Одна из них — традиция религиозного дуализма, в которой сознание не является частью физического мира.
Bir özellik, dini ikiliğin geleneği:Den ene er traditionen for religiøs dualisme
Bir özellik, dini ikiliğin geleneği:Eén kenmerk is de traditie van religieus dualisme:
Bir özellik, dini ikiliğin geleneği:Eine Eigenschaft ist die Tradition des religiösen Dualismus:
Bir özellik, dini ikiliğin geleneği:En gren är den religiösa dualismen:
Bir özellik, dini ikiliğin geleneği:Jedna oblasť je tradícia náboženského dualizmu:
Bir özellik, dini ikiliğin geleneği:Jednou z těchto vlastností je tradice náboženského dualismu:
Bir özellik, dini ikiliğin geleneği:첫째로는 종교적 이원론에 대한 것입니다.
Bir özellik, dini ikiliğin geleneği:Le premier trait vient de la tradition du dualisme religieux :
Bir özellik, dini ikiliğin geleneği:Một đặc điểm là truyền thống của thuyết nhị nguyên:
Bir özellik, dini ikiliğin geleneği:O primeiro fator vem da tradição do dualismo religioso:
Bir özellik, dini ikiliğin geleneği:Pierwsza to tradycja religijnego dualizmu.
Bir özellik, dini ikiliğin geleneği:Toinen on uskonnollisen dualismin perinne:
Bir özellik, dini ikiliğin geleneği:Una din trăsături e tradiția dualismului religios:
Bir özellik, dini ikiliğin geleneği:Un aspecto es la tradición del dualismo religioso:
Bir özellik, dini ikiliğin geleneği:Un aspetto è la tradizione del dualismo religioso:
Bir özellik, dini ikiliğin geleneği:Едното е традицията на религиозния дуализъм.
Bir özellik, dini ikiliğin geleneği:מאפיין אחד הוא המסורת של הדואליזם הדתי:
Bir özellik, dini ikiliğin geleneği:الخاصية الأولى هي الثنائية الدينية، يعني:
Bir özellik, dini ikiliğin geleneği:つまり意識は物質世界に属さず -
Biz insanların çeşitli dini deneyimleri vardır, diye açıklar William James."윌리엄 제임스가 말한것 처럼 말이죠."
Biz insanların çeşitli dini deneyimleri vardır, diye açıklar William James.כפי שהסביר וויליאם ג'יימס.
Biz insanların çeşitli dini deneyimleri vardır, diye açıklar William James.كما شَرَحَ ويليامز جيمس.
Biz insanların çeşitli dini deneyimleri vardır, diye açıklar William James.最も一般的なものの一つは、秘密の階段を昇り
Bu alana başka dinlere bağlı olanlar ve dini inancı olmayanlar gömülebilir.En ella se puede enterrar a miembros de otras religiones o a ateos.
Bu alana başka dinlere bağlı olanlar ve dini inancı olmayanlar gömülebilir.On peut aussi y enterrer des représentants de différentes religions ou des personnes athées.
Bu alana başka dinlere bağlı olanlar ve dini inancı olmayanlar gömülebilir.Sinne voidaan haudata myös muiden uskontojen edustajia tai uskonnottomia.
Bu alana başka dinlere bağlı olanlar ve dini inancı olmayanlar gömülebilir.هناك من الممكن دفن أيضاً الذين هم من الديانات الأخرى أو الذين بدون دين.
Bu alana başka dinlere bağlı olanlar ve dini inancı olmayanlar gömülebilir.可埋葬其他宗教信仰者及无宗教信仰者。
Bu bütün kültürlerde var, doğru mu? Fakat bunun dinle ve dini yaymakla ilgisi yok.Maar dit gaat niet over religie, het gaat niet over bekeren.
Bu çocuklar kendi rızaları olmadan bir dini benimsettirilemezler.Barnet kan inte anslutas till ett trossamfund utan barnets tillstånd.
Bu çocuklar kendi rızaları olmadan bir dini benimsettirilemezler.Lasta ei voida liittää uskontokuntaan ilman hänen suostumustaan.
Bu çocuklar kendi rızaları olmadan bir dini benimsettirilemezler.L'enfant ne peut pas être adhéré à une communauté religieuse sans son accord.
Bu çocuklar kendi rızaları olmadan bir dini benimsettirilemezler.No se puede obligar al menor a afiliarse a una comunidad religiosa.
Bu çocuklar kendi rızaları olmadan bir dini benimsettirilemezler.Ребёнка нельзя присоединить к религиозному приходу без его согласия.
Bu çocuklar kendi rızaları olmadan bir dini benimsettirilemezler.من غير الممكن إلحاق الطفل بطائفة دينية دون موافقته.
Bu çocuklar kendi rızaları olmadan bir dini benimsettirilemezler.未经儿童本人同意,不可强行让其加入任何宗教教会。退出教会时,也需经儿童本人同意。
Bu gençler ebeveynlerinin yazılı izniyle bir dini cemaate üye olabilir veya bu dini cemaatten ayrılabilirler.Nuori voi liittyä uskontokuntaan tai erota uskontokunnasta vanhempien kirjallisella luvalla.
Bu gençler ebeveynlerinin yazılı izniyle bir dini cemaate üye olabilir veya bu dini cemaatten ayrılabilirler.Подросток может стать членом религиозного прихода или выйти из него с письменного согласия родителей.
Bu gençler ebeveynlerinin yazılı izniyle bir dini cemaate üye olabilir veya bu dini cemaatten ayrılabilirler.للشاب الانضمام للطوائف الدينية أو الانفصال عن الطوائف الدينية برخصة مكتوبة من الوالدين.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod