Amerikadaki dini bölge koridorunun dışında tabii ki-- (Gülüşmeler)מחוץ לחגורת התנך האמריקאית, בכל אופן -- (צחוק)
Amerikadaki dini bölge koridorunun dışında tabii ki-- (Gülüşmeler)خارج الأقاليم الأمريكية المتحفظة دينيًا على أي حال -- (ضحك)
Amerikadaki dini bölge koridorunun dışında tabii ki-- (Gülüşmeler)(笑) 進化論に馴染んでいる多くの人でさえ
Ancak benim dini içtenliğim, gördüklerimi göz ardı etmemi sağlamıştı.그것은, 하지만 내 종교 성의 현실의 내 마음에서 그것을 차단 했다.
Annem ise İrlandalı bir katolikti. ve -- fakat o dini çok ciddiye alan birisi değildi.A minha mãe era católica irlandesa mas não levava a religião muito a sério.
Annem ise İrlandalı bir katolikti. ve -- fakat o dini çok ciddiye alan birisi değildi.A moje matka byla Irská katolička, a -- ale nebrala náboženství příliš vážně.
Annem ise İrlandalı bir katolikti. ve -- fakat o dini çok ciddiye alan birisi değildi.Anyám ír katolikus volt, -- bár soha nem vette túl komolyan a vallást.
Annem ise İrlandalı bir katolikti. ve -- fakat o dini çok ciddiye alan birisi değildi.Còn mẹ tôi là người theo đạo Thiên Chúa xứ Ai-len nhưng bà cũng chẳng sùng đạo lắm.
Annem ise İrlandalı bir katolikti. ve -- fakat o dini çok ciddiye alan birisi değildi.Dan ibu saya adalah seorang Katolik Irlandia, namun dia tidak terlalu religius.
Annem ise İrlandalı bir katolikti. ve -- fakat o dini çok ciddiye alan birisi değildi.Iar mamea mea a fost irlandeză şi catolică, dar nu a luat religia prea în serios.
Annem ise İrlandalı bir katolikti. ve -- fakat o dini çok ciddiye alan birisi değildi.저의 어머니는 아일랜드 가톡릭교도셨지만 종교를 그렇게 진지하게 생각하지는 않으셨습니다.
Annem ise İrlandalı bir katolikti. ve -- fakat o dini çok ciddiye alan birisi değildi.Mia madre era cattolica irlandese, ma non prendeva la religione troppo sul serio.
Annem ise İrlandalı bir katolikti. ve -- fakat o dini çok ciddiye alan birisi değildi.Mijn moeder was Iers en katholiek, en zij -- maar zij had niet zoveel met godsdienst.
Annem ise İrlandalı bir katolikti. ve -- fakat o dini çok ciddiye alan birisi değildi.Moja matka była irlandzką katoliczką i -- nie traktowała religii zbyt poważnie.
Annem ise İrlandalı bir katolikti. ve -- fakat o dini çok ciddiye alan birisi değildi.Og min mor var irsk katolsk, og -- men hun tog ikke religion alt for alvorligt.
Annem ise İrlandalı bir katolikti. ve -- fakat o dini çok ciddiye alan birisi değildi.(Rires) Ma mère était catholique irlandaise mais elle ne prenait pas la religion trop au sérieux.
Annem ise İrlandalı bir katolikti. ve -- fakat o dini çok ciddiye alan birisi değildi.Und meine Mutter war irisch-katholisch. aber sie hat die Religion nicht sehr ernst genommen.
Annem ise İrlandalı bir katolikti. ve -- fakat o dini çok ciddiye alan birisi değildi.Y mi madre era una Irlandesa Católica, y -- pero no se tomaba la religión muy enserio.
Annem ise İrlandalı bir katolikti. ve -- fakat o dini çok ciddiye alan birisi değildi.Και η μητέρα μου ήταν Ιρλανδή Καθολική. και -- αλλά δεν έπαιρνε τη θρησκεία στα σοβαρά.
Annem ise İrlandalı bir katolikti. ve -- fakat o dini çok ciddiye alan birisi değildi.А майка ми беше ирландски католик, и ... но тя не приемаше религията много сериозно.
Annem ise İrlandalı bir katolikti. ve -- fakat o dini çok ciddiye alan birisi değildi.А моя мать была ирландкой и католичкой, но религии она не придавала особого значения.
Annem ise İrlandalı bir katolikti. ve -- fakat o dini çok ciddiye alan birisi değildi.אימי היתה קתולית-אירית, אך לא לקחה את הדת ברצינות רבה
Annem ise İrlandalı bir katolikti. ve -- fakat o dini çok ciddiye alan birisi değildi.وأمي كانت ايرلندية كاثولوكية و.. لكنها لم تأخذ الدين بجدية كبيرة
Annem ise İrlandalı bir katolikti. ve -- fakat o dini çok ciddiye alan birisi değildi.しかしそんなに信心深くはありませんでした そんな理由で11歳になる頃にはもう日曜教会に行かずに
Arap Baharı ayaklanmalarında da gördüğümüz gibi, bu bölünmeler dini çizgiler üzerinde ortaya çıkıyor.Jak działo się to podczas Arabskiej Wiosny, przyczyną takich podziałów często jest religia.
Arap Baharı ayaklanmalarında da gördüğümüz gibi, bu bölünmeler dini çizgiler üzerinde ortaya çıkıyor.우리가 "아랍의 봄" 운동에서 많은 것을 볼 수 있듯이 그런 운동은 종교적인 방식을 따르기도 합니다.
Arap Baharı ayaklanmalarında da gördüğümüz gibi, bu bölünmeler dini çizgiler üzerinde ortaya çıkıyor.כפי שראינו מתרחש בהתקוממות האביב הערבי, לעיתים החלוקות הללו הן לאורך קווים דתיים.
Arap Baharı ayaklanmalarında da gördüğümüz gibi, bu bölünmeler dini çizgiler üzerinde ortaya çıkıyor.وكما رأينا يحدث في ثورات الربيع العربي ، فإن أغلب التقسيمات تكون لأسباب دينية.
Arap Baharı ayaklanmalarında da gördüğümüz gibi, bu bölünmeler dini çizgiler üzerinde ortaya çıkıyor.多くは、それらの分裂は宗教の線に沿っています。 それにもかかわらず、人々が一緒になって
Arap dünyası (Müzik) Dinin verdiği tevazuyla esirgenmişti Kuran'ın ışığıyla bezenmişti.Lumea arabă (Muzică) ♫ Modestia ei a fost apărată de religie ♫ ♫ Ea a fost împodobită cu lumina Coranului ♫
Arap dünyası (Müzik) Dinin verdiği tevazuyla esirgenmişti Kuran'ın ışığıyla bezenmişti.(Zene) ♫ A hit szerénysége védelmezte ♫ ♫ A Korán fénye ragyogta be ♫
Aslında, dünya geleneklerinin bazıları dini ortodoksi hakkında çok az düşünür.Co więcej, niektóre światowe tradycje religijne mają złe zdanie na temat religijnej ortodoksji.
Aslında, dünya geleneklerinin bazıları dini ortodoksi hakkında çok az düşünür.De facto, algumas das tradições mundiais têm em pouca conta a ortodoxia religiosa.
Aslında, dünya geleneklerinin bazıları dini ortodoksi hakkında çok az düşünür.De hecho, algunas tradiciones mundiales piensan muy poco en la ortodoxia religiosa.
Aslında, dünya geleneklerinin bazıları dini ortodoksi hakkında çok az düşünür.En effet, certaines traditions du monde ont une basse opinion de l'orthodoxie religieuse.
Aslında, dünya geleneklerinin bazıları dini ortodoksi hakkında çok az düşünür.Inderdaad kijken sommige wereldtradities neer op religieuze orthodoxie.
Aslında, dünya geleneklerinin bazıları dini ortodoksi hakkında çok az düşünür.Infatti, alcune delle tradizioni nel mondo tengono in poco conto l'ortodossia religiosa.
Aslında, dünya geleneklerinin bazıları dini ortodoksi hakkında çok az düşünür.Într-adevăr, unele din tradițiile lumii nu au o părere prea bună despre ortodoxia religioasă.
Aslında, dünya geleneklerinin bazıları dini ortodoksi hakkında çok az düşünür.물론, 세상의 몇몇 전통들은 종교적 정통성을 중요하게 여기지 않습니다.
Aslında, dünya geleneklerinin bazıları dini ortodoksi hakkında çok az düşünür.Tak banyak tradisi keagamaan di dunia yang memiliki pemahaman ortodoks.
Aslında, dünya geleneklerinin bazıları dini ortodoksi hakkında çok az düşünür.Tatsächlich halten einige Weltreligionen sehr wenig von religöser Orthodoxie.
Aslında, dünya geleneklerinin bazıları dini ortodoksi hakkında çok az düşünür.Valójában a világ egyes tradíciói alig törődnek a vallási igazhitűséggel.
Aslında, dünya geleneklerinin bazıları dini ortodoksi hakkında çok az düşünür.V skutočnosti, niektoré svetové tradície sa iba veľmi málo zaoberajú náboženskou vierohodnosťou.
Aslında, dünya geleneklerinin bazıları dini ortodoksi hakkında çok az düşünür.Πράγματι, κάποιες από τις παγκόσμιες παραδόσεις, περιφρονούν σχεδόν τη θρησκευτική ορθότητα.
Aslında, dünya geleneklerinin bazıları dini ortodoksi hakkında çok az düşünür.Всъщност, някои от световните традиции отделят много малко внимание на религиозното правоверие.
Aslında, dünya geleneklerinin bazıları dini ortodoksi hakkında çok az düşünür.Некоторые религии невысокого мнения о религиозной ортодоксальности.
Aslında, dünya geleneklerinin bazıları dini ortodoksi hakkında çok az düşünür.אכן, חלק ממסורות העולם לא החשיבו מאוד את האורתודוקסיות הדתית.
Aslında, dünya geleneklerinin bazıları dini ortodoksi hakkında çok az düşünür.وبالفعل، بعض معتقدات وتقاليد العالم تفكر قليلاً في الأرثوذكسية الدينية.
Aslında, dünya geleneklerinin bazıları dini ortodoksi hakkında çok az düşünür.コーランにおいて正統主義は 「ザンナ」という言葉で片付けられ
Ateizm dinin zengin kaynaklarından kendini soyutlamamalı.Zdá sa mi, že v komunite TEDu je mnoho ateistov.
Ateizm dinin zengin kaynaklarından kendini soyutlamamalı.Ateismul n-ar trebui să se rupă de bogatele surse ale religiei.
Ateizm dinin zengin kaynaklarından kendini soyutlamamalı.Ateismus by se neměl uzavírat bohatým zdrojům náboženství.
Ateizm dinin zengin kaynaklarından kendini soyutlamamalı.Ateizm nie powinien odcinać się od bogatych źródeł religii.
Ateizm dinin zengin kaynaklarından kendini soyutlamamalı.Az ateizmusnak nem kéne leválasztania magát a vallás forrásairól.
Ateizm dinin zengin kaynaklarından kendini soyutlamamalı.Chủ nghĩa vô thần không nên cắt đứt bản thân nó khỏi những nguồn gốc phong phú của tôn giáo
Ateizm dinin zengin kaynaklarından kendini soyutlamamalı.Det verkar, för mig, som att det finns många inom TED-gemenskapen som är ateister.
Ateizm dinin zengin kaynaklarından kendini soyutlamamalı.Det virker til mig som om, at der er mange folk i TED fællesskabet, som er ateister.
Ateizm dinin zengin kaynaklarından kendini soyutlamamalı.Es scheint, dass es viele Menschen in der TED-Gemeinschaft gibt, die Atheisten sind.
Ateizm dinin zengin kaynaklarından kendini soyutlamamalı.Het lijkt me dat veel mensen in de TED-gemeenschap atheïst zijn.
Ateizm dinin zengin kaynaklarından kendini soyutlamamalı.무신론자들은 종교의 풍부한 자원을 소외하면 안됩니다.